Tarih Öncesi ve Tarihî Devirler Nasıl Sınıflandırılır?
İnsanlık tarihi, yazının kullanılmaya başlanması ölçüt alınarak tarih öncesi ve tarihî devirler şeklinde incelenir. Tarih öncesinde taş, bakır, tunç ve demir kullanımı; tarihî devirlerde ise önemli siyasi ve toplumsal gelişmeler dönemlendirmede temel alınır. Ancak bu sınırlar bütün toplumlarda aynı zamanda ortaya çıkmamıştır.
Bu yazıda (6)
İnsanlık geçmişini anlamayı kolaylaştırmak için olaylar ve gelişmeler belirli dönemlere ayrılır. Bu dönemlendirmede yazının ortaya çıkışı temel ayrım noktasıdır; ancak kullanılan ölçütlerin her toplumda aynı tarihte gerçekleşmediği unutulmamalıdır.
Tarih öncesi ve tarihî devir ayrımı
Tarih öncesi devirler, insanların yazılı kayıt bırakmadığı dönemleri ifade eder. Bu dönem için doğrudan yazılı belgeler bulunmadığından geçmiş; taş aletler, yapı kalıntıları, seramikler, insan ve hayvan kemikleri gibi maddi izler üzerinden araştırılır. Tarihî devirler ise yazının kullanılmaya başlanmasıyla başlar. Yazı, insanların olayları, alışverişleri, yönetim kararlarını ve inançlarını kalıcı biçimde kaydetmesini sağladığı için geçmişi inceleyenlere farklı türde bir kanıt sunar.
Bu ayrım, insanlığın bütün bölgelerinde aynı anda gerçekleşmiş bir takvim sınırı değildir. Bir toplum yazıyı kullanmaya başladığında o toplum için tarihî dönem başlarken, başka bir toplum yazısız yaşamaya devam edebilir. Örneğin Mısır'da tarih öncesinin sona ermesi yaklaşık olarak MÖ 3100 çevresine yerleştirilirken, Yeni Gine'de bu geçiş çok daha yakın bir döneme kadar uzatılabilir. Bu nedenle bir buluntuyu sınıflandırırken yalnızca insanlık için tek bir tarih aramak yerine, buluntunun ait olduğu bölgedeki yazı kullanımı ve kültürel koşullar dikkate alınır.
Yazının tarih açısından önemi, geçmiş hakkında yalnızca nesnelerden değil, insanların bıraktığı kayıtlardan da bilgi edinilmesini sağlamasıdır. Bununla birlikte yazı ortaya çıktıktan sonra da yazıyı kullanmayan topluluklar bulunabildiği için arkeolojik kanıtlar önemini korur.
Tarih öncesi devirlerin sıralaması
Tarih öncesi devirler, özellikle Avrasya için yaygın olarak şu sırayla ele alınır: Paleolitik, Mezolitik, Neolitik, Kalkolitik ve Maden Devirleri. Bu sıralama, toplumların kullandığı araç-gereçlerde ve üretim biçimlerinde görülen baskın değişikliklere dayanır. Yani dönem adı yalnızca geçen süreyi değil, o dönemde öne çıkan teknolojik ve ekonomik yaşamı da anlatır.
Paleolitik Eski Taş Devri'dir ve taş aletlerin kullanıldığı en uzun tarih öncesi evreyi ifade eder. Onu izleyen Mezolitik, Eski Taş Devri ile Neolitik arasındaki geçiş dönemidir. İklim ve çevre koşullarındaki değişim, bazı toplulukların beslenme ve araç kullanma biçimlerini etkiledi; küçük taş parçalarından oluşturulan araçlar, balıkçılık gereçleri, yay ve kano gibi buluntular bu döneme ilişkin örneklerdir. Ancak Mezolitik'in süresi ve belirginliği bölgelere göre değişmiştir.
Neolitik Yeni Taş Devri'dir. Tarımın başlaması, hayvanların evcilleştirilmesi ve kalıcı yerleşmelerin kurulması bu dönemi önceki evrelerden ayırır. Örneğin sürekli ya da mevsimsel olarak kullanılan köylerin ve çanak çömleğin ortaya çıkması, insanların yalnızca hazır besinleri tüketmekten üretime yöneldiğini gösterir. Neolitik'ten sonra bakır, tunç ve demirin öne çıktığı Maden Devirleri gelir; bu devirlerin ilki Kalkolitik ya da Bakır Devri'dir. Bir buluntunun dönemini belirlerken kullanılan malzemenin yanı sıra üretim biçimi ve yerleşme düzeni birlikte değerlendirilir.
Tarih öncesi devirlerin temel özellikleri
Tarih öncesi devirler arasındaki temel fark, insanların doğayla kurduğu ilişkinin ve üretim biçiminin değişmesidir. Paleolitik dönemde insanlar ağırlıklı olarak avcılık ve toplayıcılıkla geçinir, hareketli gruplar hâlinde yaşar ve taş aletlerden yararlanırdı. Mezolitik dönemde çevre koşullarındaki değişimle birlikte balıkçılık ve farklı küçük taş araçların kullanımı öne çıktı. Neolitik dönemde tarım ve hayvanların evcilleştirilmesi, besin üretimini mümkün kıldı; bunun sonucu olarak kalıcı yerleşmeler, köyler, depolama ihtiyacı ve daha düzenli bir toplumsal yaşam gelişti. Kalkolitik ve sonraki Maden Devirleri'nde ise maden işleme araç ve eşya üretimine yeni olanaklar sundu. Taş, bakır, tunç ve demir teknolojilerinin ayrıntılı gelişimi ayrı bir konudur.
Tarih öncesini araştıranlar mağara ve yerleşme kalıntıları, taş aletler, seramikler, kemikler, mezarlar ve yapı izleri gibi arkeolojik buluntulardan yararlanır. Arkeolojik kazıların uygulanması ve buluntuların tarihlendirilmesi ise bu makalenin kapsamı dışındaki yöntemlerle ele alınır.
Tarihî devirlerin sıralaması
Yazının kullanılmaya başlanmasından sonraki tarih sınıflandırmasında yaygın sıra İlk Çağ, Orta Çağ, Yeni Çağ ve Yakın Çağ şeklindedir. Bu sıra, geçmişi art arda gelen büyük dönemler içinde incelemeyi sağlar; dönem adları, tek bir toplumun değil, geniş tarihsel değişimlerin anlaşılması için kullanılır.
İlk Çağ, yazının ortaya çıkışından başlayarak Orta Çağ'a geçişe kadar uzanan ilk tarihî dönemdir. Bu çağda yazılı kayıtlar sayesinde yönetim, hukuk, ekonomik faaliyetler ve siyasi olaylar hakkında bilgi edinmek mümkün hâle gelir. Orta Çağ, İlk Çağ'ın ardından gelir ve geleneksel sınıflandırmada Kavimler Göçü gibi büyük siyasi ve toplumsal hareketlerle başlatılır. Yeni Çağ, Orta Çağ'dan sonra gelir; İstanbul'un fethi bu geçişi başlatan gelişme olarak kabul edilir. Yakın Çağ ise Yeni Çağ'ın ardından gelir ve Fransız İhtilali gibi siyasi ve toplumsal dönüşümlerle başlatılır.
Örneğin yazıyı kullanan bir devletin vergi veya yönetim kayıtları, o topluma ait bir olayın tarihî devir bağlamında incelenmesine imkân verir. İlk Çağ toplumlarının ve uygarlıklarının özellikleri ise ayrı bir başlıkta incelenir.
Tarihî devirleri başlatan ve sona erdiren gelişmeler
Tarihî devirlerin sınırları, toplumların yaşamını geniş ölçekte değiştiren siyasi, teknolojik ve toplumsal gelişmelerle belirlenir. İlk Çağ'ın başlangıcı yazının kullanılmasıdır; Orta Çağ'ın başlangıcı geleneksel olarak Kavimler Göçü'yle, Yeni Çağ'ın başlangıcı İstanbul'un fethiyle, Yakın Çağ'ın başlangıcı ise Fransız İhtilali'yle ilişkilendirilir. Bu olaylar yalnızca gerçekleştiği anda yaşanan gelişmeler değildir; yönetim biçimlerini, siyasi güç dengelerini ve toplumların örgütlenmesini etkiledikleri düşünüldüğü için çağ sınırı olarak kullanılır.
Bir çağın sona ermesi de çoğu zaman tek bir gün içinde bütün toplumların değişmesi anlamına gelmez. Örneğin İstanbul'un fethi, bir devletin siyasi merkezini ve güç dengesini değiştiren önemli bir olay olarak Yeni Çağ'ın başlangıcında kullanılır; fakat farklı bölgelerdeki toplumların hayatı aynı anda bütünüyle değişmemiştir. Bu yüzden çağ başlangıç ve sonları, tarihsel değişimleri düzenli biçimde incelemek için oluşturulmuş sınıflandırma araçlarıdır. İlk Çağ uygarlıkları hakkında ayrıntılı bilgi ayrı bir konudur.
Dönemlendirmelerin kesin ve evrensel olmaması
Tarih öncesi ve tarihî devirlerin sınırları kesin, değişmez ve dünyanın her yerinde geçerli tarihler değildir. Çünkü tarım, yerleşik yaşam, metal kullanımı ve yazı gibi gelişmeler farklı toplumlarda farklı zamanlarda ortaya çıkmıştır. Bir bölgede Neolitik dönem tarımla birlikte erken bir tarihte başlarken, başka bir bölgede insanlar daha uzun süre avcılık ve toplayıcılıkla yaşamış olabilir. Benzer şekilde yazının yayılması da yavaş gerçekleştiği için tarih öncesinin sona erdiği tarih bölgeden bölgeye değişir.
Ayrıca aynı dönemde yaşayan komşu toplulukların gelişmişlik düzeyleri aynı olmayabilir. Yazıyı kullanan bir toplumun çevresinde yazısız yaşayan topluluklar bulunabilir; bu topluluklar için arkeolojik buluntular hâlâ başlıca bilgi kaynağıdır. Bu nedenle dönem adları, geçmişi anlamayı kolaylaştıran genel etiketlerdir. Bir buluntuyu değerlendirirken etiketin yanında bölge, toplum, buluntunun niteliği ve yazının o toplumda kullanılıp kullanılmadığı da dikkate alınmalıdır.
Bir müzede taş uçlu bir av aleti, tarıma ait kalıntılar veya çanak çömlek gördüğünüzde bunlar tarih öncesi yaşamın izleri olarak değerlendirilebilir. Yazılı bir tablet ya da yönetim kaydı ise buluntunun tarihî dönem bağlamında incelenmesini sağlar; kesin sınıflandırmada buluntunun bulunduğu bölge de önemlidir.
Ayırt edici temel ölçüt, tarih öncesi ile tarihî devir arasındaki sınırın yazının kullanılmaya başlanmasıdır. Tarih öncesi devirlerin sırası Paleolitik-Mezolitik-Neolitik-Kalkolitik-Maden Devirleri; tarihî devirlerin yaygın sırası ise İlk Çağ-Orta Çağ-Yeni Çağ-Yakın Çağ'dır. Çağ başlangıçlarının her bölgede aynı tarihe karşılık gelmediği unutulmamalıdır.
Sık sorulan sorular
Tarih öncesi devirleri tarihî devirlerden ayıran temel ölçüt nedir?
Temel ölçüt yazının kullanılmaya başlanmasıdır. Yazıdan önceki dönemler tarih öncesi, yazılı kayıtların kullanılmaya başladığı dönemler tarihî devirler olarak incelenir.
Tarih öncesi devirler hangi sırayla gelir?
Yaygın sıralama Paleolitik, Mezolitik, Neolitik, Kalkolitik ve Maden Devirleri şeklindedir.
Neolitik dönemi önceki dönemlerden ayıran gelişmeler nelerdir?
Tarımın başlaması, hayvanların evcilleştirilmesi ve kalıcı yerleşmelerin kurulması Neolitik dönemin başlıca ayırt edici gelişmeleridir.
Tarihî devirlerin sıralaması nasıldır?
Yaygın tarih sınıflandırmasına göre sıra İlk Çağ, Orta Çağ, Yeni Çağ ve Yakın Çağ'dır.
Tarih öncesi ve tarihî devirlerin sınırları neden her yerde aynı değildir?
Yazı, tarım, yerleşik yaşam ve metal kullanımı toplumlara ve bölgelere göre farklı zamanlarda ortaya çıktığı için dönem sınırları evrensel ve kesin değildir.
- •Wikipedia (EN) — Prehistory — Prehistory / girisen.wikipedia.org