Popülasyon ve Komünite Ekolojisi: Özellikler ve Değişimler
Popülasyon, aynı türe ait bireylerin belirli bir alandaki topluluğudur; komünite ise aynı alanda yaşayan farklı popülasyonların bütünüdür. Popülasyonların büyüklüğü doğum, ölüm ve göçlerle değişirken çevresel faktörler bu büyümeyi sınırlar. Komünitelerin yapısı tür çeşitliliği, baskın türler, canlılar arası ilişkiler ve süksesyonla zaman içinde değişir.
Bu yazıda (7)
- ›Popülasyon ve komünite arasındaki fark
- ›Popülasyonun büyüklüğü, yoğunluğu ve bireylerin dağılımı
- ›Popülasyon büyüklüğünü değiştiren doğum, ölüm ve göçler
- ›Büyümeyi sınırlayan faktörler ve taşıma kapasitesi
- ›Komünitenin tür çeşitliliği ve baskın türleri
- ›Komünitelerde canlılar arası etkileşimler
- ›Komünitelerin zaman içindeki değişimi ve süksesyon
Popülasyon ve komünite, ekolojik örgütlenmenin farklı düzeyleridir ve AYT sorularında birbirinden dikkatle ayrılmalıdır. Ekosistem, komünitedeki canlılarla birlikte çevrenin cansız bileşenlerini de kapsar; enerji akışı ve madde döngüleri bu daha geniş düzeyde incelenir.
Popülasyon ve komünite arasındaki fark
Popülasyon, belirli bir bölgede aynı türe ait ve aynı zamanda yaşayan bireylerin oluşturduğu topluluktur. Bu bireyler aynı türün üyeleri oldukları için benzer kaynakları kullanır, üreme yoluyla birbirleriyle ilişki kurabilir ve sayı bakımından birlikte değerlendirilir. Örneğin bir göldeki sazanların tamamı, o göldeki sazan popülasyonunu oluşturur. Aynı gölde yaşayan tüm sazanlar değil, yalnızca belirlenen bölgedeki ve zamandaki sazanlar bu popülasyona dahildir.
Komünite ise belirli bir alanda birlikte yaşayan farklı popülasyonların tamamıdır. Göl örneğinde sazanlar, algler, su bitkileri, kurbağalar ve farklı mikroorganizma popülasyonları birlikte göl komünitesini meydana getirir. Dolayısıyla bir grubu adlandırırken “aynı türün bireyleri” vurgulanıyorsa popülasyon, “bir alandaki farklı türlere ait popülasyonların bütünü” vurgulanıyorsa komünite söz konusudur. Popülasyonun büyüklüğü ve yoğunluğu tek bir türe göre değerlendirilirken komünitenin tür çeşitliliği ve türlerin birbirleriyle ilişkileri dikkate alınır. Ekolojik örgütlenme basamaklarının daha ayrıntılı sıralaması burada ele alınmaz; bu kavramlar ekosistem düzeyiyle birlikte değerlendirilir.
Popülasyonun büyüklüğü, yoğunluğu ve bireylerin dağılımı
Popülasyon büyüklüğü, belirli bir habitatta aynı anda bulunan bireylerin toplam sayısıdır ve N ile gösterilebilir. Yoğunluk ise bu birey sayısının incelenen alan ya da hacme oranıdır. Bu nedenle aynı sayıda birey, farklı büyüklükteki alanlarda farklı yoğunluklar oluşturabilir. Örneğin 100 tavşanın 10 hektarlık alanda bulunmasıyla 100 tavşanın 2 hektarlık alanda bulunması, büyüklük bakımından aynı; yoğunluk bakımından farklı iki durumdur.
Bireylerin habitat içindeki mekânsal konumu dağılım ya da yayılış biçimi olarak adlandırılır. Bu özellik, bireylerin birbirlerine ve kaynaklara göre nerede bulunduğunu gösterir. Besin veya su gibi kaynakların belirli noktalarda toplanması bireylerin aynı bölgelerde kümelenmesine yol açabilir. Bazı durumlarda bireyler birbirlerinden yaklaşık eşit uzaklıkta bulunabilir; bazı durumlarda ise belirgin bir düzen görülmeyebilir. Bu yüzden sorularda yalnızca birey sayısına değil, alanın büyüklüğüne ve bireylerin alana nasıl yayıldığına da bakılmalıdır. Popülasyon büyüklüğü artmadan yoğunluk, yaşam alanının daralmasıyla artabilir; aynı sayıda bireyin daha geniş alana yayılmasıyla azalabilir.
Popülasyon büyüklüğünü değiştiren doğum, ölüm ve göçler
Bir popülasyonun büyüklüğü zaman içinde doğumlar, ölümler, içe göçler ve dışa göçlerle değişir. Doğumlar popülasyona yeni bireyler ekler; ölümler birey sayısını azaltır. Başka bir bölgeden popülasyonun bulunduğu alana gelen bireyler içe göçü, bu alandan ayrılan bireyler ise dışa göçü oluşturur. Böylece popülasyonun büyüklüğü yalnızca üreme ve ölüm olaylarına değil, bireylerin alanlar arasındaki hareketlerine de bağlı olur.
Popülasyondaki değişim şu ilişkiyle özetlenebilir: Popülasyon değişimi = doğumlar + içe göç − ölümler − dışa göç. Doğum ve içe göç, birey sayısını artıran; ölüm ve dışa göç ise azaltan etkilerdir. Örneğin bir adadaki kuş popülasyonunda kuluçka döneminde yeni bireylerin oluşması sayıyı artırabilir. Kışın bazı kuşların adadan ayrılması dışa göç, başka kuşların adaya gelmesi ise içe göç olarak değerlendirilir. Eğer doğumlarla içe göçün toplamı ölüm ve dışa göçün toplamından fazlaysa popülasyon büyür; iki taraf eşitse popülasyon büyüklüğü sabit kalabilir. Bu durum sıfır popülasyon büyümesi olarak adlandırılır.
Büyümeyi sınırlayan faktörler ve taşıma kapasitesi
Popülasyonlar kaynaklar sınırsız olmadığı için sürekli ve sınırsız büyüyemez. Besin, su, yaşam alanı ve barınma olanaklarının yetersizliği; hastalıklar, avcılar ve bireyler arası rekabet popülasyon büyümesini sınırlandırabilir. Bu faktörlerin bazıları popülasyon yoğunluğu arttıkça daha etkili hâle gelir. Kalabalığın artması kaynaklar için rekabeti ve hastalıkların yayılma olasılığını artırabilir. Yangın veya volkanik patlama gibi yoğunluktan bağımsız çevresel olaylar da popülasyon sayısını etkileyebilir.
Taşıma kapasitesi, bir habitatın sınırlı kaynaklarıyla destekleyebileceği aynı türe ait birey sayısıdır. Popülasyon bu değere yaklaştığında kaynaklar üzerindeki baskı artar ve büyüme yavaşlar. Taşıma kapasitesi sabit bir sayı gibi düşünülmemelidir; habitatın kaynakları veya koşulları değiştiğinde desteklenebilecek birey sayısı da değişebilir. Örneğin bir alanda besin miktarı azalırsa aynı alanın taşıyabileceği tavşan sayısı düşebilir. Bu nedenle sorularda popülasyon sayısının artışını değerlendirirken yalnızca doğum oranına değil, çevrenin kaynak sınırlarına da bakılır.
Komünitenin tür çeşitliliği ve baskın türleri
Komünitenin yapısı, yalnızca kaç farklı tür bulunduğuyla değil, bu türlerin komünitedeki göreli bollukları ve oluşturdukları ilişkilerle belirlenir. Tür zenginliği, komünitede bulunan farklı türlerin sayısıdır. Göreli bolluk ise belirli bir türün birey sayısının diğer türlerin birey sayılarına göre durumunu ifade eder. Bu iki özellik birlikte değerlendirildiğinde, aynı tür zenginliğine sahip iki komünitenin neden farklı görünebildiği anlaşılır: Birinde bireyler türler arasında daha dengeli dağılmış, diğerinde ise birkaç tür sayıca baskın olabilir.
Baskın türler, komünitede sayıca veya biyokütlece en bol bulunan; bu nedenle komünitenin görünümünü ve kaynak kullanımını güçlü biçimde etkileyen türlerdir. Örneğin bir orman alanında çok sayıda bulunan belirli bir ağaç türü ışık, alan ve besin kaynaklarının dağılımını etkileyerek diğer canlıların yaşam koşullarını değiştirebilir. Bazı türler sayıca çok fazla olmasa bile komünitenin yapısının korunmasında kilit öneme sahip olabilir. Bir türün ortadan kalkması, onunla beslenen, rekabet eden veya barınma alanı kullanan başka popülasyonları etkileyebilir. Bu nedenle komünite, aynı yerde yan yana duran türlerin basit bir listesi değil; türlerin bollukları ve karşılıklı etkileriyle oluşan canlılar bütünüdür.
Komünitelerde canlılar arası etkileşimler
Komünitelerdeki türler kaynakları kullanırken ve yaşamlarını sürdürürken birbirleriyle etkileşir. Rekabet, aynı kaynağı kullanmak isteyen türlerin veya aynı türün bireylerinin karşı karşıya gelmesidir. Farklı türler arasındaki rekabet türler arası, aynı türün bireyleri arasındaki rekabet ise tür içi rekabet olarak adlandırılır. Kaynakların sınırlı olduğu bir ortamda bir türün artışı, aynı kaynağa ihtiyaç duyan başka bir türün sayısını azaltabilir. Aynı habitatta, aynı zamanda ve aynı kaynaklar için yarışan iki türün uzun süre birlikte bulunamamasını açıklayan rekabetçi dışlama ilkesi bu durumla ilişkilidir.
Avlanmada bir canlı, başka bir canlıyı yakalayıp besin olarak kullanır; av popülasyonunun azalması veya avcı popülasyonunun besin bulma olanağının değişmesi komüniteyi etkileyebilir. Parazitlikte parazit, konak canlıdan kaynak kullanır ve konak zarar görür. Simbiyoz, farklı türlerin uzun süreli yakın etkileşimidir. Mutualizmde iki tür de yarar görür; kommensalizmde bir tür yarar sağlarken diğer tür belirgin biçimde yarar veya zarar görmez. Örneğin bir türün diğerinden besin ya da barınma olanağı elde etmesi, bu ilişkinin komünitedeki popülasyonların bolluk ve dağılımını etkilemesine yol açabilir. Bu ilişkiler tek tek popülasyonları değiştirdiği için zamanla komünitenin genel yapısını da değiştirir.
Komünitelerin zaman içindeki değişimi ve süksesyon
Komüniteler sabit yapılar değildir; çevresel koşullar ve canlılar arası ilişkiler değiştikçe komünitenin tür bileşimi, türlerin bolluğu ve baskın türleri de değişebilir. Bir komünitenin zaman içinde aşamalı olarak değişerek başka bir komüniteye dönüşmesine ekolojik süksesyon denir. Bu süreçte bazı türler ortamda ilk görülen canlılar olur, ardından çevre koşullarına daha uygun başka türler yerleşebilir. Böylece türlerin birbirini etkilemesi ve ortamın özelliklerini değiştirmesi, sonraki canlıların yerleşmesini kolaylaştırabilir veya zorlaştırabilir.
Birincil süksesyon, daha önce yaşamın bulunmadığı bir alanda başlar. İkincil süksesyon ise yangın gibi çevresel bozulmaların bir komüniteyi denge durumundan uzaklaştırmasından sonra gerçekleşir. Her iki durumda da ilk yerleşen türlere öncü türler denir. Zaman içinde daha kararlı bir tür bileşimine ulaşan son aşama klimaks komünite olarak adlandırılır. Örneğin yaşam bulunmayan yeni bir yüzeyde başlayan değişim birincil süksesyon, canlıların daha önce bulunduğu fakat çevresel bir bozulmayla komünite yapısının değiştiği alandaki yenilenme ise ikincil süksesyon örneğidir.
Popülasyon değişimi = doğumlar + içe göç − ölümler − dışa göç Yoğunluk = birey sayısı / incelenen alan veya hacim
Bir parkta aynı türden güvercinlerin sayısını belirlemek popülasyon büyüklüğünü, bu sayıyı parkın alanına bölmek popülasyon yoğunluğunu gösterir. Parkta güvercin, ağaç, çim, böcek ve insan topluluklarının birlikte değerlendirilmesi ise komünite düzeyidir.
Soruda tek bir türe ait bireyler belirli bir alan ve zamanda veriliyorsa popülasyon; aynı alandaki farklı türlere ait popülasyonların bütünü veriliyorsa komünite aranır. Sayı sabitken alan değişiyorsa popülasyon büyüklüğü değil, yoğunluk değişir. Popülasyon değişiminde doğum ve içe göç artış, ölüm ve dışa göç azalış yönünde değerlendirilir.
Sık sorulan sorular
Popülasyon ile komünite arasındaki temel fark nedir?
Popülasyon, belirli bir alanda yaşayan aynı türe ait bireylerdir. Komünite ise aynı alanda yaşayan farklı türlere ait popülasyonların bütünüdür.
Popülasyon büyüklüğü ile yoğunluk aynı şey midir?
Hayır. Büyüklük toplam birey sayısıdır; yoğunluk ise birey sayısının incelenen alan veya hacme oranıdır.
İçe göç popülasyonu nasıl etkiler?
Başka bir bölgeden popülasyonun bulunduğu alana birey gelmesi içe göçtür ve diğer koşullar aynıysa popülasyon büyüklüğünü artırır.
Taşıma kapasitesi neyi ifade eder?
Bir habitatın sınırlı kaynaklarıyla destekleyebileceği aynı türe ait en yüksek birey sayısını ifade eder.
Süksesyon nedir?
Bir komünitenin zaman içinde tür bileşimi ve yapısının aşamalı olarak değişmesine ekolojik süksesyon denir.
- •Biology — Key Terms / Key Termsopenstax.org
- •Biology — Key Terms / Key Termsopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org