Canlıların Sınıflandırılması: Basamaklar ve Beş Âlem
Canlıların sınıflandırılması, canlıları benzerlikleri, farklılıkları ve akrabalık ilişkileri doğrultusunda düzenlemeyi sağlar. Sınıflandırma basamaklarında türden âleme doğru gidildikçe canlı sayısı ve çeşitlilik artar; âlemden türe doğru gidildikçe ortak özellikler artar. Beş âlem modeli; bakteriler, protistler, mantarlar, bitkiler ve hayvanları hücre yapısı, beslenme ve organizasyon düzeyi bakımından ayırır.
Bu yazıda (4)
Dünya üzerindeki canlı çeşitliliğini düzenli biçimde incelemek için canlılar belirli ölçütlere göre gruplandırılır. TYT düzeyinde sınıflandırmanın temelini sınıflandırma ölçütleri, basamakların hiyerarşik sırası, ikili adlandırma ve beş âlemin ayırt edici özellikleri oluşturur.
Canlıların sınıflandırılma amacı ve temel ölçütleri
Canlıların sınıflandırılması, çok sayıdaki canlıyı ortak özelliklerine göre düzenleyerek tanımayı, karşılaştırmayı ve bilimsel iletişimi kolaylaştıran bir sistemdir. Aynı gruba alınan canlıların belirli özellikleri ortaktır; ancak bir grupta bulunmak, o gruptaki bütün canlıların her bakımdan aynı olduğu anlamına gelmez. Sınıflandırmanın temel amacı yalnızca canlılara isim vermek değil, aralarındaki benzerlik, farklılık ve akrabalık ilişkilerini anlaşılır bir düzene sokmaktır.
Sınıflandırma yapılırken hücre tipi, hücre sayısı, hücrelerin organizasyon düzeyi, beslenme şekli, üreme biçimi, vücut yapısı ve kalıtsal özellikler gibi ölçütlerden yararlanılır. Prokaryot hücrelerde çekirdek zarıyla çevrili bir çekirdek bulunmaz; ökaryot hücrelerde ise çekirdek ve zarlı organeller bulunur. Bu ayrım, bakteriler ile bitki, mantar ve hayvan gibi ökaryot canlıların birbirinden ayrılmasında önemlidir. Tek hücreli ve çok hücreli olma da başka bir temel ölçüttür. Örneğin bir bakteri tek hücreli ve prokaryotken, bir hayvan çok hücreli ve ökaryottur.
Beslenme biçimi de gruplandırmada belirleyicidir. Bitkiler ışık enerjisinden yararlanarak kendi besinlerini üretebilirken mantarlar besinlerini dış ortamdan hazır olarak alır ve hücre dışına salgıladıkları enzimlerle parçalanmış maddeleri emer. Bu nedenle mantarlar, hareketsiz olmaları veya bazı bitkiler gibi hücre çeperi taşımaları sebebiyle bitkilerle aynı âleme konulmaz. Benzer görünen özelliklerin yanında hücresel ve işlevsel farklılıkların da incelenmesi, sınıflandırmanın neden basit bir görünüş karşılaştırması olmadığını gösterir.
Canlılar arasındaki ortak özelliklerin kapsamı ve bu özelliklerin temel yapılarla ilişkisi arttıkça gruplandırma daha anlamlı hâle gelir. Örneğin yarasa ile kelebek uçabilir; fakat bu ortak özellik, onların aynı sınıflandırma grubunda olduğu anlamına gelmez. Hücre yapıları, vücut organizasyonları ve diğer özellikleri birlikte değerlendirildiğinde farklı gruplarda yer aldıkları görülür. Üç domain sistemi ve modern sınıflandırma, canlıları daha ayrıntılı ölçütlerle ele alan başka bir sınıflandırma yaklaşımıdır. Filogenetik sınıflandırma ve kladistik analiz, canlıların akrabalık ilişkilerini inceleyen ayrı bir konudur. Canlı âlemlerinin ayrıntılı taksonomisi ise her âlem içindeki daha küçük grupları ele alır.
Sınıflandırma basamakları ve hiyerarşik yapı
Sınıflandırma basamakları, geniş ve kapsayıcı gruplardan daha dar ve özel gruplara doğru ilerleyen hiyerarşik bir düzendir. Beş âlem modelinde temel sıra, büyük gruptan küçük gruba doğru âlem, şube, sınıf, takım, familya, cins ve tür şeklindedir. Tür, bu dizinin en küçük ve en özel basamağıdır. Her basamak bir takson olarak adlandırılabilir.
Âlemden türe doğru inildikçe gruba dâhil olan canlı sayısı azalır, canlıların ortak özellikleri artar ve benzerlikleri güçlenir. Türe doğru ilerlemek, daha dar bir grubun seçilmesi demektir. Tersine türden âleme doğru çıkıldığında kapsanan canlı sayısı ve çeşitlilik artar; ortak özellikler daha genel hâle gelir. Bu nedenle aynı türde bulunan canlılar, aynı âlemde bulunan canlılara göre birbirine daha çok benzer.
Bu yapı, iç içe geçmiş gruplar şeklinde düşünülebilir. Örneğin köpek; Hayvanlar âlemi, Kordalılar şubesi, Memeliler sınıfı, Etçiller takımı ve Köpekgiller familyası içinde yer alır. Daha sonra Canis cinsine ve ilgili türe ulaşılır. Köpek ile kurt, daha geniş basamaklarda ortak gruplarda bulunurken tür ve cins düzeyinde ayrımlar belirginleşir. Buna karşılık köpek ile bir bitki, ökaryot hücre taşıma gibi bazı genel özellikleri paylaşsa da daha üst basamaklarda ayrılır.
Bir canlı grubunun basamaklardan birindeki adı, o basamağın diğer basamaklarla karıştırılmaması için dikkatle değerlendirilmelidir. Cins, türden daha geniştir ve aynı cinste birden fazla tür bulunabilir. Tür ise ortak özellikleri çok daha fazla olan, sınıflandırmanın en özel temel birimidir. Türden âleme çıkıldıkça canlı sayısının arttığı, âlemden türe inildikçe ortak özelliklerin arttığı bilgisi, hiyerarşi sorularının ana mantığıdır.
İkili adlandırma, canlıların bilimsel adının iki sözcükle yazılmasıdır. İlk sözcük cins adını ve ikinci sözcük tür adını belirtir; cins adı büyük harfle, tür adı küçük harfle başlar ve bilimsel ad italik yazılır. Örneğin Canis lupus adında Canis cinsi, lupus ise tür adıdır. Aynı cinse ait iki farklı türün ilk sözcüğü ortak olabilir; ikinci sözcük değişerek türleri birbirinden ayırır. Böylece farklı dillerdeki yerel adların yol açabileceği karışıklık azalır.
Beş âlem modelinin temel özellikleri
Beş âlem modeli, canlıları özellikle hücre yapısı, hücre sayısı, beslenme biçimi ve organizasyon düzeyleri bakımından beş büyük grupta inceler: Bakteriler, Protistler, Mantarlar, Bitkiler ve Hayvanlar. Bu modelde önce prokaryot ve ökaryot hücre ayrımı, ardından hücre sayısı ve beslenme gibi özellikler dikkate alınır. Böylece yalnızca dış görünüşe bakmadan, canlıların temel biyolojik özellikleri karşılaştırılır.
Bakteriler âleminin üyeleri prokaryot hücrelidir ve genellikle tek hücrelidir. Çekirdek zarları ve zarlı organelleri bulunmaz. Bazı bakteriler kendi besinini üretebilir, bazıları ise hazır besin alır. Tek hücreli olmalarına rağmen yaşamsal faaliyetlerini tek hücreleriyle sürdürürler. Örneğin hastalığa neden olabilen bir bakteri, hücre yapısı bakımından bitki veya hayvandan farklı olarak prokaryot grupta değerlendirilir.
Protistler ökaryot hücreli canlılardır ve çoğunlukla tek hücrelidir. Hücrelerinde çekirdek bulunduğu için bakterilerden ayrılırlar. Beslenme biçimleri çeşitlidir; bazıları fotosentez yapabilirken bazıları hazır besin alabilir. Bazı protistler hareket edebilir. Örneğin öglena, hem fotosentez yapabilmesi hem de ökaryot ve tek hücreli olması nedeniyle protistlere örnek verilir. Protistler, tek hücreli ökaryotlarla çok hücreli ökaryotlar arasındaki temel karşılaştırmalarda önemli bir gruptur.
Mantarlar ökaryot ve çoğunlukla çok hücreli canlılardır; mayalar gibi tek hücreli türleri de bulunur. Klorofil taşımadıkları için fotosentez yapamaz ve besinlerini dışarıdan hazır olarak alırlar. Besin maddelerini dışarıya salgıladıkları enzimlerle parçalar, oluşan küçük molekülleri hücrelerine alırlar. Bu beslenme biçimi mantarları bitkilerden ayırır. Şapkalı mantar, küf mantarı ve maya bu âleme verilen örneklerdir.
Bitkiler ökaryot ve çoğunlukla çok hücreli canlılardır. Hücrelerinde kloroplast bulunur ve fotosentez yoluyla organik besin üretebilirler. Hücre çeperleri vardır; hücreleri bir araya gelerek doku, organ ve daha ileri organizasyon düzeyleri oluşturabilir. Bir çiçekli bitki, kök, gövde ve yaprak gibi organlarıyla çok hücreli organizasyonun belirgin bir örneğidir.
Hayvanlar ökaryot ve çok hücreli canlılardır. Besinlerini dışarıdan hazır alır ve genellikle besinleri ağız yoluyla alıp sindirim sistemi içinde parçalar. Hayvan hücrelerinde hücre çeperi ve kloroplast bulunmaz. Hücrelerin farklı görevler üstlenmesiyle dokular, organlar ve organ sistemleri meydana gelir. İnsan, balık ve böcek bu âlemin farklı üyeleridir; vücut yapıları değişse de çok hücreli ve heterotrof olmaları ortak özelliklerindendir.
Âlemlerin temel özelliklerinin karşılaştırılması
Beş âlemi karşılaştırırken önce hücre tipine bakılır. Bakteriler prokaryot hücreli tek hücreli canlılardır. Protistler, mantarlar, bitkiler ve hayvanlar ökaryot hücrelidir. Hücre sayısı bakımından bakteriler ve çoğu protist tek hücreliyken mantarlar, bitkiler ve hayvanlar çoğunlukla çok hücrelidir; mantarlar arasında tek hücreli mayalar gibi istisnalar bulunur.
Beslenme ölçütü de ayırt edicidir. Bitkiler temel olarak fotosentezle kendi besinini üretir. Mantarlar ve hayvanlar heterotroftur; yani besinlerini dışarıdan hazır alır. Protistlerde beslenme çeşitlilik gösterebilir: bazıları üretici, bazıları tüketici özellik taşır. Bakterilerde de farklı beslenme biçimleri görülür. Bu nedenle yalnızca “kendi besinini üretme” ölçütüyle bütün canlıları kesin biçimde ayırmak mümkün değildir; hücre tipi ve hücre sayısı gibi ölçütler birlikte değerlendirilmelidir.
Örneğin tek hücreli olmak, bir canlının mutlaka bakteri olduğu anlamına gelmez; çünkü protistlerin çoğu da tek hücrelidir. Aynı şekilde hareketsiz olmak, bir canlının bitki olduğunu göstermez; mantarlar da çoğunlukla hareketsizdir ancak besinlerini üretmez. TYT sorularında doğru sonuca ulaşmak için verilen özelliklerin tümü birlikte okunmalıdır.
Virüsler hücresel yapıya sahip olmadıkları için beş âlem modelindeki canlı grupları arasında değerlendirilmez. Bu nedenle virüslerin sınıflandırmadaki yeri, beş âlem karşılaştırmasından ayrı olarak ele alınır.
Marketlerde meyve-sebze, süt ürünleri ve et ürünlerinin ayrı bölümlerde düzenlenmesi, geniş grupların daha özel alt gruplara ayrılmasına günlük yaşamdan somut bir örnektir. Biyolojik sınıflandırmada da canlılar önce geniş gruplara, ardından daha dar basamaklara ayrılır.
Âlemden türe doğru gidildikçe canlı sayısı ve çeşitlilik azalır, ortak özellik ve benzerlik artar. Türden âleme doğru gidildiğinde ise bunun tersi olur. Ayrıca tek hücreli olma tek başına bakteriyi göstermez; protistlerin çoğu da tek hücrelidir.
Sık sorulan sorular
Sınıflandırma basamaklarında türden âleme doğru gidildikçe ne değişir?
Canlı sayısı ve çeşitlilik artar; ortak özelliklerin sayısı ve benzerlik azalır.
Âlemden türe doğru gidildikçe ne olur?
Canlı sayısı azalır, ortak özellikler artar ve canlılar birbirine daha çok benzer.
İkili adlandırmada ilk ve ikinci sözcük neyi gösterir?
İlk sözcük cins adını, ikinci sözcük tür adını gösterir. Cins adı büyük, tür adı küçük harfle başlar.
Mantarlar neden bitkiler âleminde değerlendirilmez?
Mantarlar klorofil taşımadıkları için fotosentez yapamaz; besinlerini dışarıdan hazır alırlar.
Protistler ile bakteriler arasındaki temel hücresel fark nedir?
Protistler ökaryot hücrelidir ve çekirdek taşır; bakteriler prokaryottur ve çekirdek zarıyla çevrili çekirdekleri yoktur.
Virüsler neden beş âlemden birinde yer almaz?
Hücresel bir yapıya sahip olmadıkları için beş âlemdeki canlı grupları içinde değerlendirilmezler.
- •Biology — Themes and Concepts of Biology / The Diversity of Lifeopenstax.org
- •Biology — Key Terms / Key Termsopenstax.org
- •Biology — Organizing Life on Earth / The Levels of Classificationopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org