Kesinlik ve Doğruluk: Ölçüm Sonuçları Nasıl Yorumlanır?
Kesinlik, tekrarlanan ölçümlerin birbirine yakınlığını; doğruluk ise ölçüm sonucunun referans değere yakınlığını ifade eder. Bir sonuç grubu yüksek kesinliğe sahipken düşük doğruluk gösterebilir. Standart sapma, bağıl standart sapma, mutlak hata ve bağıl hata bu iki özelliği değerlendirmeye yardımcı olur.
Bu yazıda (6)
- ›Kesinlik ve doğruluk kavramlarının tanımı
- ›Kesinlik ile doğruluk arasındaki fark
- ›Rastgele hata ve sistematik hata ile ilişkileri
- ›Kesinliğin standart sapma ve bağıl standart sapma ile değerlendirilmesi
- ›Doğruluğun referans değer, mutlak hata ve bağıl hata ile değerlendirilmesi
- ›Sonuçların kesinlik ve doğruluk açısından birlikte yorumlanması
Analitik kimyada bir ölçüm sonucunu değerlendirirken yalnızca elde edilen sayının beklenen değere yakınlığına bakılmaz. Ölçümlerin kendi aralarındaki uyumu da önemlidir. Bu nedenle kesinlik ve doğruluk, aynı ölçüm kalitesinin iki farklı yönünü açıklayan ayrı kavramlardır.
Kesinlik ve doğruluk kavramlarının tanımı
Kesinlik, aynı koşullarda tekrarlanan ölçümlerin birbirine ne kadar yakın olduğunu gösterir. Ölçümler arasındaki saçılma azaldıkça kesinlik artar. Doğruluk ise ölçülen sonucun gerçek veya kabul edilmiş değere ne kadar yakın olduğunu belirtir. Kısaca kesinlik sonuçların birbirleriyle, doğruluk ise referans değerle uyuşmasıdır.
Bir ölçüm serisinin kesinliğini anlamak için aynı numune veya aynı miktar üzerinde tekrarlı ölçümler yapılır. Sonuçlar birbirine yakınsa yöntem küçük bir saçılma üretir; bu durum ölçüm işleminin tekrarlanabilirliğinin iyi olduğunu gösterir. Doğruluğu incelemek içinse sonuç, bilinen ya da kabul edilen bir değerle karşılaştırılır. Sonuçlar birbirine yakın olsa bile hepsi referans değerden uzaksa ölçüm kesin, fakat doğru değildir.
Örneğin hedef hacmi 296 mL olan bir sıvı dağıtma cihazı 295,9; 296,0 ve 296,1 mL sonuçlarını verirse sonuçlar hem birbirine hem de hedef değere yakındır. Bu cihaz hem kesin hem doğrudur. Buna karşılık 292,0; 292,1 ve 292,0 mL sonuçları kendi aralarında çok yakın olduğu için kesindir; ancak 296 mL hedefinden uzak oldukları için doğru değildir. Aynı cihazın 294,0; 298,0 ve 296,5 mL gibi sonuçlar vermesi ise sonuçların referans çevresinde bulunabilmesine rağmen saçılımın büyük olması nedeniyle düşük kesinliğe işaret eder.
Kesinlik ile doğruluk arasındaki fark
Kesinlik ve doğruluk farklı sorulara cevap verir. Kesinlik, “Ölçümler tekrarlandığında birbirine yakın mı?” sorusuyla; doğruluk ise “Sonuç referans değere yakın mı?” sorusuyla ilgilidir. Bu ayrım, ölçüm sonuçlarının yorumlanmasında temel noktadır.
Bir ölçüm grubunda bütün sonuçlar aynı yönde kaymışsa ölçümler birbirine çok yakın olabilir, fakat grup referans değerin uzağında kalır. Böyle bir durumda kesinlik yüksek, doğruluk düşüktür. Bunun nedeni genellikle ölçüm sisteminin sonuçları ortak bir yönde saptırmasıdır. Tersine, sonuçlar referans değerin çevresine dağılmış fakat birbirlerinden uzaksa ortalama referans değere yakın görünebilir; yine de tek tek ölçümlerin kesinliği düşüktür.
Örneğin referans değer 10,00 g olsun. A serisi 9,80; 9,81 ve 9,80 g sonuçlarından oluşsun. Bu seri çok az saçıldığı için kesindir, ancak referans değerden yaklaşık 0,20 g uzakta olduğu için doğru değildir. B serisi 9,70; 10,00 ve 10,30 g sonuçlarını versin. Bu sonuçların ortalaması 10,00 g olsa da aralarındaki fark büyüktür; dolayısıyla ortalama doğru değeri temsil etse bile seri kesin değildir.
Bu nedenle “sonuçlar birbirine yakın” ifadesi tek başına yeterli değildir. Önce sonuçların saçılımı kesinlik açısından, ardından referans değere uzaklığı doğruluk açısından incelenmelidir. İyi bir ölçüm yöntemi iki koşulu birlikte sağlamalıdır: sonuçlar birbirine yakın olmalı ve aynı zamanda referans değerin çevresinde bulunmalıdır.
Rastgele hata ve sistematik hata ile ilişkileri
Rastgele hata, tekrarlanan ölçümlerde yönü ve büyüklüğü her denemede değişebilen sapmadır. Bu tür hata ölçümlerin saçılımını artırdığı için kesinliği düşürür. Sistematik hata ise sonuçları sürekli olarak belirli bir yönde etkileyen sapmadır; sonuçları referans değerden uzaklaştırarak doğruluğu bozar. Örneğin cihaz okumalarının her ölçümde küçük ve benzer miktarda fazla çıkması sistematik hataya, okumaların bazen fazla bazen eksik çıkması ise rastgele hataya örnektir.
Tekrarlı ölçüm sayısını artırmak rastgele etkinin sonuç üzerindeki görünür etkisini azaltmaya yardımcı olabilir; ancak aynı yöndeki sistematik sapma, ölçümler birbirine çok yakın olsa bile devam eder. Bu yüzden düşük saçılım yüksek kesinlik göstergesi olabilirken, referans değere uzaklık düşük doğruluğu ortaya çıkarabilir.
Kesinliğin standart sapma ve bağıl standart sapma ile değerlendirilmesi
Standart sapma, tekrarlanan ölçümlerin ortalama çevresinde ne kadar saçıldığını sayısal olarak gösterir. Standart sapma küçükse ölçümler birbirine daha yakındır ve kesinlik daha yüksektir; büyükse ölçüm serisinin saçılımı ve dolayısıyla kesinlik sorunu artar. Bir ölçüm serisi için önce aritmetik ortalama hesaplanır, ardından her sonucun ortalamadan farkı değerlendirilir. Örneklem standart sapması için kullanılan ifade şöyledir:
s = sqrt[Σ(xi - x̄)^2 / (n - 1)]
Burada xi tek bir ölçüm, x̄ ölçümlerin ortalaması ve n ölçüm sayısıdır. Paydada n - 1 kullanılması, sınırlı sayıdaki ölçümden ana kütledeki saçılımı tahmin etmek içindir. Standart sapmanın birimi, ölçülen büyüklüğün birimiyle aynıdır; bu nedenle sonuçların fiziksel anlamını korur.
Örneğin iki ölçüm serisinin ortalaması da 10,00 g olsun. Birinci seri 9,99; 10,00 ve 10,01 g, ikinci seri ise 9,80; 10,00 ve 10,20 g değerlerinden oluşsun. Birinci seride değerler ortalamaya yakın olduğundan standart sapma küçüktür ve kesinlik yüksektir. İkinci seride saçılım daha geniş olduğu için standart sapma büyür ve kesinlik düşer. Bu karşılaştırma, ortalamaları aynı olan iki yöntemin tekrarlanabilirliğinin aynı olmadığını gösterir.
Farklı ortalamalara veya farklı birim ölçeklerine sahip serileri karşılaştırmak için bağıl standart sapma kullanılır. Bağıl standart sapma, standart sapmanın ortalamaya oranının yüzde olarak ifade edilmesidir:
RSD (%) = (s / x̄) × 100
RSD değeri ölçüm saçılımını ortalamaya göre ölçeklendirir. Örneğin bir seride s = 0,20 mg ve x̄ = 10,0 mg ise RSD = 2,0% olur. Başka bir seride s = 0,20 g ve x̄ = 1,00 g ise standart sapma birim dönüşümüyle karşılaştırılmalı, ayrıca ortalamaya oran dikkate alınmalıdır. Bu nedenle yalnızca standart sapmaya değil, ölçümlerin ortalama büyüklüğüne de bakmak gerekir. Bağıl standart sapma, varyasyon katsayısı adıyla da anılır.
Doğruluğun referans değer, mutlak hata ve bağıl hata ile değerlendirilmesi
Doğru değer, ölçülen büyüklüğün gerçekte sahip olduğu değeri; ölçülen değer deney sonucunda elde edilen sayıyı ifade eder. Referans değer ise karşılaştırma için kabul edilen veya bilinen değerdir. Uygulamada doğruluk, ölçülen değerin referans değere uzaklığı incelenerek değerlendirilir.
Mutlak hata, ölçülen değer ile referans değer arasındaki farkın mutlak değeridir. İşaretin kaldırılması, hatanın büyüklüğünü yönünden bağımsız olarak göstermeyi sağlar:
Mutlak hata = |xölçülen - xreferans|
Bağıl hata ise mutlak hatanın referans değere oranıdır ve çoğunlukla yüzde olarak verilir:
Bağıl hata (%) = [|xölçülen - xreferans| / xreferans] × 100
Mutlak hata aynı birimle ifade edilir; bağıl hata ise ölçümün referans değere göre ne kadar saptığını gösterir. Bu nedenle farklı büyüklükteki ölçümleri karşılaştırırken bağıl hata daha açıklayıcı olabilir.
Örneğin bir numunenin referans derişimi 50,0 mg/L, ölçülen derişimi ise 49,0 mg/L olsun. Mutlak hata |49,0 - 50,0| = 1,0 mg/L olur. Bağıl hata ise (1,0 / 50,0) × 100 = 2,0% olarak hesaplanır. Ölçülen değer 51,0 mg/L olsaydı mutlak ve bağıl hata büyüklük olarak yine aynı olurdu; ancak sapmanın yönü pozitif olurdu. İşaretli hata, yöntemin eksik ya da fazla sonuç verme eğilimini incelemek için; mutlak ve bağıl hata ise uzaklığın büyüklüğünü değerlendirmek için kullanılabilir.
Birden fazla tekrar ölçümünde doğruluk değerlendirilirken tek tek sonuçlar veya ölçümlerin ortalaması referans değerle karşılaştırılabilir. Ortalama referans değere yakınsa grubun genel doğruluğu iyi görünebilir; fakat ölçümler arasındaki saçılım ayrıca standart sapma ile incelenmelidir. Ölçüm sonucundan hesaplanan yeni sonuçların belirsizliği, onu oluşturan ölçümlerin belirsizliğinden daha azmış gibi raporlanmamalı ve sayısal sonuçlar gereğinden fazla basamakla verilmemelidir.
Sonuçların kesinlik ve doğruluk açısından birlikte yorumlanması
Bir ölçüm serisini birlikte yorumlamak için iki ayrı karşılaştırma yapılır: sonuçların birbirine uzaklığı kesinliği, referans değere uzaklığı ise doğruluğu gösterir. Dört temel durum ortaya çıkabilir. Sonuçlar birbirine yakın ve referans değere yakınsa yöntem hem kesin hem doğrudur. Sonuçlar birbirine yakın fakat referans değerden uzaksa yöntem kesin ancak doğru değildir; bu görünüm sistematik bir sapmayla uyumludur. Sonuçlar geniş saçılıyor fakat ortalama referans değere yakınsa doğruluk ortalama düzeyinde kabul edilebilirken kesinlik düşüktür. Sonuçlar hem geniş saçılıyor hem de referans değerden uzaksa yöntem ne kesin ne de doğrudur.
Örneğin referans değer 100,0 birim olan bir ölçümde 98,0; 98,1 ve 98,0 sonuçları düşük saçılım nedeniyle yüksek kesinlik, referanstan uzaklık nedeniyle düşük doğruluk gösterir. 97,0; 100,0 ve 103,0 sonuçlarında ise ortalama referans değere yakın olabilir, ancak büyük saçılım düşük kesinliğe işaret eder. 99,9; 100,0 ve 100,1 sonuçları hem düşük standart sapma hem de düşük hata verdiğinden iki açıdan da iyi yorumlanır.
Pratik değerlendirmede önce ortalama ve standart sapma ya da RSD ile saçılım, ardından referans değerle mutlak veya bağıl hata hesaplanır. Tek bir göstergenin iyi çıkması diğer özelliğin de iyi olduğu anlamına gelmez. Ölçüm belirsizliği, yöntem validasyonu ve kalite kontrolü gibi daha geniş değerlendirmeler bu temel karşılaştırmaların ötesinde ele alınır.
s = sqrt[Σ(xi - x̄)^2 / (n - 1)] RSD (%) = (s / x̄) × 100 Mutlak hata = |xölçülen - xreferans| Bağıl hata (%) = [|xölçülen - xreferans| / xreferans] × 100
Bir eczanede şurup dolum cihazının her şişeye benzer hacimde sıvı vermesi kesinlikle, verilen hacmin etikette belirtilen hedefe yakın olması doğrulukla ilgilidir. Cihaz her şişeye 2 mL eksik dolduruyorsa sonuçlar kesin olabilir, ancak doğru değildir.
Kesinlik sonuçların kendi aralarındaki yakınlığı, doğruluk ise referans değere yakınlığıdır. Bir seri yüksek kesinlikte olup düşük doğruluk gösterebilir; bu durum özellikle sistematik hata ile ilişkilendirilir.
Sık sorulan sorular
Kesinlik ile doğruluk aynı şey midir?
Hayır. Kesinlik tekrarlanan sonuçların birbirine yakınlığını, doğruluk ise sonuçların referans değere yakınlığını ifade eder.
Ölçümler birbirine çok yakınsa sonuç doğru mudur?
Tek başına doğru olduğu söylenemez. Ölçümler birbirine yakın fakat referans değerden uzaksa sonuçlar kesin, ancak doğru değildir.
Standart sapma küçüldükçe ne anlaşılır?
Ölçümlerin ortalama çevresindeki saçılımı azalır ve ölçüm serisinin kesinliği genellikle artar.
Bağıl hata neyi gösterir?
Ölçülen değerin referans değerden sapmasının, referans değere oranla yüzde olarak büyüklüğünü gösterir.
Bir ölçüm hem kesin hem doğru nasıl olur?
Tekrarlanan ölçümler birbirine yakın olduğunda ve aynı zamanda referans değer çevresinde bulunduğunda ölçüm hem kesin hem doğru kabul edilir.