Anorganik Kimya Nedir? Kapsamı, Bileşikleri ve Kullanım Alanları
Anorganik kimya; elementlerin, çoğu karbon bileşiği dışındaki maddelerin, bileşiklerin ve bunların tepkimelerinin incelendiği kimya dalıdır. Oksitler, asitler, bazlar, tuzlar, metaller, mineraller ve koordinasyon bileşikleri başlıca çalışma alanları arasındadır. Alan, organik kimyadan özellikle karbon temelli bileşiklerin sınıflandırılması bakımından ayrılır.
Bu yazıda (6)
Anorganik kimya, maddelerin bileşimini, yapısını, özelliklerini ve birbirleriyle etkileşimlerini inceleyen kimyanın temel dallarından biridir. Metallerden minerallere, tuzlardan oksitlere ve koordinasyon bileşiklerine kadar geniş bir madde grubunu ele alır.
Anorganik kimyanın tanımı ve inceleme alanı
Anorganik kimya; elementleri, elementlerin oluşturduğu bileşikleri ve bu maddelerin fiziksel-kimyasal özelliklerini inceleyen bilim dalıdır. Alanın merkezinde çoğu karbon bileşiği dışında kalan maddeler bulunur. Metaller, ametaller, iyonik bileşikler, mineraller, oksitler, asitler, bazlar ve tuzlar anorganik kimyanın sık incelediği madde gruplarıdır. Bununla birlikte alan yalnızca maddeleri listelemekle sınırlı değildir; maddelerin hangi bileşenlerden oluştuğunu, özelliklerinin yapılarıyla nasıl ilişkili olduğunu ve tepkimelerde nasıl dönüştüklerini de araştırır.
Anorganik kimyada bir maddenin davranışı, bileşenlerinin türü ve bu bileşenlerin bir arada bulunma biçimi üzerinden açıklanır. Örneğin sodyum klorür, sodyum ve klorun oluşturduğu iyonlardan meydana gelen bir bileşiktir. Sodyum klorürün katı hâlde iyonları sabit bir düzen içinde bulunduğu için elektrik iletmemesi, eridiğinde ise iyonlar hareket edebildiği için iletken hâle gelmesi, yapının madde özelliğini nasıl belirlediğini gösterir. Amonyak da anorganik kimyada incelenen önemli bir bileşiktir. NH3 formüllü bu madde renksiz bir gazdır; suyla etkileşebilir ve hidrojen bağları nedeniyle sıvı amonyak soğutucu olarak kullanılabilir. Amonyağın hazırlanması, özellikleri ve başka azot bileşiklerine dönüşümü, anorganik kimyanın bir maddenin oluşumunu ve tepkime davranışını birlikte ele aldığını gösterir.
Elektron dizilimi, kimyasal bağ ve molekül geometrisinin ayrıntılı incelenmesi, anorganik kimyanın temelini destekleyen ayrı bir konudur.
Anorganik ve organik kimya arasındaki temel ayrım
Anorganik ve organik kimya arasındaki genel ayrım, karbon içeren bileşiklerin sınıflandırılmasına dayanır. Organik kimya çoğunlukla karbon temelli bileşikleri ve bu bileşiklerin yapılarını incelerken anorganik kimya elementlerin büyük bölümünü, iyonik bileşikleri, mineralleri, metalleri ve karbon dışındaki çok çeşitli bileşikleri ele alır. Ancak bu sınır mutlak değildir; karbon içeren her madde organik kabul edilmez. Karbon dioksit, karbonatlar ve bazı benzer karbon bileşikleri anorganik kimyanın kapsamında değerlendirilebilir.
Bir bileşiğin organik ya da anorganik olarak sınıflandırılmasında yalnızca formülünde karbon bulunup bulunmadığına bakılmaz. Bileşiğin yapısı, karbonun hangi elementlerle ve hangi düzen içinde birleştiği, ayrıca bileşiğin kimyasal özellikleri dikkate alınır. Bağ türünü ilk aşamada tahmin etmek için periyodik tablodaki elementlerin metal-ametal konumlarından yararlanılabilir; metal ile ametal arasındaki bileşikler çoğunlukla iyonik, ametaller arasındaki bileşikler ise çoğunlukla kovalent karakter gösterir. Bunun bir genel kural olduğu ve istisnalar içerdiği unutulmamalıdır. Karbon içeren bileşiklerin ayrıntılı sınıflandırılması ise ayrı bir konudur.
Asit-baz ve redoks tepkimeleri, anorganik maddelerin tepkime davranışını anlamada kullanılan başlıklardandır; ayrıntılı mekanizmaları ayrı bir inceleme alanına bırakılır.
Anorganik bileşiklerin başlıca sınıfları
Anorganik maddeler farklı ölçütlere göre sınıflandırılabilir. Oksitler, bir elementin oksijenle oluşturduğu bileşiklerdir; metal oksitleri ve ametal oksitleri farklı özellikler gösterebilir. Asitler suda hidrojen iyonu oluşumuyla, bazlar ise hidroksit iyonu oluşumu veya proton alma davranışıyla ilişkilendirilen maddelerdir. Tuzlar, genellikle asit-baz tepkimeleri sonucunda oluşabilen ve pozitif ile negatif iyonlar içeren bileşiklerdir. Günlük yaşamda kullanılan sofra tuzu, sodyum klorürdür ve iyonik bileşiklere örnek oluşturur.
Metaller, elektriği ve ısıyı iletebilmeleri, işlenebilirlikleri ve farklı elementlerle bileşik oluşturabilmeleri nedeniyle anorganik kimyanın önemli madde gruplarındandır. Mineraller ise doğada belirli bir bileşim ve yapıya sahip olarak bulunan anorganik maddelerdir; jeoloji, malzeme bilimi ve madencilikle kesişen çalışmalarda incelenir. Koordinasyon bileşikleri, merkezdeki bir atom veya iyonun çevresindeki ligandlarla oluşturduğu özel yapılardır ve anorganik kimyanın başlıca sınıfları arasında yer alır. Bu bileşiklerin yapı ve özellikleri koordinasyon bileşikleri ve kompleks iyonlar konusunun ayrıntılı alanıdır.
İyonik bileşiklerde elektron alışverişiyle oluşan zıt yüklü iyonlar arasındaki elektrostatik çekim yapıyı kararlı kılar. Örneğin CaCl2 bileşiğinde bir kalsiyum iyonu iki klorür iyonuyla dengelenir; bu oran, bileşiğin elektriksel olarak nötr olmasını sağlar. Moleküler bileşiklerde ise atomlar elektronlarını paylaşarak nötr moleküller oluşturur; bu nedenle bileşiğin sınıfı, elementlerin türü kadar oluşan yapıyla da ilişkilidir.
Anorganik kimyanın temel çalışma başlıkları
Anorganik kimyanın üniversite düzeyindeki çerçevesi birkaç temel başlıkta toplanır. Periyodik özellikler, elementlerin periyodik tablodaki konumlarıyla atom yarıçapı, iyonlaşma eğilimi, elektronegatiflik ve tepkime davranışı gibi özellikleri arasındaki ilişkileri ele alır. Bu ilişkiler, bir elementin hangi tür bileşikleri oluşturabileceğini ve bu bileşiklerin özelliklerinin nasıl değişeceğini öngörmeye yardım eder.
Kimyasal bağlar ve madde yapısı, atomların veya iyonların bir arada nasıl bulunduğunu ve bu düzenin erime noktası, çözünürlük, iletkenlik ya da kararlılık gibi özellikleri nasıl etkilediğini açıklar. Tepkimeler başlığında maddelerin bileşim ve yapı değişimleri, tepkime denklemleri, enerji değişimleri ve ürün oluşumunu belirleyen koşullar incelenir. Örneğin iyonik bir bileşiğin eridiğinde elektrik iletebilmesi, yapısındaki yüklü taneciklerin hareket edebilmesiyle açıklanır; bu, mikroskobik yapı ile gözlenen özellik arasındaki ilişkiye örnektir.
Elektron dizilimi ile kimyasal bağ ve molekül geometrisinin ayrıntıları, bu çalışma başlıklarının temelini oluşturan ayrı konulardır. Asit-baz ve redoks tepkimeleri de tepkimelerin özel türleri olarak ayrıca incelenir.
Anorganik kimyanın kullanım alanları
Anorganik kimya; yeni malzemelerin geliştirilmesi, enerji teknolojileri, çevre analizleri, biyokimya ve endüstriyel üretim gibi alanlarda kullanılır. Metaller, mineraller, oksitler ve tuzlar elektronik, yapı malzemeleri, gübre, arıtma ve üretim süreçlerinde önem taşır. Amonyağın soğutucu olarak kullanılması ve hidrazinin bazı roketlerde yakıt olarak değerlendirilmesi, anorganik bileşiklerin pratik işlevlerine örnektir.
Anorganik kimyanın başlıca alt dalları
Anorganik kimya; temel anorganik kimya, koordinasyon kimyası, katı hâl kimyası, biyoinorganik kimya, organometalik kimya ve malzeme kimyası gibi alt alanlarla ilişkilidir. Bu alt dallar sırasıyla bileşiklerin genel davranışlarını, metal merkezli yapıları, katı maddelerin özelliklerini ve anorganik maddelerin canlı sistemler ile teknolojik malzemelerdeki rollerini farklı açılardan ele alır. Anorganik kimyanın alt dalları hakkında ayrıntılı sınıflandırma ayrı bir başlıkta incelenebilir.
Sofra tuzu olan sodyum klorür, anorganik bir iyonik bileşiktir. Amonyağın sıvılaştırılabilmesi ve uygun özellikleri, soğutucu olarak kullanılmasını sağlar.
Organik-anorganik ayrımında yalnızca karbon bulunup bulunmadığına bakılmaz; karbon dioksit ve karbonatlar gibi bazı karbon bileşikleri anorganik kabul edilebilir. Ayrıca metal-ametal birleşiminin çoğunlukla iyonik olması genel bir kuraldır, ancak alüminyum klorür gibi istisnalar bulunur.
Sık sorulan sorular
Anorganik kimya yalnızca metalsel maddeleri mi inceler?
Hayır. Metallerin yanı sıra ametaller, oksitler, asitler, bazlar, tuzlar, mineraller, amonyak ve koordinasyon bileşikleri de anorganik kimyanın kapsamındadır.
Karbon içeren her bileşik organik midir?
Hayır. Sınıflandırmada yalnızca karbonun varlığına bakılmaz; karbon dioksit ve karbonatlar gibi bazı karbon bileşikleri anorganik kabul edilir.
İyonik bileşikler katı hâlde neden elektrik iletmez?
Katı iyonik bileşiklerde iyonlar düzenli yapı içinde sabit konumlarda bulunur ve serbestçe hareket edemez. Eridiklerinde iyonlar hareket edebildiği için elektrik iletebilirler.
Anorganik kimya hangi alanlarda kullanılır?
Malzeme geliştirme, enerji, çevre, biyokimya ve endüstriyel üretim anorganik kimyanın başlıca kullanım alanları arasındadır.
- •Chemistry — Occurrence, Preparation, and Compounds of Hydrogen / Nitrogen Hydrogen Compoundsopenstax.org
- •Chemistry — Molecular and Ionic Compounds / Ionic Compoundsopenstax.org
- •Chemistry — Chemistry in Context / Chemistry: The Central Scienceopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org