Fay Nedir? Çatlaklardan Farkı ve Depremlerle İlişkisi
Fay, yer kabuğundaki bir kırık boyunca kayaç bloklarının birbirine göre yer değiştirmesidir. Bu hareket, biriken gerilimin ani biçimde boşalmasıyla depremlere yol açabilir. Fayları sıradan çatlaklardan ayıran temel ölçüt, kırık yüzeyleri boyunca gerçekleşen yer değiştirmedir.
Bu yazıda (4)
Yer kabuğu, üzerine etki eden kuvvetler nedeniyle gerilebilir ve şekil değiştirebilir. Kayaçlar dayanabilecekleri sınırı aştığında kırılabilir; kırılma boyunca iki kayaç bloğu birbirine göre hareket ederse fay oluşur.
Fayın tanımı ve nasıl çalıştığı
Fay, yer kabuğundaki kayaçların kırıldığı ve bu kırık yüzeyi boyunca iki bloğun birbirine göre yer değiştirdiği jeolojik yapıdır. Buradaki ayırt edici nokta yalnızca kırılmanın bulunması değil, kırılma sonrasında kayaç kütlelerinin konum değiştirmesidir. Hareket yatay, düşey ya da bu iki yönün birleşimi şeklinde gerçekleşebilir; temel hareket yönleri burada yalnızca genel olarak tanımlanır.
Yer kabuğundaki kuvvetler kayaçlarda gerilme oluşturur. Kayaçlar bir süre bu gerilmeye dayanabilir, ancak gerilme dayanım sınırını aştığında kırılma meydana gelir. Kırık yüzeyinin iki yanında kalan bloklar hemen ya da zaman içinde farklı yönlerde hareket ederse fay etkinleşir. Hareketin gerçekleştiği yüzey fay düzlemi, bu yapının yeryüzündeki izini veya harita üzerindeki uzanımını ifade eden çizgi ise fay hattı olarak adlandırılır.
Örneğin San Andreas Fayı boyunca iki kara parçası birbirine göre yatay yönde hareket eder. Bu hareket yavaş ve sürekli gerçekleşmek yerine bazı dönemlerde birikmiş gerilimin ani kaymalarla boşalmasına dönüşebilir. Türkiye'nin başlıca fay sistemleri ise ayrı bir coğrafya konusu olarak ele alınır; fayların ayrıntılı jeolojik sınıflandırması da bu temel tanımın ötesindedir.
Fayı sıradan çatlak ve yarıktan ayıran ölçütler
Sıradan çatlak veya yarık, kayaçta ya da yüzeyde oluşmuş bir ayrılma, açıklık ya da kırık izidir. Böyle bir yapının fay sayılabilmesi için kırığın iki tarafındaki kayaç bloklarının birbirine göre yer değiştirdiğine ilişkin bir ölçüt bulunmalıdır. Bu nedenle her çatlak fay değildir: Kırık yüzeyleri boyunca belirgin bir kayma yoksa yapı yalnızca çatlak olarak değerlendirilir.
Fay hareketi, kırığın iki yanında bulunan kayaçların konumlarının karşılaştırılmasıyla anlaşılır. Aynı tabaka, damar, kayaç sınırı veya başka bir jeolojik işaret kırık boyunca kesintiye uğramış ve bir taraf diğerine göre ötelenmişse yer değiştirme görülür. Bu hareket bazen yüzeyde fark edilebilir bir iz bırakır, bazen de yer altında kalır. Örneğin bir kayaç tabakasının bir bölümünün kırığın öteki tarafında daha ileride ya da daha aşağıda bulunması, basit bir yüzey çatlağından farklı olarak fay hareketine işaret eder.
San Andreas Fayı bu ayrımı gösteren somut bir örnektir. Yapı, yalnızca uzun bir kırık çizgisi değildir; karşılıklı kayaç blokları ve bunların üzerinde yer alan kara parçaları birbirine göre hareket eder. Büyük kaymaların yıkıcı depremler üretebilmesi de fayın, hareketsiz bir çatlak değil, gerilme biriktiren ve hareket edebilen bir kırılma zonu olduğunu gösterir.
Gerilme, kırılma ve fay hareketi arasındaki ilişki
Yer kabuğuna etki eden kuvvetler kayaçlarda gerilme biriktirir. Kayaçların dayanabileceği sınır aşıldığında kayaç kırılır; kırık boyunca iki blok birbirine göre hareket ederse bu kırık bir faya dönüşür. Hareketin yavaşça sürmesi de mümkündür, uzun süre durup gerilimin birikmesinden sonra ani bir kayma biçiminde gerçekleşmesi de mümkündür. Levhaların ortalama hareketi sürerken fay zonlarında hareket her zaman düzgün olmaz; gerilim birikip ani kaymalarla boşalabilir.
Fay hareketi ile deprem arasındaki ilişki
Deprem, fay boyunca birikmiş gerilimin kayaçların dayanımını aşması ve fayın bir bölümünde ani kayma gerçekleşmesiyle ortaya çıkan sarsıntıdır. Fay blokları hareket ettiğinde, uzun süre depolanmış enerji çevreye yayılan titreşimler oluşturur. Bu nedenle her fay hareketi aynı büyüklükte deprem üretmez; hareketin ne kadar ani olduğu, ne kadar geniş bir bölümde gerçekleştiği ve ne kadar gerilimin biriktiği sarsıntının etkisini etkileyebilir.
Fay hareketinin düzenli ve sürekli olmaması, depremler arasındaki ilişkinin temelidir. Levha ya da kayaç blokları ortalama olarak hareket etmeye devam ettiği hâlde fay kilitlenirse hareket gerçekleşmez ve gerilme birikir. Daha sonra fayın dayanımı aşıldığında ani kayma meydana gelir. Örneğin San Andreas Fayı'nın Parkfield çevresinde geçmişte yaklaşık 25 yıllık aralıklarla ortalama 1 metre kaydığı, Los Angeles bölgesinde ise büyük depremler arasındaki ortalama sürenin yaklaşık 150 yıl ve ortalama hareketin yaklaşık 7 metre olduğu örneklenir. Bu karşılaştırma, daha uzun süre biriken gerilimin daha büyük bir ani harekete dönüşebileceğini açıklamak için kullanılır; ancak her fayın aynı düzenlilikte davrandığı anlamına gelmez.
Bir deprem sonrasında zeminde yol, duvar ya da arazi üzerindeki iki noktanın aynı doğrultuda fakat farklı konumlarda kaldığı görülürse bu durum, yüzeydeki bir kırılma boyunca yer değiştirme gerçekleşmiş olabileceğini düşündürür. Ancak sıradan bir yüzey yarığına bakarak tek başına bunun fay olduğu söylenemez; iki taraf arasındaki hareketin jeolojik olarak incelenmesi gerekir.
Sık sorulan sorular
Her çatlak fay mıdır?
Hayır. Bir kırığın fay sayılabilmesi için kırık yüzeyleri boyunca kayaç bloklarının birbirine göre yer değiştirmiş olması gerekir.
Fay ile deprem arasındaki temel ilişki nedir?
Fay çevresinde biriken gerilimin ani kayma ile boşalması, çevreye yayılan sarsıntılar yani deprem oluşturabilir.
Fay hareketi her zaman sürekli midir?
Hayır. Fay hareketi bazı durumlarda yavaş olabilir; bazı durumlarda ise gerilim uzun süre birikip ani kayma şeklinde boşalır.
Fay düzlemi ve fay hattı neyi ifade eder?
Fay düzlemi, hareketin gerçekleştiği kırık yüzeyidir. Fay hattı ise bu yapının yeryüzündeki izini veya harita üzerindeki uzanımını gösteren çizgidir.
- •Astronomy — Earth’s Crust / Fault Zones and Mountain Buildingopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org