Kanser Biyolojik Olarak Nedir? Hücreler Nasıl Kontrolden Çıkar?
Bilgilendirme: Bu içerik eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tavsiye yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili durumlarda bir hekime başvurun.
Kanser, hücrelerin büyüme, bölünme ve gerektiğinde ölmesini düzenleyen denetimlerden kısmen ya da tamamen çıkmasıyla ortaya çıkan hastalıklar grubudur. Genetik değişiklikler hücre döngüsünü, DNA onarımını ve programlı hücre ölümünü bozabilir. Tümör, kötü huyluluk, invazyon ve metastaz kavramları aynı anlama gelmez; her biri kanserin farklı bir biyolojik özelliğini anlatır.
Bu yazıda (6)
Kanserin temelinde, bir hücrenin ne zaman büyüyüp bölüneceğini, ne zaman olgunlaşacağını ve hasar gördüğünde ne zaman ortadan kaldırılacağını belirleyen hücresel denetimlerin bozulması bulunur. Bu bozulma hücre ve doku düzeyinde düzensiz çoğalmaya, zamanla anormal hücre birikimine ve bazı durumlarda çevre dokulara ya da uzak bölgelere yayılmaya yol açabilir.
Kanserin biyolojik tanımı
Kanser, hücrelerin büyümesini, bölünmesini ve yaşamını düzenleyen normal denetimlerden kısmen veya tamamen çıkmasıyla ilişkili bir hastalıklar grubudur. Sağlıklı bir hücre, bulunduğu dokunun ihtiyaçlarına göre çoğalır; yeterince hücre oluştuğunda bölünmesini yavaşlatır veya durdurur. Hücre ciddi biçimde hasar gördüğünde ise kendini ortadan kaldıran programlı hücre ölümü sürecine girebilir. Kanser hücresinde bu karar mekanizmalarının birkaçı aynı anda ya da zaman içinde bozulabilir.
Bu nedenle kanser yalnızca “hızlı bölünen hücreler” olarak tanımlanamaz. Asıl sorun, çoğalma sinyallerinin gereğinden fazla etkili hâle gelmesi, durdurucu sinyallerin çalışmaması ve hasarlı hücrenin ortadan kaldırılmamasıdır. Hücre döngüsünü ileri taşıyan sinyaller ile durduran sinyaller normalde dengededir; bu denge bozulduğunda hücre, normalde bölünmemesi gereken bir zamanda DNA’sını kopyalayıp bölünebilir. Böylece aynı bozuk özellikleri taşıyan hücrelerden oluşan bir topluluk meydana gelir.
Örneğin DNA’sı onarılamayacak kadar zarar görmüş bir hücre normal koşullarda bölünmeyi durdurup programlı hücre ölümüne yönelmelidir. Ancak bu hücrede durdurucu mekanizmalar çalışmıyor ve ölüm sinyali devreye girmiyorsa hücre yaşamaya ve çoğalmaya devam edebilir. Kanserin biyolojik temeli, bu tür tek bir kararın değil, hücrenin büyüme, denetlenme ve ortadan kaldırılma süreçlerindeki bozulmaların birikimidir.
Normal hücre ile kanser hücresi arasındaki temel farklar
Normal hücreler, ait oldukları dokunun düzenine uyar. Gerektiğinde bölünür, belirli görevleri yerine getirecek biçimde olgunlaşır ve komşu hücrelerle uygun bir düzen içinde yaşar. Çevrede yeterli sayıda hücre bulunduğunda bölünmeyi sınırlayan temasla ilişkili durdurucu sinyaller ortaya çıkabilir. Hücre hasarlıysa hücre döngüsünü durdurmak, DNA’yı onarmak veya hücreyi programlı ölümle ortadan kaldırmak arasında uygun bir seçim yapılır.
Kanser hücresinde ise bu uyum bozulur. Hücre, dokunun ihtiyacı olmadığı hâlde çoğalabilir; olgunlaşma özelliklerini kaybedebilir ve komşu hücrelerden gelen durdurucu sinyallere yanıt vermeyebilir. Ayrıca hasarlı DNA’sıyla yaşamaya devam ederek yeni hücrelere de bozuk özellikler aktarabilir. Böylece hücre sayısı artarken doku mimarisi düzensizleşir ve normal hücrelerin görevleri aksayabilir.
Somut bir durumda, normal bir dokuda hasar nedeniyle hücre sayısı azaldığında bölünmeyi artıran sinyaller geçici olarak etkili olur; doku onarıldığında bu çoğalma sınırlanır. Kanser hücresinde aynı sınırlama gerektiği gibi çalışmadığından çoğalma onarımın tamamlanmasından sonra da sürebilir. Bu fark, kanseri yalnızca hücrelerin görünüşüyle değil, büyüme ve yaşam kararlarını nasıl verdiğiyle açıklamayı sağlar.
Genetik değişikliklerin hücre davranışını bozması
Kanser gelişiminin biyolojik temelinde, hücrenin DNA’sındaki değişikliklerin büyüme ve bölünmeyi yöneten sistemleri bozması bulunabilir. DNA, hücrenin ürettiği proteinler ve bu proteinlerin ne zaman çalışacağı hakkında bilgi taşır. Bir değişiklik, hücreyi bölünmeye yönelten sinyali gereğinden fazla güçlendirebilir veya normalde bölünmeyi durduran bir mekanizmayı etkisizleştirebilir. Bu nedenle kanser, genlerin yalnızca yapısındaki değişikliklerle değil, genlerin açılıp kapanması ve taşıdıkları bilginin proteine dönüştürülmesi gibi düzenleme basamaklarındaki bozulmalarla da ilişkilidir.
Hücre döngüsünü ileri taşıyan bazı genler normalde büyüme sinyallerine yanıt verilmesini sağlar. Bu genlerdeki değişiklikler, onları hücreyi sürekli ilerleten kanserle ilişkili biçimlere dönüştürebilir. Buna karşılık tümör baskılayıcı genler, DNA’da sorun olduğunda hücre döngüsüne engel koyan ve gerektiğinde hücrenin ölmesini sağlayan proteinlerin üretilmesine katkıda bulunur. Bu genlerden biri bozulduğunda hücre, DNA’sındaki hatalara rağmen bölünmeye devam edebilir. Böylece hem bozuk hücre sayısı artar hem de yeni genetik değişikliklerin birikmesi kolaylaşır.
Örneğin p53 adlı tümör baskılayıcı proteinin görevi, DNA’daki hataları fark edildiğinde hücre döngüsünü durdurmaya, onarımı başlatmaya veya hücre onarılamayacak durumdaysa programlı hücre ölümünü tetiklemeye yardımcı olmaktır. p53’ün işlevini kaybettiği bir hücrede hasar fark edilmeyebilir ya da fark edilse bile gerekli onarım ve ölüm sinyali oluşturulamayabilir. Böyle bir hücrenin çoğalması, kanser hücrelerinin hem yaşamını sürdürmesine hem de bozuk özelliklerini çoğalan hücrelere aktarmasına zemin hazırlar.
Gen etkinliğindeki değişiklikler RNA’nın kararlılığını, proteinin üretilme miktarını veya üretilen proteinin biçimini de değiştirebilir. Örneğin bazı kolon kanseri hücrelerinde, normal hücrelerde hücre ölüm yoluna katılan bir proteinin farklı biçiminin üretilmesi, ölüm yerine hücre büyümesiyle sonuçlanabilir. Bu örnek, aynı genle ilişkili bir proteinin farklı biçimde üretilmesinin hücre davranışını değiştirebileceğini gösterir. Kalıtsal yatkınlık, çevresel etkenler ve bazı enfeksiyonlar da kanser gelişiminde rol oynayabilir; ancak bunların etkisi, hücrenin büyüme ve denetim sistemlerinde değişiklik oluşturması üzerinden anlaşılır.
Hücre döngüsü denetimi ve programlı hücre ölümü
Hücre döngüsü, hücrenin büyüyüp DNA’sını kopyaladıktan sonra bölünmesini sağlayan aşamalı bir süreçtir. Bu süreçte kontrol noktaları, hücrenin bir sonraki aşamaya geçmeye hazır olup olmadığını denetler. DNA’da hata varsa veya hücre bulunduğu doku için gereksiz hâle geldiyse durdurucu proteinler döngüyü geçici olarak engelleyebilir. Hasar onarılamıyorsa apoptoz adı verilen programlı hücre ölümü devreye girerek hücrenin kontrollü biçimde ortadan kaldırılmasına yardımcı olur.
Kanser hücrelerinde kontrol noktalarının aşılması ve apoptozdan kaçış, hücrelerin birikerek çoğalmasını açıklar. Hücreyi ileri taşıyan sinyaller aşırı çalıştığında veya durdurucu sinyaller zayıfladığında, hasarlı hücre bölünmeye devam eder. Özellikle p53 gibi düzenleyicilerin bozulması, hem DNA hatalarının onarılmadan kalmasına hem de gerektiğinde ölüm sinyalinin verilememesine neden olabilir. Böylece normalde elenmesi gereken hücreler yaşamını sürdürür.
Tümör, iyi huylu tümör ve kötü huylu kanser ayrımı
Tümör, hücrelerin normalden fazla çoğalması veya birikmesi sonucunda oluşan anormal hücre kitlesidir. Bu nedenle tümör sözcüğü tek başına kitlenin kanser olduğunu veya çevreye yayılacağını göstermez. İyi huylu tümörler genellikle bulundukları bölgede sınırlı kalır ve çevre dokulara ilerleme özellikleri göstermez; yine de bulundukları yere ve büyüklüklerine bağlı olarak baskı oluşturabilirler.
Kötü huylu tümör ise kanser olarak adlandırılır ve çevre dokuların içine ilerleme, yani invazyon, gösterebilir. Kötü huylu hücreler normal doku sınırlarına uyum sağlamak yerine bu sınırları bozarak çevredeki yapılara ulaşabilir. Ayrıca bazı kötü huylu hücreler bulundukları kitleden ayrılıp damar veya lenf yolları üzerinden başka bölgelere taşınabilir. Uzak bir bölgede yeni tümör odağı oluşturma sürecine metastaz denir.
Örneğin bir hücre kitlesi yalnızca bulunduğu alanda büyüyor ve çevre dokulara ilerlemiyorsa bu durum kötü huylu kanserle aynı anlamda değerlendirilmez. Buna karşılık bir tümörün çevre dokuların içine ilerlemesi veya uzak bir organda yeni odak oluşturması, kötü huylulukla ilişkili temel özelliklerdir. Tümör ile kanser arasındaki ayrım bu yüzden yalnızca kitle bulunup bulunmamasına değil, hücrelerin davranışına da dayanır. Kanserin moleküler alt tipleri ve ayrıntılı sinyal yolakları ise bu temel davranışların daha ayrıntılı sınıflandırılmasını konu alır.
İnvazyon ve metastazın temel anlamı
İnvazyon, kötü huylu tümör hücrelerinin bulundukları dokunun sınırlarını aşarak çevre dokuların içine ilerlemesidir. Bu süreçte hücreler normal doku düzenine bağlı kalmaz ve komşu yapıların arasına girebilir. Böylece tümör yalnızca bulunduğu yerde genişleyen bir hücre kitlesi olmaktan çıkar; çevresindeki dokuların yapısını ve işlevini bozabilecek bir hâle gelir.
Metastaz ise kanser hücrelerinin ilk oluştukları bölgeden ayrılarak vücudun uzak bir bölgesine taşınması ve orada yeni bir tümör odağı oluşturmasıdır. İnvazyon çevre dokulara ilerlemeyi, metastaz ise uzak bölgelere yayılmayı anlatır; bu iki kavram aynı değildir. Uzak bölgeye ulaşan her hücrenin yeni bir odak oluşturması gerekmez, ancak bunu başaran hücreler kanserin farklı bölgelerde ortaya çıkmasına neden olabilir.
Tümörün büyümesi ve yayılması sırasında kan damarlarıyla kurduğu ilişki de biyolojik açıdan önem taşır; damarlar tümör çevresindeki besin ve oksijen alışverişiyle ve hücrelerin taşınmasıyla ilişkilendirilebilir. Kanser tanı yöntemleri ve evreleme, bu davranışların klinik olarak değerlendirilmesini ele alır; kanser tedavileri ise ayrı bir konudur.
Ciltte küçük bir kesik oluştuğunda çevredeki normal hücreler geçici olarak çoğalır ve doku onarıldıkça bu çoğalma sınırlanır. Kanser hücrelerinde ise hasar onarılsa veya doku artık hücreye ihtiyaç duymasa bile büyüme ve bölünme sinyalleri yeterince durmayabilir.
Tümör ve kanser aynı kavram değildir: Tümör anormal hücre kitlesini, kötü huylu kanser ise çevre dokulara invazyon ve uzak bölgelere metastaz gösterebilen tümörü ifade eder. İnvazyon çevre dokuya ilerleme, metastaz uzak bölgeye yayılmadır.
Sık sorulan sorular
Kanser yalnızca hızlı hücre bölünmesi midir?
Hayır. Kanserde hızlı veya gereksiz bölünmeye ek olarak hücre döngüsünü durdurma, DNA hasarını onarma ve programlı hücre ölümünü başlatma denetimleri de bozulabilir.
Her tümör kanser midir?
Hayır. Tümör anormal hücre kitlesidir; iyi huylu tümörler genellikle bulundukları yerde sınırlı kalırken kötü huylu tümörler kanser olarak değerlendirilir.
İnvazyon ile metastaz arasındaki fark nedir?
İnvazyon, tümör hücrelerinin çevre dokuların içine ilerlemesidir. Metastaz ise hücrelerin uzak bir bölgeye taşınıp orada yeni bir tümör odağı oluşturmasıdır.
Genetik değişiklikler kanser hücresini nasıl etkiler?
Büyümeyi hızlandıran sinyalleri güçlendirebilir, hücre döngüsünü durduran mekanizmaları bozabilir veya hasarlı hücrenin programlı ölümden kaçmasına neden olabilir.
- •Anatomy and Physiology — Cell Growth and Division / Cancer Arises from Homeostatic Imbalancesopenstax.org
- •Biology — Cancer and Gene Regulation / Cancer: Disease of Altered Gene Expressionopenstax.org
- •Biology — Cancer and the Cell Cycle / Tumor Suppressor Genesopenstax.org
- •Anatomy and Physiology — Transplantation and Cancer Immunology / Immune Responses Against Canceropenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org