Ölçme ve Hata: Sonuçlar Nasıl Doğru İfade Edilir?
Bir fiziksel ölçüm yalnızca sayıyla değil, büyüklük, birim ve ölçümün belirsizliğini gösteren bilgiyle ifade edilir. Ölçüm hataları sistematik, rastgele ve kaba olarak sınıflandırılabilir. Mutlak, bağıl ve yüzde hata; doğruluk, hassasiyet ve anlamlı rakamlarla birlikte sonucun güvenilirliği yorumlanır.
Bu yazıda (6)
Fizikte hiçbir ölçüm sonucu sınırsız kesinlik taşımaz. Bir cetvelle uzunluk, teraziyle kütle veya kronometreyle zaman ölçülürken ölçümün sayısal değeri, birimi ve ne kadar güvenilir olduğu birlikte değerlendirilmelidir.
Ölçüm sonucunun temel bileşenleri
Bir ölçüm sonucu üç temel bilgi içerir: ölçülen fiziksel büyüklüğün sayısal değeri, bu değerin birimi ve ölçümdeki belirsizliği gösteren yaklaşık aralık. Örneğin bir kalemin uzunluğu 12,4 cm olarak ölçülmüşse 12,4 sayısı büyüklüğün sayısal değerini, cm ise birimini belirtir. Ölçümün son basamağının ne kadar güvenilir olduğu da ölçüm aracının özellikleri ve ölçme koşullarıyla ilişkilidir.
Belirsizlik de yazıldığında sonuç daha doğru ifade edilir. Örneğin 12,4 ± 0,1 cm ifadesi, ölçülen uzunluğun yaklaşık 12,3 cm ile 12,5 cm arasında kabul edildiğini anlatır. Buradaki ±0,1 cm, ölçümün kesin olarak tek bir değere eşit olmadığını ve son basamağın sınırlı bir kesinlikle bilindiğini gösterir. Aynı ölçüm 12,4000 cm biçiminde yazılırsa araç ve yöntem desteklemiyorsa gerçekte olmayan bir kesinlik izlenimi doğar.
Birim, fiziksel büyüklüğün hangi ölçekte ifade edildiğini belirler. Metre, santimetre veya milimetre gibi farklı birimler kullanılabilir; ancak sayı ile birim birlikte düşünülmelidir. Büyük ya da küçük değerleri daha okunaklı yazmak için bilimsel gösterim kullanılabilir. Örneğin 0,0000045 m değeri 4,5 × 10^-6 m biçiminde yazılır; burada 10’un kuvveti, ondalık noktasının kaç basamak taşınacağını gösterir.
Ölçüm aracının çözünürlüğü, göstergede ayırt edilebilen en küçük bölme ya da değişimle ilgilidir. Cetvelin bölmeleri daha küçük oldukça uzunluk daha ayrıntılı okunabilir; fakat bu, her zaman sonucun aynı ölçüde doğru olduğu anlamına gelmez. Birim dönüşümü ise aynı fiziksel büyüklüğü başka bir birimle yazma işlemidir ve dönüşüm katsayısının doğru kullanılması gerekir.
Ölçüm hatası ve belirsizlik kavramları
Ölçüm hatası, ölçülen değer ile gerçek ya da kabul edilen değer arasındaki farktır. Gerçek değer çoğu durumda doğrudan bilinmediği için hata da tam olarak belirlenemez; bunun yerine ölçümün ne kadar değişebileceğini gösteren bir belirsizlik tahmini kullanılır. Bu nedenle bir ölçüm sonucu tek ve mutlak olarak kesin bir sayı değil, belirli bir aralık içinde değerlendirilen bir sonuçtur.
Belirsizlik; ölçüm aracının sınırlı çözünürlüğü, ölçme yönteminin ölçülen sistemi etkilemesi ve ölçüm koşullarındaki değişiklikler gibi nedenlerden doğabilir. Örneğin bir voltmetre, gerilimi ölçülen elemana paralel bağlanır; sonlu giriş direnci nedeniyle devreden bir miktar akım çekerek ideal durumda ölçülmesi beklenen devreyi az da olsa değiştirebilir. Bu değişiklik ölçüm cihazının mutlaka bozuk olduğunu göstermez; ölçme işleminin sistemi etkileyebilmesi, sonucun belirsizliğine katkı yapar.
Bir uzunluk için 25,0 ± 0,2 cm sonucu verildiğinde, 25,0 cm ölçümün merkez değeridir; 0,2 cm ise sonucun yaklaşık hangi aralıkta değişebileceğini belirtir. Başka bir ölçüm aynı yöntemle 25,0 ± 0,8 cm biçiminde verilseydi, ikinci sonuç daha geniş bir belirsizlik aralığına sahip olurdu. Bu da ikinci ölçümün sonucunu ifade ederken daha sınırlı bir güven düzeyi bulunduğunu gösterir. Belirsizlik küçüldükçe ölçüm sonucu daha dar bir aralıkta tanımlanır; ancak belirsizliğin tamamen sıfır olması beklenmez.
Sistematik, rastgele ve kaba hata türleri
Sistematik hata, ölçümlerin tamamını benzer yönde ve benzer miktarda etkileyen hatadır. Sıfır ayarı bozuk bir terazi her ölçümde değeri fazla ya da eksik gösterebilir. Ölçüm sayısını artırmak böyle bir kaymayı kendiliğinden ortadan kaldırmaz; hatanın kaynağını bulmak, aracı kontrol etmek veya uygun bir düzeltme yapmak gerekir.
Rastgele hata, aynı koşullarda tekrarlanan ölçümlerin birbirinden küçük miktarlarda farklı çıkmasına neden olur. Okuma anındaki küçük değişiklikler veya çevre koşullarındaki oynamalar bu tür farklılıklara yol açabilir. Çok sayıda ölçüm yapmak ve sonuçların dağılımını değerlendirmek rastgele etkinin ölçüm üzerindeki etkisini azaltmaya yardımcı olabilir; fakat tek tek sonuçlar yine aynı olmayabilir. Kaba hata ise ölçümün yanlış yapılması, değerin yanlış okunması ya da yanlış kaydedilmesi gibi belirgin bir dikkatsizlikten kaynaklanır. Örneğin 2,5 cm değerini 25 cm yazmak kaba hatadır ve normal ölçüm belirsizliği gibi yorumlanmamalıdır.
Doğruluk ve hassasiyet arasındaki fark
Doğruluk, ölçüm sonucunun kabul edilen gerçek değere ne kadar yakın olduğunu belirtir. Hassasiyet ise aynı koşullarda tekrarlanan ölçümlerin birbirine ne kadar yakın olduğunu, yani sonuçların ne kadar az saçıldığını anlatır. Bu iki kavram aynı değildir: Ölçümler birbirine çok yakın olabilir ancak hepsi gerçek değerden uzaksa hassas, fakat doğru olmayan bir ölçüm grubu elde edilir.
Örneğin gerçek uzunluğu 11,0 inç olan bir kâğıt için 11,1 inç, 11,2 inç ve 10,9 inç sonuçları hem gerçek değere yakındır hem de birbirinden çok uzak değildir. Bu sonuçlar hem doğru hem hassastır. Buna karşılık 10,9 inç, 11,1 inç ve 11,9 inç sonuçlarında değerler arasındaki saçılma daha büyüktür; bu nedenle hassasiyet düşer. Ölçümler 10,0 inç, 10,0 inç ve 10,1 inç gibi birbirine çok yakın olup gerçek değer 11,0 inç ise hassasiyet yüksek, doğruluk düşük olur.
Mutlak, bağıl ve yüzde hata
Bir ölçümün hata büyüklüğü, ölçülen değer ile referans alınan değer karşılaştırılarak ifade edilebilir. Kabul edilen gerçek değer veya referans değer R, ölçülen değer M ise mutlak hata iki değer arasındaki farkın mutlak değeridir. İşaret dikkate alınmadığı için mutlak hata, ölçümün referanstan ne kadar uzak olduğunu gösterir.
Formüller: Mutlak hata = |M - R| Bağıl hata = |M - R| / |R| Yüzde hata = bağıl hata × 100
Bağıl hata, mutlak hatayı referans değerin büyüklüğüne oranlar. Böylece aynı mutlak farkın küçük ve büyük ölçümlerdeki önemini karşılaştırmak mümkün olur. Yüzde hata ise bu oranı yüzde biçiminde gösterdiği için yorumlanması daha kolaydır. Referans değer bilinmiyorsa hata hesabı yerine ölçüm belirsizliği raporlanabilir.
Örneğin bir cismin kabul edilen uzunluğu 10,0 cm, ölçülen uzunluğu 9,8 cm olsun. Mutlak hata |9,8 - 10,0| = 0,2 cm’dir. Bağıl hata 0,2 / 10,0 = 0,02; yüzde hata ise 0,02 × 100 = %2 olur. Aynı 0,2 cm farkı, 1,0 cm’lik bir ölçümde çok daha büyük bir oransal etkiye sahip olurdu. Bu nedenle yalnızca mutlak hataya bakmak yerine hatayı referans değere göre de değerlendirmek gerekir.
Anlamlı rakamlar ve ölçüm sonucunun yuvarlanması
Anlamlı rakamlar, bir ölçümün taşıdığı güvenilir bilgi basamaklarını gösterir. Ölçüm aracı daha fazla basamağı ayırt edemiyorsa sonuçta gereksiz basamaklar yazılmamalıdır. Örneğin bir cetvelle milimetre düzeyinde okuma yapılabiliyorsa sonucu 12,347 cm biçiminde yazmak, ölçülmemiş basamaklar ekleyerek gerçekte olmayan bir kesinlik oluşturur.
Yuvarlama, ölçümün veya hesaplanan sonucun desteklediği son basamağa göre yapılır. Belirsizlik 0,1 cm düzeyindeyse merkez değer de genellikle onda bir santimetre basamağıyla yazılır: 12,4 ± 0,1 cm. Belirsizliği 0,1 cm olan bir sonuç için 12,400 ± 0,100 cm yazmak ölçümün gösterdiğinden daha duyarlı olduğu izlenimini verir. Bilimsel gösterim de anlamlı rakamları koruyarak büyük ve küçük değerleri düzenli biçimde yazmaya yarar; örneğin 8,40 × 10^14 ifadesindeki katsayı, ölçümün yazılan anlamlı basamaklarını taşır.
Mutlak hata = |M - R| Bağıl hata = |M - R| / |R| Yüzde hata = bağıl hata × 100 Ölçüm sonucu = ölçülen değer ± belirsizlik
Bir otomobil lastiğinin basıncı ölçülürken gösterge atmosfer basıncını sıfır kabul ederek lastiğin atmosfer basıncına göre farkını gösterir. Bu nedenle göstergedeki sıfır, lastiğin içinde hiç basınç olmadığı anlamına gelmez; ölçümün hangi referansa göre yapıldığını bilmek gerekir.
Doğruluk gerçek değere yakınlık, hassasiyet ise tekrarlı ölçümlerin birbirine yakınlığıdır. Hata hesabında mutlak hata doğrudan farkı, bağıl ve yüzde hata ise bu farkın referans değere oranını gösterir.
Sık sorulan sorular
Ölçüm sonucu neden yalnızca sayıyla yazılmaz?
Sayı tek başına ölçülen büyüklüğün hangi birimde olduğunu ve sonucun ne kadar güvenilir olduğunu göstermez. Bu nedenle büyüklük, birim ve gerekiyorsa belirsizlik birlikte yazılır.
Hata ile belirsizlik aynı şey midir?
Tam olarak aynı değildir. Hata, ölçülen değer ile gerçek veya kabul edilen değer arasındaki farktır; belirsizlik ise gerçek değer bilinmediğinde ölçümün hangi aralıkta değişebileceğine ilişkin tahmindir.
Çok sayıda ölçüm yapmak sistematik hatayı yok eder mi?
Hayır. Çok sayıda ölçüm rastgele değişimleri değerlendirmeye yardımcı olabilir; ancak her ölçümü aynı yönde etkileyen sistematik hata için aracın veya yöntemin kontrol edilmesi gerekir.
Hassas bir ölçüm her zaman doğru mudur?
Hayır. Sonuçlar birbirine çok yakın olduğu hâlde kabul edilen gerçek değerden uzak olabilir. Bu durumda ölçüm hassas, fakat doğru değildir.
Yüzde hata nasıl bulunur?
Önce ölçülen değer ile referans değer arasındaki farkın mutlak değeri bulunur. Bu değer referans değere bölünür ve sonuç 100 ile çarpılır.
- •Physics — The Language of Physics: Physical Quantities and Units / Using Scientific Notation with Physical Measurementsopenstax.org
- •College Physics — Null Measurements / 21.5 Null Measurementsopenstax.org
- •College Physics — DC Voltmeters and Ammeters / Taking Measurements Alters the Circuitopenstax.org
- •College Physics — Accuracy, Precision, and Significant Figures / Accuracy and Precision of a Measurementopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org