Pisagor
Pisagor, MÖ 6. yüzyılda yaşamış İyonya kökenli Yunan filozofu ve düşünürüdür. Samos’ta doğduğu, Güney İtalya’daki Kroton’da bir okul kurduğu ve sayıların düzeniyle düşünce arasında bağ kurduğu aktarılır. Ancak ona atfedilen birçok matematiksel buluşun gerçekten kendisine mi, yoksa takipçilerine mi ait olduğu kesin değildir.
Pisagor, antik Yunan düşüncesinde matematik, müzik, ruh anlayışı ve topluluk yaşamını bir araya getiren etkili bir figürdür. Onun hakkında anlatılanlar arasında tarihsel bilgiler, sonraki takipçilerin aktarımları ve efsanevi unsurlar iç içe geçmiştir; bu nedenle Pisagor’un gerçek katkıları ile ona sonradan yüklenenler birbirinden ayrılmalıdır.
Pisagor’un kimliği ve yaşadığı dönem
Pisagor, tam adıyla Samoslu Pisagor, MÖ yaklaşık 570 ile 495 arasında yaşamış İyonya kökenli bir Yunan filozofu ve çok yönlü düşünür olarak tanınır. Doğu Ege’deki Samos adasında doğduğu kabul edilir. Yaşadığı dönem, İyonya’da doğa ve evren üzerine akıl yürütmeye dayalı düşüncenin geliştiği bir çağdı. Samos da ticaretin, mimari mühendisliğin ve farklı kültürlerden gelen fikirlerin buluştuğu canlı bir merkezdi. Bu çevre, Pisagor’un yalnızca dinî veya geleneksel açıklamalarla yetinmeyen bir düşünür olarak şekillenmesine uygun bir ortam sağladı.
Pisagor’un kimliği, onu yalnızca bir matematikçi olarak tanımlamaktan daha geniştir. Antik kaynaklarda filozof, dinî öğretici, siyasal danışman ve okul kurucusu olarak görünür. Ona atfedilen düşünce tarzında düzen, oran ve uyum önemli yer tutar. Örneğin müzikteki bazı uyumların matematiksel oranlarla açıklanabileceği fikri, sayıların yalnızca hesap yapmak için değil, dünyadaki düzeni anlamak için de kullanılabileceğini gösterir. Bununla birlikte, bu görüşlerin ne kadarının doğrudan Pisagor’a ait olduğu kesin değildir; bazı fikirler daha sonraki Pisagorcular tarafından geliştirilmiş olabilir.
Pisagor’un hayatı ve seyahatleri
Pisagor’un hayatına ilişkin bilgiler kesin ve çelişkisiz bir biyografi oluşturmaz. Herodotos ve İsokrates, onun Mnesarkhos’un oğlu ve Samos doğumlu olduğu konusunda birleşir; babasının kuyumcu ya da varlıklı bir tüccar olduğu ise kesin değildir. Pisagor’un Samos’ta eğitim gördüğü, burada kamusal meselelerin tartışıldığı bir çevreyle ilişkilendirildiği ve yaklaşık kırk yaşındayken adadan ayrıldığı aktarılır. Bu ayrılışın nedeni konusunda farklı açıklamalar vardır: Samos’taki Polykrates yönetimiyle anlaşmazlık, kamusal görevlerin ağırlığı veya yurttaşlarının kendisine gösterdiği yoğun ilgi bunlar arasındadır.
Yaklaşık MÖ 530’da Pisagor, Güney İtalya’daki Kroton adlı Yunan kolonisine gitti. Burası o dönemde Magna Graecia adı verilen, Yunan yerleşimlerinin bulunduğu bölgenin önemli merkezlerinden biriydi. Pisagor’un Kroton’da kısa sürede etkili olduğu, seçkinlere danışmanlık yaptığı ve çevresinde disiplinli bir topluluk oluşturduğu anlatılır. Bu toplulukta gizlilik, ortak yaşam ve sade bir hayat öne çıkıyordu. Böyle bir yapı, Pisagor’un etkisini tek tek derslerden çok, belirli kuralları paylaşan öğrenciler ve takipçiler aracılığıyla yaymasını sağladı.
Pisagor’un Mısır’a, Pers ülkesine, Fenike’ye, Hindistan’a veya başka bölgelere seyahat ettiği ve oralardaki bilginlerden öğrendiği yönündeki anlatılar da vardır. Ancak bu seyahatlerin önemli bir bölümü daha sonraki yazarların aktarımlarına dayanır; bunların tarihsel kesinliği aynı düzeyde değildir. Pisagor’un ölümü de tam olarak açıklığa kavuşmamıştır: Kroton’daki siyasal çatışmalar sırasında öldürülmüş olabileceği ya da Metapontum’a kaçarak orada hayatını kaybettiği söylenir. Pisagor hakkında tarihsel kaynakların sınırlı ve çelişkili olması, yaşam öyküsündeki efsanevi unsurları ayırmayı zorlaştırır.
Pisagor’un başlıca çalışmaları ve düşünceleri
Pisagor’a matematiksel ve bilimsel alanda birçok katkı atfedilir. Bunlar arasında Pisagor teoremi, müzikteki oranlara dayalı düzen, düzgün çokyüzlüler, oranlar kuramı, Dünya’nın küreselliği ve gökyüzüyle ilgili bazı fikirler sayılır. Ancak tarihçiler, bu sonuçların gerçekten Pisagor tarafından mı bulunduğunu, daha önceki kültürlerden mi geldiğini veya okulundaki sonraki düşünürlerce mi geliştirildiğini tartışır. Özellikle sayıların evrenin temel ilkeleri olduğu yönündeki sistemli düşüncelerin, daha sonraki Pisagorcu Filolaos’la ilişkilendirilmesi gerektiğini savunan araştırmacılar vardır.
Pisagor’la ilişkilendirilen düşüncelerden biri, gök cisimlerinin hareketleri ile matematiksel oranlar arasında bağ kuran kürelerin uyumu anlayışıdır. Bir başka güvenilir biçimde aktarılan öğreti ise ruhun ölümsüz olduğu ve ölümden sonra başka bir bedene geçtiği inancıdır. Pisagorculuğun temel inançları ve sayı öğretisi, burada ayrıntılı bir felsefe incelemesine dönüştürülmeden, onun düşünce çevresini tanıtan başlıklar olarak görülebilir. Pisagor teoremiyle ilişkisi ise, dik üçgenin kenarları arasındaki bağı açıklayan ve tarih boyunca Pisagor’un adıyla anılan sonuç üzerinden kurulmuştur; teoremin matematiksel ispatları ve uygulamaları ayrı bir konudur.
Pisagor Okulu ve takipçileri
Pisagor Okulu, yalnızca matematik derslerinin verildiği bir yer değil, belirli yaşam kurallarını ve ortak düşünceleri paylaşan bir topluluktu. Kaynaklarda öğrencilerin gizlilik yemini ettiği, birlikte ve sade bir hayat sürdüğü anlatılır. Bu düzen, bilgilerin yazılı eserlerden çok öğretmen-öğrenci ilişkisi ve topluluk içindeki aktarım yoluyla korunmasını sağlamış olabilir. Aynı zamanda Pisagor’un Kroton’da siyasal çevreler üzerinde etkili olması, okulun yalnızca özel bir eğitim çevresi olmadığını; toplum ve yönetimle de ilişki kurduğunu gösterir.
Pisagor’un doğrudan yazdığı eserlerin varlığı kesin biçimde gösterilemediği için, onun düşüncelerini çoğunlukla takipçilerinin ve daha sonraki yazarların aktarımlarından öğreniriz. Magna Graecia, Phlius ve Thebai’de Pisagorcu toplulukların bulunduğu; Filolaos, Arkhytas ve Nikomakhos gibi sonraki düşünürlerin matematik, müzik ve sayı anlayışını geliştirdiği aktarılır. Bu nedenle Pisagor’un mirası, tek bir kişinin çalışmalarından çok, öğretisinin bir okul ve gelenek içinde sürdürülmesiyle oluşmuştur.
Pisagor’un matematik ve düşünce tarihindeki etkisi
Pisagor’un etkisi, matematiği evrendeki düzeni anlamanın bir yolu olarak ele alan yaklaşımıyla güçlenmiştir. Onun çevresinde gelişen gelenek, sayıları yalnızca miktarları ifade eden araçlar olarak değil, oranları, uyumu ve düzeni açıklayan ilkeler olarak değerlendirdi. Bu yaklaşımın nasıl işlediğini görmek için müzikteki uyum fikri önemlidir: sesler arasındaki bazı ilişkilerin matematiksel oranlarla açıklanabileceği düşüncesi, matematik ile müzik arasında kavramsal bir köprü kurar. Pisagor’a atfedilen kürelerin uyumu öğretisi de gök cisimlerinin hareketlerini matematiksel düzenle ilişkilendirir; fakat bu düşüncenin ona mı yoksa sonraki Pisagorculara mı ait olduğu kesin değildir.
Pisagorcu fikirler özellikle Platon’un düşüncesi üzerinde etkili olmuş olabilir. Platon’un bazı diyaloglarında matematiksel ve soyut düşüncenin felsefe, bilim ve ahlak için güvenilir bir temel oluşturduğu yönündeki yaklaşımın Pisagorcu bir renk taşıdığı değerlendirilir. Böylece Pisagor’un etkisi, kendi dönemindeki toplulukla sınırlı kalmayıp Platon ve Aristoteles üzerinden Batı felsefesinin sonraki gelişimine ulaştı.
Pisagorculuk, MÖ 1. yüzyılda Orta Platonculuk çevrelerinde yeniden canlandı; Roma döneminde Yeni-Pisagorculuk adı verilen eğilimler ortaya çıktı. Orta Çağ boyunca Pisagor büyük bir filozof olarak anılmaya devam etti ve düşünceleri Kopernik, Kepler ve Newton gibi bilim insanlarıyla ilişkilendirilen daha geniş bir entelektüel mirasın parçası oldu. Buradaki önem, bütün buluşların kesin olarak Pisagor’a ait olmasından değil, matematiksel düzeni felsefi düşüncenin merkezine taşıyan bir geleneğin onun adı etrafında şekillenmesinden kaynaklanır.
Pisagor’la ilişkilendirilen müziksel oran fikri, seslerin ve aralıkların matematiksel ilişkilerle düzenlenebileceğini gösterir; bu, müzikte matematiksel ölçülerin kullanılmasına somut bir örnektir.
Pisagor’a atfedilen katkılar ile Pisagorcu okulun sonraki üyelerinin çalışmaları aynı şey değildir. Özellikle Pisagor teoremi ve sayı anlayışının doğrudan Pisagor’a ait olup olmadığı tarihsel olarak tartışmalıdır.
Sık sorulan sorular
Pisagor ne zaman yaşadı?
Pisagor’un MÖ yaklaşık 570 ile 495 arasında yaşadığı kabul edilir.
Pisagor nerede doğdu?
Pisagor’un Doğu Ege’deki Samos adasında doğduğu aktarılır.
Pisagor hangi okulun kurucusudur?
Pisagor, Güney İtalya’daki Kroton’da gizlilik, ortak yaşam ve sade hayat kurallarıyla tanınan Pisagor Okulu’nun kurucusu olarak bilinir.
Pisagor teoremini gerçekten Pisagor mu buldu?
Teorem antik çağda Pisagor’un adıyla ilişkilendirilmiştir; ancak bunun doğrudan Pisagor tarafından mı, daha önceki bilgilerden mi veya takipçileri tarafından mı geliştirildiği kesin değildir.
Pisagor neden önemlidir?
Pisagor, matematiksel düzeni müzik, evren ve felsefi düşünceyle ilişkilendiren bir gelenek oluşturduğu ve bu geleneğin Platon’dan sonraki düşünce tarihini etkilediği için önemlidir.
- •Wikipedia (EN) — Pythagoras — Pythagoras / girisen.wikipedia.org