Teşbih Sanatı: Benzetmenin Unsurları ve Türleri
Teşbih, iki varlık veya kavram arasında benzerlik kuran söz sanatıdır. Benzeyen, kendisine benzetilen, benzetme yönü ve benzetme edatı olmak üzere dört temel unsuru vardır. Bu unsurların cümledeki varlığına göre teşbih türleri belirlenir.
Bu yazıda (7)
Teşbih, bir varlığı ya da kavramı başka bir varlığa benzeterek anlatımı daha canlı ve anlaşılır hâle getiren söz sanatıdır. Bir cümlede teşbihi bulmak için önce karşılaştırılan iki unsuru, ardından aralarındaki ortak özelliği ve kullanılan benzetme sözünü belirlemek gerekir.
Teşbihin tanımı ve temel benzetme ilişkisi
Teşbih, aralarında ortak bir özellik bulunan iki farklı varlık veya kavramın karşılaştırılmasıdır. Bu karşılaştırmada anlatılmak istenen asıl varlık daha iyi tanıtılır; onun bir özelliği, okuyucunun daha kolay zihninde canlandırabileceği başka bir varlığın özelliğiyle ilişkilendirilir. Karşılaştırmanın açıkça kurulması, teşbihin temel şartıdır. Yalnızca iki şeyin benzer olduğunun söylenmesi her zaman sanatlı bir teşbih oluşturmaz; benzerliğin anlatıma mecazlı veya canlı bir anlam katması beklenir.
Örneğin “Çocuğun gözleri yıldız gibi parlıyordu.” cümlesinde çocuğun gözleri ile yıldız arasında parlaklık bakımından bir ilişki kurulmuştur. Gözler gerçekten yıldız değildir; yıldızın parlaklığı, gözlerin görünüşünü anlatmak için kullanılmıştır. Böylece okuyucu, gözlerin parlaklığını doğrudan “parlak” sözüyle duymaktan daha canlı bir biçimde tasarlar.
Teşbihte karşılaştırma çoğunlukla “gibi, kadar, sanki, misali, andırır” gibi ifadelerle açık hâle getirilir. Ancak bu ifadelerin bulunmadığı cümlelerde de iki unsur ve ortak özellik üzerinden benzetme kurulabilir. Bu nedenle bir cümlede yalnızca benzetme edatını aramak yerine, anlam bakımından iki varlık arasında nasıl bir benzerlik kurulduğunu da incelemek gerekir.
Teşbihin dört unsuru
Teşbihin dört unsuru benzeyen, kendisine benzetilen, benzetme yönü ve benzetme edatıdır. Benzeyen, anlatımın asıl konusudur; hakkında bilgi verilir. Kendisine benzetilen, benzeyen varlığın bir özelliğini daha belirgin biçimde taşıdığı düşünülen yardımcı unsurdur. Benzetme yönü, iki unsur arasındaki ortak özelliği gösterir. Benzetme edatı ise benzetme ilişkisini kuran “gibi, kadar, sanki” ve “misali” gibi kelimelerdir.
“Ali, aslan gibi cesur bir öğrenciydi.” cümlesinde Ali benzeyendir; çünkü anlatılan kişidir. Aslan, cesurluğuyla öne çıkarıldığı için kendisine benzetilendir. Cesaret benzetme yönüdür. “Gibi” ise iki taraf arasındaki ilişkiyi açıkça kuran benzetme edatıdır. Dört unsur birlikte bulunduğu için bu cümle tam veya açık teşbihe örnek olur.
Her unsurun cümlede mutlaka ayrı bir kelimeyle bulunması gerekmez. Benzetme yönü bazen söylenmeden sezdirilir, benzetme edatı bazen kullanılmaz. Tür sınıflandırması da bu eksiltme veya koruma durumuna göre yapılır. Özellikle benzetme yönü ile kendisine benzetileni karıştırmamak için birinin varlık, diğerinin ise o varlığa ait ortak özellik olduğunu hatırlamak gerekir.
Teşbihin unsurlarını cümle içinde belirleme
Bir cümlede teşbihin unsurlarını bulurken önce “Asıl anlatılan nedir?” sorusu sorulur. Bu sorunun cevabı benzeyendir. Daha sonra “Asıl anlatılan neye benzetilmiş?” denilerek kendisine benzetilen bulunur. İki unsur arasında hangi ortak özelliğin kurulduğu benzetme yönünü, bu ilişkiyi kuran kelime de benzetme edatını gösterir.
“Yaşlı adam, ulu bir çınar gibi mahalleyi koruyordu.” cümlesinde asıl anlatılan yaşlı adamdır; dolayısıyla benzeyen odur. Ulu çınar kendisine benzetilendir. Koruyuculuk ve güçlü biçimde ayakta durma çağrışımı, cümledeki benzetme yönünü oluşturur. “Gibi” benzetme edatıdır. Burada yönün tek bir kelimeyle açıkça söylenmesi zorunlu değildir; cümlenin anlamından çıkarılan ortak özellik de benzetme yönü olabilir.
“Buz gibi elleri vardı.” sözünde eller benzeyen, buz kendisine benzetilendir. Soğukluk benzetme yönüdür; “gibi” benzetme edatıdır. “Çelik iradeli sporcu” ifadesinde ise sporcuya ait irade çeliğe bağlanır; burada “çelik” kendisine benzetilen unsur, sağlamlık ise benzetme yönüdür. Çözümleme sırasında sıfat tamlamasının bütününü tek unsur saymak yerine, hangi varlığın anlatıldığını ve hangi özelliğin aktarıldığını ayırmak gerekir.
Unsurların bulunup bulunmamasına göre teşbih türleri
Teşbih türleri, dört unsurun cümlede açıkça bulunup bulunmamasına göre belirlenir. Dört unsurun da yer aldığı teşbih açık teşbihtir. Örneğin “Kardeşim, kelebek gibi hafif yürüyordu.” cümlesinde kardeşim benzeyen, kelebek kendisine benzetilen, hafiflik benzetme yönü ve “gibi” benzetme edatıdır. Unsurların tamamı görüldüğü için sınıflandırma yapılırken eksik unsur aranmaz.
Benzetme yönünün söylenmediği, fakat benzeyen, kendisine benzetilen ve benzetme edatının bulunduğu teşbih kısaltılmış teşbih (teşbih-i mücmel) olarak adlandırılır: “Çocuk, ceylan gibiydi.” Burada çocuk ile ceylan arasındaki ortak özellik ayrıca belirtilmemiştir; benzerliğin hangi yönde kurulduğu okuyucunun çıkarımına bırakılır. Benzetme edatı çıkarılıp benzetme yönü korunursa pekiştirilmiş teşbih (teşbih-i müekked) oluşur: “Çocuk ceylan çevikliğindedir.” Bu örnekte “gibi” edatı kullanılmamış olsa da çeviklik yönü açıkça vardır.
Benzeyen ile kendisine benzetilenin kaldığı, benzetme yönü ve benzetme edatının bulunmadığı teşbih ise teşbih-i beliğ olarak adlandırılır; bu tür okul kaynaklarında kapalı teşbih adıyla da anılabilir. “Babam evimizin çınarıdır.” cümlesinde babam benzeyen, çınar kendisine benzetilendir; yaşlılık, köklülük veya koruyuculuk gibi ortak yönler doğrudan söylenmemiştir. “Çocuk ceylan gibi çevikti.” cümlesinde ise yön ve edat birlikte bulunduğu için pekiştirilmiş sınıflandırmasına değil, eksik unsura göre değerlendirme yapılmalıdır. Bu yüzden türü bulurken önce dört unsurun her birini işaretlemek, sonra hangi unsurun eksik olduğunu görmek en güvenli yoldur.
Teşbih ile istiare arasındaki temel ayrım da unsurların açıkça gösterilmesiyle ilgilidir; istiarede benzetme ilişkisinin taraflarından biri genellikle söylenmez. Teşbih ile teşhis ise aynı kavram değildir: teşhiste insan dışındaki varlıklara insan özelliği verme bulunur, teşbihte ise temel işlem iki unsur arasında benzerlik kurmaktır.
Benzetme yönü ile kendisine benzetilen arasındaki fark
Kendisine benzetilen bir varlık, kişi, nesne veya kavramdır; benzetme yönü ise bu varlığın taşıdığı ve benzeyene aktarılan özelliktir. Başka bir deyişle kendisine benzetilen “neye?” sorusunun, benzetme yönü “hangi özelliği bakımından?” sorusunun cevabıdır. Bu iki unsur aynı türden değildir: biri somut ya da soyut bir ad olabilir, diğeri ise çoğunlukla sıfat, isim veya fiille ifade edilen ortak niteliktir.
“Dedem, bir kaya gibi sağlamdı.” cümlesinde kaya kendisine benzetilendir; çünkü dede kayaya bağlanmıştır. Sağlamlık benzetme yönüdür; dedenin hangi bakımdan kayaya benzetildiğini açıklar. “Kaya” sözcüğünü benzetme yönü kabul etmek yanlıştır. Benzer biçimde “Kız, bülbül gibi güzel ötüyordu.” cümlesinde bülbül kendisine benzetilen, güzel ötme ise benzetme yönüdür. Cümlede ortak özellik açıkça bulunmuyorsa, eylemden veya niteleyici sözlerden hareketle yön çıkarılır.
Teşbihi cümle ve kısa metinlerde ayırt etme
Teşbihi cümlede ayırt etmek için üç aşamalı bir yol izlenebilir: Önce karşılaştırılan iki unsuru bulun, sonra aralarındaki ortak özelliği belirleyin, son olarak benzetme edatının ve diğer unsurların bulunup bulunmadığını kontrol edin. “Yağmurdan sonra sokaklar ayna gibi parlıyordu.” cümlesinde sokaklar benzeyen, ayna kendisine benzetilen, parlaklık benzetme yönü ve “gibi” benzetme edatıdır. Bu nedenle açık teşbih vardır.
Kısa metinlerde benzetme tek bir cümleye sıkışmayabilir. Örneğin “Sporcu son metrelerde yavaşladı. Yine de bir ok gibi fırlayıp yarışı tamamladı.” metninde ikinci cümlede sporcu benzeyen, ok kendisine benzetilen, hızlı ve doğrusal ilerleme benzetme yönüdür; “gibi” edatı ilişkiyi açıklar. İlk cümledeki “son metrelerde yavaşladı” bilgisi, ikinci cümledeki benzetmenin nasıl anlaşılacağını destekler. Bu yüzden yalnızca benzetme edatını aramak yerine cümlenin öznesini, eylemini ve yakın cümlelerdeki açıklamaları birlikte değerlendirmek gerekir.
Her “gibi” sözü teşbih oluşturmaz. “Senin gibi ben de erken geldim.” cümlesinde “gibi”, iki kişinin aynı davranışı yaptığını belirtir; sanatlı bir benzetme kurulmaz. “Bu çanta taş gibi ağır.” sözünde ise çantanın ağırlığı taşın ağırlığıyla karşılaştırıldığı için teşbih vardır. Anlamı test etmek için “Bir varlık, başka bir varlığın özelliğiyle anlatılıyor mu?” sorusu sorulmalıdır.
Günlük dilde teşbih örnekleri
Teşbih yalnızca şiir ve edebî metinlerde değil, günlük konuşmalarda da kullanılır. “Bebek pamuk gibi yumuşak bir battaniyede uyudu.” cümlesinde battaniyenin yumuşaklığı pamukla ilişkilendirilir. “Telefonun ekranı ayna gibi parlıyor.” sözünde ise parlaklık yönüyle bir benzetme yapılır. Bu ifadeler, bir niteliği tek başına söylemekten daha belirgin bir görüntü oluşturur.
Günlük konuşmada “buz gibi su”, “pamuk gibi yumuşak” ve “şimşek gibi hızlı” sözleri, sıcaklık, yumuşaklık ve hız gibi özellikleri daha kolay canlandırmak için kullanılır. Bu ifadelerde benzetilen varlığı ve ortak özelliği ayırmak teşbihi anlamayı kolaylaştırır.
Sınavlarda en çok karıştırılan nokta, kendisine benzetilen ile benzetme yönünün ayrılmasıdır. “Aslan” bir varlık adı olduğu için kendisine benzetilen; “cesaret” ise ortak özellik olduğu için benzetme yönüdür. Tür sorularında önce dört unsuru ayrı ayrı yazmak, ardından eksik olan unsura bakmak gerekir.
Sık sorulan sorular
Teşbihte mutlaka “gibi” sözcüğü bulunur mu?
Hayır. “Gibi” ve “kadar” gibi edatlar teşbihi açıkça gösterebilir; ancak bazı teşbihlerde benzetme edatı kullanılmaz. Bu durumda iki varlık ve aralarındaki ortak özellik anlamdan çıkarılır.
Benzetme yönü ile kendisine benzetilen nasıl ayırt edilir?
Kendisine benzetilen, benzeyen varlığın karşılaştırıldığı varlıktır. Benzetme yönü ise iki varlık arasındaki ortak özelliktir. “Taş gibi ağır” sözünde taş kendisine benzetilen, ağırlık benzetme yönüdür.
Dört unsurun tamamı bulunan teşbih hangi türdür?
Benzeyen, kendisine benzetilen, benzetme yönü ve benzetme edatının tamamı bulunuyorsa açık teşbih denir.
Her “gibi” kullanımı teşbih midir?
Hayır. “Senin gibi ben de geldim.” cümlesinde “gibi” benzerlik değil, eşlik veya karşılaştırma anlamı kurar. Teşbih için bir varlığın başka bir varlığın özelliğiyle anlatılması gerekir.
- •Wikipedia (EN) — Simile — Simile / girisen.wikipedia.org