Titrasyon Nedir? Düzenek, Uygulama ve Derişim Hesabı
Titrasyon, derişimi bilinen bir çözeltinin bilinmeyen derişimli çözeltiyle tamamen tepkimeye girmesi için gereken hacmi ölçerek nicel analiz yapma yöntemidir. Büret, pipet, erlen ve indikatör kullanılarak yürütülen işlemde tepkime denklemi ile mol oranı, bilinmeyen derişimi hesaplamanın temelini oluşturur.
Bu yazıda (7)
- ›Titrasyonun tanımı ve kullanım amacı
- ›Titrasyon düzeneği ve temel işlem basamakları
- ›Eşdeğerlik noktası ve bitiş noktası
- ›İndikatörün temel işlevi ve uygun indikatör seçimi
- ›Tepkime denklemi ve mol oranının kullanılması
- ›Hacim ve derişim verilerinden bilinmeyen derişimin hesaplanması
- ›Ölçüm belirsizliği ve yaygın uygulama hataları
Titrasyon, bir çözeltide bulunan analitin miktarını veya derişimini, onunla bilinen stokiyometrik oranda tepkimeye giren titrantın harcanan hacminden belirleme yöntemidir. Asit-baz, redoks, çöktürme ve kompleksleşme titrasyonları bu yöntemin farklı tepkime temellerine dayanan türleridir; ayrıntılı tür bilgileri ilgili konu başlıklarında ele alınır.
Titrasyonun tanımı ve kullanım amacı
Titrasyon analizi, derişimi bilinen bir reaktif çözeltinin, derişimi belirlenmek istenen analitle tamamen tepkimeye girmesi için gereken hacmin ölçülmesine dayanır. Bilinen derişimli çözelti titrant, miktarı veya derişimi araştırılan madde ise analit olarak adlandırılır. Tepkimenin denklemi dengelenmiş ve stokiyometrisi biliniyorsa, harcanan titrant hacmi analitin miktarına dönüştürülebilir. Böylece doğrudan tartılması veya başka bir yolla belirlenmesi zor olan bir maddenin derişimi nicel olarak bulunur.
Yöntemin çalışma mantığı, tepkimenin tamamlandığı noktaya ulaşana kadar titrant eklemek ve bu noktaya karşılık gelen hacmi güvenilir biçimde ölçmektir. Örneğin sirkenin asitlik derecesi, içindeki asidik bileşenin bilinen derişimli bir bazla tepkimeye sokulması ve gereken baz hacminin ölçülmesiyle belirlenebilir. Burada ölçülen şey yalnızca sıvı hacmi değildir; hacim, tepkime denkleminin verdiği mol oranı aracılığıyla analitin mol miktarını temsil eder.
Titrasyonun temel kullanım amacı, bir örnekteki belirli kimyasal türün derişimini hesaplamaktır. Bunun için titrantın derişimi önceden bilinmeli, analit ile titrant arasında uygun ve bilinen stokiyometriye sahip bir tepkime gerçekleşmeli, tepkimenin tamamlandığı nokta da gözlenebilir veya ölçülebilir olmalıdır.
Titrasyon düzeneği ve temel işlem basamakları
Temel düzende değişken hacimlerde sıvı vermeye yarayan büret, analitten belirli bir hacmi doğru biçimde almak için kullanılan volumetrik pipet, analitin bulunduğu erlenmayer ve bilinen derişimli titrant bulunur. Büretin altındaki musluk, titrantın kontrollü biçimde, gerektiğinde damla damla eklenmesini sağlar. Pipet analit örneğinin başlangıç hacmini belirler; erlenmayer ise analit, indikatör ve eklenen titrantın güvenli biçimde karıştırıldığı kaptır. Büret, titrant hacmini yüksek hassasiyetle okumaya yarar; tipik bir büret hacmi 0,01 mL düzeyine kadar okunabilir.
Uygulama başlamadan önce büret temizlenir ve kullanılacak titrantla çalkalanır. Büret titrantla doldurulur; uç kısmında hava kabarcığı kalmaması sağlanır ve başlangıç hacmi okunur. Analit çözeltisinden pipetle belirli bir hacim alınarak erlenmayere aktarılır. Analit çözeltisine, seçilen indikatörden uygun miktarda eklenir.
Büret musluğu açılarak titrant önce daha hızlı, renk değişiminin yaklaştığı düşünüldüğünde ise damla damla eklenir. Erlenmayer sürekli çalkalanarak titrantın analitle homojen biçimde tepkimeye girmesi sağlanır. Kalıcı renk değişimi gözlendiğinde titrant eklenmesi durdurulur ve büretin son hacmi okunur. Harcanan titrant hacmi, son ve ilk büret okumalarının farkıdır: Vharcanan = Vson − Vilk.
Örneğin 25,00 mL analit çözeltisi pipetle erlene alınmış ve büret başlangıçta 0,20 mL, bitişte 22,70 mL göstermişse kullanılan titrant hacmi 22,50 mL'dir. Hesaplamada bürette kalan hacim değil, bu iki okuma arasındaki fark kullanılır. Aynı işlem birkaç kez tekrarlanarak birbirine yakın sonuçlar elde edilmesi, tek bir okumaya bağlı hatayı azaltır.
Eşdeğerlik noktası ve bitiş noktası
Eşdeğerlik noktası, eklenen titrantın analitle tepkime denklemine göre tam stokiyometrik miktara ulaştığı noktadır. Bu noktada analitin tepkimeye girebilen kısmı, kullanılan tepkimeye göre gereken titrant miktarıyla tamamen tepkimeye girmiş olur. Eşdeğerlik noktası doğrudan görülen bir renk olayı değil, mol oranına dayanan kimyasal bir durumdur.
Bitiş noktası ise deney sırasında gözlenen renk değişimi veya başka bir ölçülebilir özellik değişiminin gerçekleştiği ve titrant eklemesinin durdurulduğu noktadır. İndikatörün geçişi eşdeğerlik noktasına çok yakın seçilirse iki nokta arasındaki hacim farkı ihmal edilebilir. İyi tasarlanmış bir titrasyonda amaç, gözlenen bitiş noktasının kimyasal eşdeğerlik noktasını mümkün olduğunca doğru temsil etmesidir. Örneğin indikatör renginin kalıcı olarak değiştiği anda büret okuması alınır; bu okuma, hesaplamada eşdeğerlik için gerekli titrant hacminin yaklaşık deneysel karşılığı olarak kullanılır.
İndikatörün temel işlevi ve uygun indikatör seçimi
İndikatör, titrasyon çözeltisine eklenen ve bitiş noktasını gözle görünür hâle getiren maddedir. Titrant ile analit arasındaki tepkime tamamlanırken çözeltinin belirli bir özelliği değişir; indikatör bu değişime yakın bir aralıkta renk değiştirerek deneyin ne zaman durdurulacağını gösterir. Böylece eşdeğerlik noktası doğrudan gözlenemese bile ona yakın bir bitiş noktası belirlenebilir.
Her indikatör her titrasyon için uygun değildir. Seçilen indikatörün renk değişiminin, kullanılan tepkimede eşdeğerlik noktasının bulunduğu koşullara mümkün olduğunca yakın gerçekleşmesi gerekir. Renk değişimi eşdeğerlikten çok önce olursa titrant hacmi eksik okunur; çok sonra olursa fazla titrant eklenir ve derişim hesabı sapar. Bu nedenle indikatör seçimi, yalnızca rengin belirgin olmasına değil, renk geçişinin tepkimenin tamamlandığı koşulla uyumlu olmasına dayanır. Titrasyon eğrileri ve ayrıntılı indikatör seçimi ayrı bir konudur.
Tepkime denklemi ve mol oranının kullanılması
Titrasyonda hacim ölçümü tek başına bilinmeyen derişimi vermez; ölçülen hacim, dengelenmiş tepkime denklemi üzerinden mol miktarına çevrilir. Önce analit ile titrantın tepkimesi yazılır ve denklem dengelenir. Denklemin katsayıları, tepkimeye giren maddelerin mol oranını gösterir. Bu oran, titrant molünden analit molüne geçmek için kullanılan stokiyometrik faktördür.
Genel bir tepkime aA + bB → ürünler biçimindeyse, eşdeğerlik noktasında maddelerin mol ilişkisi nA/a = nB/b şeklindedir. Burada A ve B'nin katsayıları a ve b, n ise mol miktarıdır. Titrantın derişimi ve harcanan hacmi biliniyorsa titrant molü n = M × V bağıntısıyla hesaplanır; hacim bu bağıntıda litre cinsinden kullanılmalıdır. Daha sonra denklemdeki katsayı oranı kullanılarak analitin molü bulunur.
Örneğin hidroklorik asit ile sodyum hidroksit arasındaki tepkime HCl + NaOH → NaCl + H2O şeklindedir. Katsayılar eşit olduğu için 1 mol HCl, 1 mol NaOH ile tepkimeye girer. Bu durumda eşdeğerlikte n(HCl) = n(NaOH) yazılabilir. Buna karşılık 1 mol analitin 2 mol titrantla tepkimeye girdiği bir denklemde mol miktarları eşit alınamaz; katsayıların verdiği 1:2 oranı mutlaka hesaba katılır.
Denklemi dengelemeden yalnızca hacimleri oranlamak, özellikle katsayıları farklı tepkimelerde yanlış sonuç verir. Bu nedenle hesaplamanın kimyasal temeli, önce doğru tepkime denklemini ve ardından bu denklemin mol oranını kurmaktır.
Hacim ve derişim verilerinden bilinmeyen derişimin hesaplanması
Bilinmeyen derişim hesabında önce deneyden gelen hacimler belirlenir: pipetle alınan analit hacmi ve büretten harcanan titrant hacmi. Titrantın molaritesi biliniyorsa titrant molü, n = M × V bağıntısıyla bulunur. Hacimler litreye çevrildikten sonra tepkime denklemindeki katsayı oranı kullanılarak analitin mol miktarı hesaplanır. Son adımda analit molü, analit çözeltisinin hacmine bölünür ve bilinmeyen molarite elde edilir.
Örnek olarak 25,00 mL HCl çözeltisi, derişimi 0,1000 mol/L olan NaOH ile titre edilsin. Bitiş noktasında 20,00 mL NaOH harcanmış olsun. Tepkime HCl + NaOH → NaCl + H2O olduğundan HCl ve NaOH arasındaki mol oranı 1:1'dir. Önce NaOH molü hesaplanır: n(NaOH) = 0,1000 mol/L × 0,02000 L = 0,002000 mol. 1:1 oranı nedeniyle eşdeğerlikte n(HCl) = 0,002000 moldür.
Analit hacmi 25,00 mL, yani 0,02500 L olduğundan HCl derişimi M(HCl) = 0,002000 mol / 0,02500 L = 0,08000 mol/L bulunur. Bu örnekte küçük hacimli bir analit örneğinin derişimi, doğrudan tartım yapılmadan titrantın bilinen derişimi ve harcanan hacmi üzerinden belirlenmiştir.
Katsayıların eşit olmadığı bir tepkimede aynı işlem mol oranıyla genişletilir. Örneğin denklemde 1 mol A'nın 2 mol B ile tepkimeye girdiği görülüyorsa önce B'nin molü hesaplanır, ardından n(A) = n(B)/2 bağıntısı kurulur. Sonuç olarak temel hesap sırası şöyledir: harcanan titrant hacmini bul, litreye çevir, titrant molünü hesapla, tepkime katsayılarıyla analit molünü bul ve analit hacmine böl.
Ölçüm belirsizliği ve yaygın uygulama hataları
Büretin başlangıç ve son okumalarını yanlış okumak, hacmi mililitre olarak bırakmak veya titrantı bitiş noktasını geçecek kadar eklemek derişim sonucunu etkiler. Erlenmayeri yeterince karıştırmamak ve hava kabarcığını büret ucunda bırakmak da ölçülen hacmi güvenilmez hâle getirebilir. Birden fazla yakın sonuç elde etmek ve büret okumalarını aynı göz hizasında yapmak, bu tür etkilerin değerlendirilmesine yardımcı olur.
n = M × V Vharcanan = Vson − Vilk nA/a = nB/b Mbilinmeyen = nanalit / Vanalit
Sirke asitliği, içindeki asidik maddelerin bilinen derişimli bir bazla titrasyonu üzerinden belirlenebilir. Aynı prensip, bir temizlik ürünündeki asidik veya bazik bileşenin miktarını laboratuvar ortamında ölçmek için de kullanılabilir.
Titrasyonda eşdeğerlik noktası ile bitiş noktası aynı kavram değildir: ilki stokiyometrik olarak tepkimenin tamamlandığı nokta, ikincisi deneyde gözlenen değişimin gerçekleştiği noktadır. Ayrıca M × V hesabında hacim litreye çevrilmeli ve analit-titrant mol ilişkisi doğrudan değil, dengelenmiş denklem katsayılarıyla kurulmalıdır.
Sık sorulan sorular
Titrasyonda titrant ve analit nedir?
Titrant, derişimi bilinen ve büretten eklenen çözeltidir. Analit, derişimi veya miktarı belirlenmek istenen örnekteki kimyasal türdür.
Eşdeğerlik noktası ile bitiş noktası arasındaki fark nedir?
Eşdeğerlik noktası tepkime maddelerinin denklemdeki mol oranına göre tamamen tepkimeye girdiği noktadır. Bitiş noktası ise indikatör renginin değiştiği ve deneyin durdurulduğu gözlenen noktadır.
Titrasyon hesabında hacim hangi birimde kullanılmalıdır?
n = M × V bağıntısında molarite mol/L olduğundan hacim litre cinsinden kullanılmalıdır. Mililitre verilen hacimler 1000'e bölünerek litreye çevrilir.
Titrasyonda neden tepkime denklemi dengelenmelidir?
Dengelenmiş denklem, analit ile titrantın mol oranını verir. Katsayılar dikkate alınmazsa özellikle 1:1 olmayan tepkimelerde bilinmeyen derişim yanlış hesaplanır.
- •Chemistry — Quantitative Chemical Analysis / Titrationopenstax.org
- •Chemistry — Key Terms / Key Termsopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org