Ana sayfaedebiyatYazar ve ŞairlerNecip Fazıl Kısakürek Kimdir?
📖

Necip Fazıl Kısakürek

26 Mayıs 1904, Çemberlitaş — 25 Mayıs 1983, Erenköy · Şair, yazar, tiyatro yazarı ve yayıncı
Türk EdebiyatıCumhuriyet DönemiŞiirTiyatroBüyük DoğuDergicilik

Necip Fazıl Kısakürek, şiirden tiyatroya, hikâyeden romana ve dergiciliğe uzanan üretimiyle Türk edebiyatının öne çıkan isimlerindendir. Hayatındaki önemli dönüm noktaları, 1930’lu yıllarda geçirdiği fikrî dönüşüm ve Büyük Doğu çevresindeki faaliyetleri, şair kimliğiyle fikir insanı kimliğinin birlikte değerlendirilmesini sağlar. 1983’te vefat eden Kısakürek, eserleri ve etkisiyle edebiyat ve düşünce hayatında kalıcı bir yer edinmiştir.

Hızlı bilgiler
Doğum Tarihi
26 Mayıs 1904
Doğum Yeri
Çemberlitaş
Eğitim
Darülfünun Felsefe Bölümü
Öne Çıkan Dergi
Büyük Doğu
Önemli Tiyatro Eseri
Sabır Taşı
Ölüm Tarihi
25 Mayıs 1983
Defin Yeri
Eyüp Mezarlığı
Yaşam çizelgesi
1904
Doğumu
26 Mayıs’ta Çemberlitaş’ta doğdu ve çocukluğunu baba tarafından dedesinin konağında geçirdi.
1921-1924
Darülfünun eğitimi
Darülfünun’un Felsefe Bölümünde öğrenim gördü.
1924-1925
Paris eğitimi
Millî Eğitim Bakanlığı bursuyla Paris’te eğitim aldı; bursun kesilmesi üzerine yurda döndü.
1934
Abdülhakim Arvasi ile tanışması
Bu tanışma, hayatında önemli bir fikrî ve manevi dönüm noktası oluşturdu.
1936
Ağaç dergisinin yayımlanması
Ankara’da Ağaç dergisini yayımlamaya başladı.
1943
Büyük Doğu dönemi
Büyük Doğu dergisini yayımlamaya başladı; dergi farklı dönemlerde haftalık, günlük ve aylık çıktı.
1947
Sabır Taşı ödülü
Sabır Taşı ile Cumhuriyet Halk Partisi Tiyatro Yarışması’nın birincilik ödülünü aldı.
1980
Kültür ödülü
Kültür Bakanlığı tarafından “Büyük Kültür Armağanı” unvanına layık görüldü.
1983
Vefatı
25 Mayıs’ta Erenköy’deki evinde hayatını kaybetti ve Eyüp Mezarlığı’na defnedildi.

poetry started at the age of twelve

Necip Fazıl Kısakürek, 26 Mayıs 1904’te doğan; şair, romancı, tiyatro yazarı, dergici ve fikir insanı kimliklerini bir arada taşıyan Türk edebiyatçısıdır. Şiirle başlayan edebî kariyeri, farklı türlerdeki eserleri ve Büyük Doğu çevresindeki yayıncılık faaliyetleriyle genişlemiştir.

Kimliği ve edebiyat tarihindeki yeri

Necip Fazıl Kısakürek, Türk edebiyatında yalnızca şiirleriyle değil, farklı edebî türlerdeki çalışmaları ve yayıncılık faaliyetleriyle öne çıkan çok yönlü bir yazardır. Şair, romancı, tiyatro yazarı ve düzyazı yazarı kimlikleri; dergici ve fikir insanı yönüyle birleşir. Bu nedenle onu anlamak, yalnızca tek tek şiirlerine bakmakla sınırlı kalmaz; edebî üretimiyle kamusal yazarlığını birlikte değerlendirmeyi gerektirir.

Kısakürek’in edebiyat tarihindeki önemi, yazarlığı farklı ifade alanlarına taşımasından ve edebiyatı dergi faaliyetleriyle kamusal bir etki alanına bağlamasından kaynaklanır. Şiir yazmaya genç yaşta başlaması, daha sonra tiyatro, roman, hikâye ve düşünce yazılarına yönelmesi bu genişliğin somut örneğidir. Örneğin ilk yayımlanan şiiri daha sonra Örümcek Ağı kitabında “Bir Mezar Taşı” adıyla yer almış; Sabır Taşı adlı oyunu ise tiyatro yazarlığının dikkat çeken örneklerinden biri olmuştur.

Bu çok yönlü yapı, Kısakürek’in edebî kişiliğinin temel çalışma biçimini de açıklar: Şiirle kurduğu dili, dergiler ve düzyazılar aracılığıyla daha geniş bir okuyucu çevresine taşımış; sanatçı kimliğini fikir ve yayın faaliyetleriyle tamamlamıştır. Şiirlerinin ayrıntılı incelemesi, onun dünya görüşü ve sanat anlayışı ise ayrı çalışmalarda ele alınmalıdır.

Çocukluğu, eğitimi ve gençlik yılları

Kısakürek, kendi anlatımına göre Çemberlitaş’ta, Sultanahmet’e inen sokaklardan birindeki büyük bir konakta doğdu ve baba tarafından dedesi Kısakürekzade Mehmed Hilmi Efendi’nin yanında büyüdü. Babası Abdülbaki Fazıl Bey farklı adli görevlerde bulunmuş, annesi ise Girit kökenli bir göçmen olarak tanımlanmıştır. İlk eğitim yıllarında Gedikpaşa’daki Fransız Okulu, İstanbul’daki Robert College ve Bahriye Mektebi gibi farklı okullarda öğrenim gördü. Bahriye Mektebi’nde Ahmed Hamdi Akseki’den din, Yahya Kemal’den tarih dersleri aldı; İbrahim Aşkî ise edebiyat, felsefe ve başka bilim alanlarına ilgisini derinleştiren önemli bir etki oluşturdu.

Bahriye Mektebi’nin aday ve harp sınıflarını tamamladıktan sonra Darülfünun’un Felsefe Bölümüne girdi ve 1921-1924 arasında burada öğrenim gördü. Bu dönemde Hasan Âli Yücel yakın arkadaşları arasındaydı. 1924-1925 arasında Millî Eğitim Bakanlığının sağladığı bursla Paris’te eğitim gördü; bursun kesilmesi üzerine yurda döndü. Çocuklukta başlayan yoğun okuma ilgisi ve gençlik yıllarındaki farklı eğitim çevreleri, onun edebiyatla felsefeyi birlikte düşünmesine zemin hazırladı. Ayrıntılı şiir incelemesi ve sanat anlayışı, bu yönelimlerin eserlerine nasıl yansıdığını ayrıca ele alır.

Edebî kariyerinin gelişimi

Kısakürek’in edebî kariyeri şiirle başladı. Kendi anlatımında şiirle ilişkisinin on iki yaşında belirginleştiği görülür. İlk yayımlanan şiiri “Kitabe”, 1 Temmuz 1923 tarihli Yeni Mecmua’da çıktı; daha sonra Örümcek Ağı kitabında “Bir Mezar Taşı” adıyla yer aldı. Bu başlangıç, onun erken yaşta şiiri bir uğraş olmaktan çıkarıp temel bir ifade alanı olarak benimsediğini gösterir.

1920’li ve 1930’lu yıllarda şiirleri ve yazıları Yeni Mecmua, Millî Mecmua, Anadolu, Hayat, Varlık ve Cumhuriyet gibi yayınlarda görüldü. Paris’ten döndükten sonra bir süre Ankara’da kaldı; 1936’da Ağaç dergisini çıkardı. Dergi, dönemin materyalist ve Marksist fikirlerine karşı ruhçu ve idealist bir çizgi izlemeyi amaçlayan bir yayın çevresi oluşturdu. Ağaç’ın Ankara’dan İstanbul’a taşınmasından sonra okuyucu tabanı oluşturamaması nedeniyle yayın hayatı sona erdi.

Yazarlık faaliyetleri yalnızca şiirle sınırlı kalmadı. Kısakürek, tiyatro yazarlığı, roman, hikâye ve düzyazı alanlarında da ürün verdi; ayrıca dergiler aracılığıyla yazılarını düzenli bir kamusal mecraya taşıdı. 1926-1939 arasında çeşitli bankalarda çalıştıktan sonra 1939-1942 yıllarında Ankara’daki Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi ile Devlet Konservatuvarında, İstanbul’daki Güzel Sanatlar Akademisinde ders verdi. 1934’te Abdülhakim Arvasi ile tanışması ise hayatında önemli bir dönüm noktası oldu; Kısakürek, 1943’te Arvasi’nin ölümüne kadar onun takipçilerinden biri olarak kaldı.

Başlıca eserleri ve türleri

Kısakürek’in edebî mirası farklı türlere yayılan eserlerden oluşur. Şiir alanındaki erken örneklerinden biri, ilk yayımlandığında “Kitabe” adını taşıyan ve daha sonra Örümcek Ağı içinde “Bir Mezar Taşı” adıyla yer alan metindir. Tiyatro yazarlığı bakımından Sabır Taşı öne çıkar. Bunun yanında roman, hikâye ve düzyazı yazarı olarak da anılır; dergi ve gazete yazıları, onun edebî üretimini kitap dışındaki yayın mecralarına da taşımıştır.

Ağaç ve Büyük Doğu dergileri, Kısakürek’in yalnızca eser veren bir yazar değil, yayın ortamı kuran bir edebiyatçı olduğunu gösterir. Borazan adlı siyasi mizah dergisini de yayımlamış, 1976’dan itibaren kaleme aldığı “rapor”ları daha sonra numaralı bir dizi hâlinde yayımlamıştır. Eserlerinde tema ve sanat anlayışının ayrıntılı incelenmesi, bu tür çeşitliliğinin içerik ve üslup bakımından nasıl şekillendiğini açıklayan ayrı bir konudur.

Kısakürek, 1947’de Sabır Taşı ile Cumhuriyet Halk Partisi Tiyatro Yarışması’nın birincilik ödülünü aldı. 1980’de Kültür Bakanlığı tarafından “Büyük Kültür Armağanı” unvanına layık görüldü; Türk Edebiyatı Vakfı da 75. yaşı dolayısıyla kendisine “Yaşayan En Büyük Türk Şairi” unvanını verdi.

Büyük Doğu dergisi ve yayıncılık faaliyetleri

Kısakürek’in yayıncılık faaliyetleri içinde Büyük Doğu dergisi özel bir yere sahiptir. Dergi, onun şiir ve edebiyat yazarlığını daha geniş bir kamusal tartışma alanına taşıdı; yayın hayatı boyunca haftalık, günlük ve aylık biçimlerde yayımlandı. Böylece Kısakürek, yalnızca bireysel eserler kaleme alan bir şair değil, düzenli bir yayın organı çevresinde düşüncelerini ve yazılarını dolaşıma sokan bir yayıncı olarak da görünür oldu.

Büyük Doğu’nun ayrıntılı tarihi ve bir hareket olarak gelişimi ayrı bir inceleme konusudur. Kısakürek’in diğer yayın faaliyetleri arasında Ağaç, Borazan ve daha sonra “Raporlar” adıyla yayımlanan yazı dizisi bulunur. Tartışmalı yazıları ve yayınları nedeniyle 1978’de hakkında dava açıldı ve Büyük Doğu’nun kapanması gerekti.

Fikir dünyası ve kamusal kişiliği

Kısakürek’in edebiyatçı kimliğiyle fikir insanı kimliği, yazılarını dergilerde ve kamusal tartışmalarda yayımlaması sayesinde birlikte gelişti. Şiir, tiyatro ve düzyazı alanlarındaki üretimi kişisel bir sanat faaliyeti olarak kalmadı; dergiler aracılığıyla belirli bir fikrî çizginin ve okuyucu çevresinin oluşmasına katkı sağladı. Bu yönüyle Kısakürek, eser veren bir sanatçının yanı sıra kamuya seslenen bir yazar olarak da değerlendirilir.

1970’lerin sonlarından itibaren Türk İslamcı çevrelerinde etkili bir simge hâline geldi. Kendisinden sonraki bazı siyasi kadrolar ve kişiler onun söyleminden etkilendi; Recep Tayyip Erdoğan da öğrencilik yıllarında Kısakürek’le tanışan ve cenaze törenine katılan isimler arasında yer aldı. Dünya görüşünün ve siyasi düşüncesinin ayrıntıları ayrı bir makalenin konusudur.

Son yılları, ölümü ve edebî mirası

Kısakürek, uzun süren ancak yazma ve düşünme faaliyetlerini bütünüyle engellemeyen bir hastalığın ardından 25 Mayıs 1983’te Erenköy’deki evinde hayatını kaybetti. Eyüp sırtlarındaki Eyüp Mezarlığı’na defnedildi. Böylece şiir, tiyatro, roman, hikâye, düzyazı ve dergicilik alanlarına yayılan uzun üretim dönemi sona erdi.

Son yıllarına gelindiğinde Kısakürek, hem edebî eserleri hem de yayıncılık ve fikir faaliyetleriyle tanınan bir isimdi. Aldığı kültür ve edebiyat ödülleri, dönemindeki kurumsal takdirin göstergeleridir; sonraki yıllarda ise özellikle fikir yazıları ve söylemi, Türk İslamcı çevrelerde etkisini sürdürdü. Bu miras, onu yalnızca şiirleri okunan bir şair değil, edebiyat ile kamusal fikir üretimini bir araya getiren çok yönlü bir yazar olarak konumlandırır.

Hapislik ve hukuki süreçleri, özellikle tartışmalı yazıları ve yayınları nedeniyle karşılaştığı davalar bağlamında değerlendirilir; 1978’deki süreçte Büyük Doğu’nun kapanması zorunlu hâle gelmiştir.

Günlük hayatta

Bir yazarın etkisi yalnızca kitaplarıyla değil, dergi ve gazeteler aracılığıyla da yayılabilir. Kısakürek’in Ağaç ve Büyük Doğu gibi yayınlar çıkarması, edebiyatçıların aynı zamanda yayıncılık yaparak okuyucularla düzenli bir iletişim kurabileceğini gösterir.

Sık sorulan sorular

Necip Fazıl Kısakürek hangi alanlarda eser verdi?

Şiir, tiyatro, roman, hikâye ve düzyazı alanlarında eser verdi; ayrıca Ağaç ve Büyük Doğu gibi dergiler yayımladı.

Necip Fazıl Kısakürek’in edebî kariyeri nasıl başladı?

Edebiyata yoğun okuma ilgisiyle yöneldi ve şiir yazmaya genç yaşta başladı. İlk yayımlanan şiiri “Kitabe”, daha sonra Örümcek Ağı kitabında “Bir Mezar Taşı” adıyla yer aldı.

Büyük Doğu Necip Fazıl için neden önemlidir?

Büyük Doğu, onun yazılarını ve fikirlerini geniş bir okuyucu çevresine ulaştırdığı temel yayın organıdır; Kısakürek’in şairliğinin yanında yayıncı ve kamusal yazar kimliğini de görünür kılar.

Necip Fazıl Kısakürek ne zaman öldü?

25 Mayıs 1983’te Erenköy’deki evinde hayatını kaybetti ve Eyüp Mezarlığı’na defnedildi.

Kaynaklar
SıradakiOrhan Veli Kanık