Kalbin Yapısı ve Kan Dolaşımındaki Görevi
Kalp, kanı akciğerlere ve vücudun diğer bölümlerine pompalayan kas yapısında bir organdır. Dört odacığı, kapakçıkları ve kasılma-gevşeme döngüsü sayesinde kanın doğru yönde ilerlemesini sağlar. Kan önce kalbin sağ tarafıyla akciğerlere, ardından sol tarafıyla tüm vücuda gönderilir.
Bu yazıda (6)
Kalp, dolaşım sisteminin merkezinde bulunan ve kanı damarlar içinde hareket ettiren kaslı bir organdır. Yapısındaki dört odacık, kapakçıklar ve güçlü kalp kası birlikte çalışarak oksijence fakir kanın akciğerlere, oksijence zengin kanın ise vücuda ulaşmasını sağlar.
Kalbin dört odacığı
Kalbin içinde iki kulakçık ve iki karıncık olmak üzere dört odacık bulunur. Üstte yer alan sağ kulakçık ve sol kulakçık kanı karşılar; altta yer alan sağ karıncık ve sol karıncık ise kanı kalpten dışarı pompalar. Kalbin sağ ve sol bölümleri, aralarındaki duvar sayesinde normal koşullarda birbirinden ayrıdır.
Sağ kulakçık, vücuttan gelen oksijence fakir kanı toplar. Bu kan, üst ve alt ana toplardamarlar aracılığıyla kalbe ulaşır. Sağ kulakçıktan sağ karıncığa geçen kan, sağ karıncığın kasılmasıyla akciğerlere gönderilir. Böylece kan, akciğerlerde gaz alışverişine katılmak üzere kalpten çıkar.
Sol kulakçık, akciğerlerden gelen oksijence zengin kanı alır. Bu kan sol karıncığa geçer. Sol karıncık kasıldığında kan aort damarına pompalanır ve aort aracılığıyla beyin, kaslar ve diğer organlara dağıtılır. Sol karıncığın duvarı sağ karıncığa göre daha kalındır; çünkü kanı yalnızca akciğerlere değil, vücudun tamamına göndermesi gerekir.
Örneğin bacak kaslarından dönen oksijence fakir kan önce sağ kulakçığa, sonra sağ karıncığa gelir. Akciğerlerde oksijen alan kan ise sol kulakçığa, ardından sol karıncığa geçerek aorttan vücuda çıkar. Bu görev paylaşımı, kanın iki farklı dolaşım devresinde düzenli ilerlemesini sağlar.
Kalpte kan akışının izlediği sıra
Kan akışı, kalbin sağ tarafında başlayıp akciğerlerde devam eder ve kalbin sol tarafından vücuda dağıtılır. Vücut dokularında oksijenini bırakan kan, üst ve alt ana toplardamarlarla sağ kulakçığa gelir. Sağ kulakçık kasıldığında kan, kulakçık ile karıncık arasındaki kapaktan geçerek sağ karıncığa aktarılır.
Sağ karıncığın kasılmasıyla kan, akciğer atardamarına gönderilir. Akciğerlerde kanın karbondioksit miktarı azalır ve oksijen miktarı artar. Oksijence zenginleşen kan, akciğer toplardamarlarıyla sol kulakçığa taşınır. Sol kulakçık kasıldığında kan mitral kapaktan geçerek sol karıncığa ulaşır.
Sol karıncığın kasılması, kanı aort damarına iter. Aorttan ayrılan damarlar kanı beyin, kollar, bacaklar ve diğer organlara taşır. Dokulardaki madde alışverişinden sonra kan yeniden toplardamarlara katılır ve ana toplardamarlar üzerinden sağ kulakçığa döner. Böylece döngü tamamlanır.
Sıra kısaca şöyle gösterilebilir: vücut → ana toplardamarlar → sağ kulakçık → sağ karıncık → akciğer atardamarı → akciğerler → akciğer toplardamarları → sol kulakçık → sol karıncık → aort → vücut.
Bu düzen, çift dolaşım olarak adlandırılır. Akciğer dolaşımı, kanın sağ karıncıktan akciğerlere gidip sol kulakçığa dönmesini; büyük dolaşım ise kanın sol karıncıktan vücuda gidip sağ kulakçığa dönmesini kapsar. Örneğin koşu sırasında kasların oksijen ihtiyacı arttığında kalp, oksijenlenmiş kanı daha hızlı biçimde vücut dokularına ulaştırmaya çalışır.
Kalp kapakçıkları ve kanın tek yönlü akışı
Kalp kapakçıkları, kanın odacıklar ve büyük damarlar arasında yalnızca ileri yönde ilerlemesini sağlar. Sağ kulakçık ile sağ karıncık arasında triküspit kapak, sol kulakçık ile sol karıncık arasında mitral kapak bulunur. Karıncıklarla akciğer atardamarı ve aort arasındaki geçişlerde ise yarımay kapakçıkları yer alır.
Kapakçıklar, kalbin farklı bölümlerindeki basınç değişimlerine göre açılıp kapanır. Bir kulakçık kasıldığında ilgili kapak açılır ve kan karıncığa geçer. Karıncık kasıldığında kulakçık-karıncık kapağı kapanır; böylece kan kulakçığa geri dönmeden büyük damarlara yönelir. Karıncık gevşediğinde, damarlardaki kanın geri dönmesini önlemek için damar çıkışındaki yarımay kapakçıkları kapanır. Örneğin sol karıncık aorta kan pompaladıktan sonra aort kapağının kapanması, kanın yeniden sol karıncığa akmasını engeller. Kapakçıkların kapanması kalp seslerinin oluşumunda da rol oynar. Kalp hastalıkları ve dolaşım sistemi bozuklukları ayrı bir başlıkta incelenir.
Kalp duvarının katmanları
Kalp duvarı içten dışa doğru endokardiyum, miyokardiyum ve epikardiyum olmak üzere üç temel katmandan oluşur. Endokardiyum, kalp odacıklarının iç yüzünü örten düzgün bir tabakadır; kanın odacıkların iç yüzeyinde daha kolay ilerlemesine yardımcı olur.
Miyokardiyum, kalp duvarının en kalın ve kasılmadan sorumlu orta katmanıdır. Kalbin kanı karıncıklardan damarlara itmesini sağlayan mekanik güç bu katmandan gelir. Sol karıncıkta miyokardiyumun daha kalın olması, kanın tüm vücuda gönderilmesi için daha güçlü bir pompalama gerekmesinden kaynaklanır. Epikardiyum ise kalbin dış yüzünü örten katmandır. Kalbin dış yüzünü saran perikardiyal yapı, kalbi çevreleyerek onu korur ve hareketi sırasında destekler.
Kalp kasının temel özellikleri
Kalp duvarındaki miyokardiyum, kalp kası adı verilen özel bir kas dokusundan oluşur. Kalp kası istemsiz çalışır; yani kişinin bilinçli kararıyla başlatılıp durdurulmaz. Ritmik biçimde kasılıp gevşemesi, kanın kalp içinde ilerlemesini ve damarlara pompalanmasını sağlar.
Kalp kasının çalışması sürekli ve düzenlidir. Kulakçıklar kanı karıncıklara aktarırken karıncıklar kanı akciğerlere veya vücuda gönderir. Bu kasılmaların uyumlu olması, kanın odacıklar arasında doğru sırayla ilerlemesi için gereklidir. Kalbin sağ tarafı kanı akciğerlere, sol tarafı ise daha uzak olan vücut dokularına gönderdiği için iki tarafın kas tabakalarının kalınlığı aynı değildir.
Kalbin pompaladığı kan miktarı, kalp hızı ve her kasılmada pompalanan kan hacmiyle ilişkilidir. Egzersiz sırasında kalp hızı veya kasılmanın gücü arttığında bir dakikada pompalanan kan miktarı da artabilir. Bu sayede çalışan kaslara daha fazla oksijenli kan ulaştırılır. Kalbin elektriksel uyarı ve iletim sistemi, kasılmaların düzenlenmesini sağlayan ayrı bir konudur. Kalp hastalıkları ve dolaşım sistemi bozuklukları ile elektrokardiyografi ve kalp ritmi analizi de bu temel yapının ötesinde incelenir.
Kalbin kasılma ve gevşeme evreleri
Kalbin bir kez kasılıp gevşemesi, kalp döngüsünün temelini oluşturur. Kasılma evresi sistol, gevşeme evresi ise diyastol olarak adlandırılır. Bu iki evre art arda gerçekleşerek kanın önce kalbe dolmasını, ardından kalpten damarlara pompalanmasını sağlar.
Diyastol sırasında kalp odacıkları gevşer ve kanla dolar. Vücuttan gelen kan sağ kulakçığa, akciğerlerden gelen kan ise sol kulakçığa ulaşır. Bu evrenin sonunda kulakçıkların kasılmasıyla kan, ilgili kapaklardan geçerek karıncıklara aktarılır. Bu aşamada karıncıklar bir sonraki pompalama için kanla doldurulur.
Sistol sırasında özellikle karıncıklar kasılır. Sağ karıncık kanı akciğer atardamarına, sol karıncık ise aorta gönderir. Karıncıkların kasılması, kulakçık-karıncık kapaklarının kapanmasına; damar çıkışındaki kapakların açılmasına yol açar. Karıncıklar gevşediğinde ise damar çıkışındaki kapaklar kapanır ve kalbin yeniden kanla dolması başlar.
Örneğin sol karıncığın sistol evresinde kan aorta itilir; diyastol evresinde sol karıncık gevşeyerek sol kulakçıktan gelecek kanı almak üzere yeniden dolar. Bu döngünün düzenli tekrarı, kanın akciğerler ve vücut arasında kesintisiz dolaşmasını sağlar. Kalbin bir dakikada pompaladığı kan miktarı kalp hızı ile her kasılmada pompalanan kan hacminin çarpımına bağlıdır. Kan basıncı, kalbin pompalama gücü ve damarların kan akışına gösterdiği dirençle ilişkili bir kavramdır; ayrıntılı olarak farklı bir başlıkta ele alınır.
Merdiven çıkarken bacak kaslarının oksijen ihtiyacı artar. Kalp hızı ve pompalama miktarı yükselerek bu kaslara daha fazla oksijenli kan gönderilir; kan daha sonra toplardamarlarla kalbe geri döner.
Kan damarlarının adlandırılmasında damar türü, kanın oksijen miktarından bağımsız olarak kalbe göre belirlenir: atardamarlar kanı kalpten uzaklaştırır, toplardamarlar kalbe getirir. Bu nedenle akciğer atardamarı oksijence fakir, akciğer toplardamarı ise oksijence zengin kan taşır.
Sık sorulan sorular
Kalbin hangi odacığı kanı tüm vücuda pompalar?
Sol karıncık, kasıldığında kanı aort damarına gönderir ve kanın tüm vücuda dağılmasını sağlar.
Oksijence fakir kan kalbin hangi bölümüne gelir?
Vücuttan dönen oksijence fakir kan ana toplardamarlarla sağ kulakçığa gelir.
Kapakçıkların temel görevi nedir?
Kapakçıklar, kanın kalp içinde ve büyük damarlara doğru tek yönde ilerlemesini sağlar; geri kaçışı önler.
Sistol ve diyastol ne anlama gelir?
Sistol kalbin kasılma, diyastol ise gevşeme evresidir. Kasılmada kan pompalanır, gevşemede odacıklar kanla dolar.
Sol karıncığın duvarı neden daha kalındır?
Sol karıncık kanı akciğerlere değil, vücudun tamamına gönderdiği için daha güçlü kasılması gerekir; bu nedenle kas duvarı daha kalındır.
- •Anatomy and Physiology — Heart Anatomy / Internal Structure of the Heartopenstax.org
- •Biology — Mammalian Heart and Blood Vessels / Structure of the Heartopenstax.org
- •Biology — Blood Flow and Blood Pressure Regulation / Blood Pressure Regulationopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org