Ana sayfacografyaTYT CoğrafyaTYT Coğrafya Yer Şekilleri
🌍
Coğrafya · Konu Anlatımı

TYT Coğrafya: Yer Şekilleri ve Oluşum Süreçleri

TYT Coğrafya· Lise· TYT· 6 dk okuma· Son güncelleme: 27 Ağustos 2026
Öğreniyo İçerik Ekibi tarafından hazırlandı · Editör: Yusufhan Seyis
Kısaca

Yer şekilleri, yeryüzünün yükselti ve eğim bakımından farklı görünümleridir. İç kuvvetler dağ, kıvrım ve volkanik şekillerin oluşumunda etkiliyken dış kuvvetler aşındırma ve biriktirme yaparak ova, vadi, delta ve benzeri şekilleri oluşturur. Türkiye örnekleriyle bu süreçleri eşleştirmek, TYT sorularını yorumlamayı kolaylaştırır.

Bu yazıda (6)

Yeryüzü her yerde düz değildir; dağlar, ovalar, platolar, vadiler ve çeşitli aşınım şekilleri birlikte bir yer şekilleri bütünü oluşturur. Bu şekilleri tanımak için önce onları oluşturan iç ve dış kuvvetleri, ardından yükselti, eğim ve relief kavramlarını ilişkilendirmek gerekir.

Yer şekilleri ve temel sınıflandırılması

Yer şekilleri, yeryüzünün biçimini ve yüzeydeki yükselti-alçaklık farklarını ifade eder. Dağ, ova, plato, vadi, tepe, delta ve falez bu şekillere örnektir. Yer şekilleri oluşumlarına göre iki temel grupta incelenebilir: İç kuvvetlerin meydana getirdiği şekiller ve dış kuvvetlerin aşındırma ya da biriktirme yoluyla oluşturduğu şekiller. Bu sınıflandırma, bir şeklin yalnızca görünüşünü değil, hangi süreç sonucunda ortaya çıktığını da anlamayı sağlar.

İç kuvvetler yeryüzünü genel olarak yükseltir, kırar, kıvırır veya volkanik malzemelerle yeni yüzeyler oluşturur. Dış kuvvetler ise yükselti farklarını azaltmaya çalışır; akarsu, rüzgâr, buzul, dalga ve yer altı suyu gibi etkenler yüzeyi aşındırır ve taşıdıkları malzemeyi başka yerlerde biriktirir. Örneğin bir dağ sırası çoğunlukla iç kuvvetlerle yükselmişken, bu dağın yamaçlarında açılan vadiler akarsuların aşındırmasıyla gelişebilir. Böylece aynı bölgede farklı kuvvetlerin art arda ya da birlikte etkili olması mümkündür.

Bir yer şekli değerlendirilirken şeklin adı kadar oluşum süreci de önemlidir. Geniş ve düz bir yüzey ova olabilir; ancak oluşumunda akarsu biriktirmesi, tektonik hareketler veya volkanik malzemeler etkili olmuş olabilir. Ayrıntılı oluşum evreleri ve ileri jeomorfoloji bilgisi için yer-sekilleri bağlantısındaki ayrı içerik kullanılabilir.

İç kuvvetlerin oluşturduğu yer şekilleri

İç kuvvetler, Dünya’nın iç kesimlerindeki ısı ve hareketlerin etkisiyle yeryüzünde meydana gelen değişimlerdir. Bu kuvvetler geniş alanların yükselmesine, kayaç tabakalarının kıvrılmasına veya kırılmasına ve magmanın yüzeye çıkmasına neden olabilir. Dağ oluşumu, kıvrılma, faylanma, yükselme ve volkanizma iç kuvvetlerin başlıca sonuçlarıdır.

Sıkışma kuvvetleri yatay tabakaları bükerek kıvrım dağlarını oluşturabilir. Sert kayaçlar kırıldığında faylar meydana gelir; fay boyunca bloklardan biri diğerine göre yükselir veya alçalır. Bu hareketler basamaklı yüzeyler ve çöküntü alanları oluşturabilir. Magmanın yeryüzüne çıkıp soğuması ise volkan konileri ve lav örtüleri meydana getirir. Örneğin Erciyes ve Ağrı gibi volkanik dağlar, volkanik faaliyetlerin oluşturduğu belirgin yer şekilleridir. Kuzey Anadolu Dağları ve Toroslar ise Türkiye’de dağ oluşumu ve yükselme süreçleriyle ilişkilendirilen başlıca örneklerdir.

İç kuvvetlerin oluşturduğu şekiller genellikle geniş alanlı ve yüksek kabartılıdır; ancak son görünümleri dış kuvvetlerin aşındırmasıyla değişir. Bu nedenle bir dağın varlığı iç kuvvetleri, dağın yamaçlarında gelişen vadi ve birikinti şekilleri ise dış kuvvetleri düşündürebilir.

Dış kuvvetlerin aşındırma ve biriktirme yoluyla oluşturduğu yer şekilleri

Dış kuvvetler, yeryüzünü dıştan etkileyen ve yüzeydeki malzemeyi aşındırıp taşıyan doğal etkenlerdir. Akarsular, rüzgârlar, buzullar, dalgalar ve yer altı suları başlıca dış kuvvetlerdir. Bu etkenler yüksek ve eğimli alanlardan kopardıkları malzemeyi taşır; akış ya da taşıma gücü azaldığında malzemeyi biriktirir. Bu yüzden her dış kuvvet hem aşındırma hem de biriktirme şekilleri oluşturabilir.

Akarsular eğimin fazla olduğu kesimlerde yatağı ve yamaçları aşındırarak vadiler, şelaleler ve kırgıbayırlar oluşturabilir. Eğimin ve akış hızının azaldığı yerlerde alüvyon biriktirerek taban seviyesi ovaları ve deltalar meydana getirebilir. Rüzgârlar kurak ve bitki örtüsünün seyrek olduğu alanlarda yüzeyi aşındırır, kumulları biriktirir. Buzullar yüksek dağlık alanlarda vadileri aşındırarak geniş tabanlı buzul vadileri oluşturabilir. Dalgalar kıyıları aşındırıp falezler meydana getirirken, taşıdıkları malzemeler kıyı kordonu ve plaj gibi birikim şekillerine dönüşebilir. Yer altı suları kalkerli kayaçları çözerek mağara ve obruk gibi karstik şekiller oluşturabilir; kalsiyum karbonatça zengin suların çökelmesiyle de travertenler meydana gelir.

Örneğin akarsuyun yukarı çığırında dar ve derin bir vadi görülmesi, eğim ve aşındırma gücünün fazla olduğunu gösterir. Akarsuyun denize yaklaştığı kesimde geniş bir delta oluşması ise taşıma gücünün azaldığını ve biriktirmenin arttığını düşündürür. Bu süreçlerin daha ayrıntılı evreleri ileri jeomorfoloji konusunun kapsamındadır.

Dağ, ova, plato ve vadinin özellikleri

Dağ, çevresine göre yüksek ve genellikle eğimli yamaçlara sahip geniş kabartı şeklidir. Dağlar kıvrılma, kırılma, volkanizma veya yükselme sonucunda oluşabilir. Kıvrım dağlarında tabakalar sıkışma ile bükülür; kırık dağlarında ise faylanma sonucunda bazı bloklar yükselir. Volkanik dağlar, magmanın yüzeye çıkıp birikmesiyle gelişir. Türkiye’de Toroslar ve Kuzey Anadolu Dağları kıvrım dağlarına, Erciyes ise volkanik dağlara örnek verilebilir.

Ova, çevresine göre alçakta bulunan veya eğimi az olan geniş düzlüktür. Akarsuların taşıdığı alüvyonları biriktirmesiyle oluşan ovalar, dağlar arasındaki çöküntü alanlarında da gelişebilir. Çukurova, akarsuların taşıdığı malzemelerin birikmesiyle oluşmuş geniş bir delta ovasıdır. Plato, akarsular tarafından yarılmış, çevresine göre yüksek ve geniş düzlük ya da hafif dalgalı yüzeydir. Akarsuların yüksek düzlükleri uzun süre aşındırması plato görünümünü ortaya çıkarabilir; Haymana ve Erzurum-Kars platoları bu şekle örnektir.

Vadi, akarsuyun veya bazı durumlarda buzulun aşındırmasıyla oluşan, çevresine göre çukur ve uzanış gösteren yüzey şeklidir. Akarsu vadileri genellikle bir akış yatağı boyunca uzanır; eğim ve kayaç yapısı vadinin dar ya da geniş olmasını etkiler. Genç akarsu vadileri dar ve derin olabilirken, eğimin azaldığı kesimlerde taban genişleyebilir. Kızılırmak çevresindeki vadi sistemleri, akarsuların uzun süreli aşındırma etkisinin görülebileceği örneklerdendir.

Bir şekli tanımak için yalnızca düz ya da yüksek görünmesine bakılmaz. Yükselti, yamaç eğimi, yüzeyin çevresine göre konumu ve oluşum süreci birlikte değerlendirilir; yüksek bir düzlük plato, alçak ve düz bir yüzey ise ova olabilir. Yer şekillerinin harita ve profil üzerindeki gösterimi, yükselti basamaklarını ve yamaçların biçimini karşılaştırmaya yarar. Süreç-şekil eşleştirmesinde ise önce aşındırma mı biriktirme mi olduğu, sonra etkili dış ya da iç kuvvet belirlenir.

Yükselti, eğim ve reliefin yorumlanması

Yükselti, bir noktanın deniz seviyesine göre yüksekliğidir. Eğim, iki nokta arasındaki yükselti farkının yatay uzaklığa oranını ifade eder. Relief ise bir alan içindeki en yüksek ve en alçak noktalar arasındaki yükselti farkı, yani yüzeyin engebelilik derecesidir. Bu üç kavram aynı anlama gelmez: Bir yerin yükseltisi fazla olabilir, ancak yüzeyin tamamı düzse eğimi ve reliefi düşük olabilir.

Harita yorumunda eğim arttıkça eş yükselti eğrileri birbirine yaklaşır; eğrilerin seyrekleştiği yerlerde eğim daha azdır. Yükselti, arazinin genel olarak deniz seviyesine göre konumunu; relief, kısa bir mesafede ne kadar engebe bulunduğunu gösterir. Örneğin yüksek bir plato, geniş ve az eğimli bir üst yüzeye sahip olabilirken plato kenarları dik yamaçlardan oluşabilir. Bu nedenle bir yer şeklinin görünüşünü yorumlarken tek bir yükselti değerine değil, yükselti farkına ve eğim dağılışına birlikte bakılmalıdır.

Türkiye’de başlıca yer şekillerinin dağılışı ve oluşumu

Türkiye’de yer şekillerinin dağılışı, ülkenin jeolojik yapısı ve farklı iç-dış kuvvetlerin etkisiyle çeşitlenmiştir. Kuzeyde Kuzey Anadolu Dağları, güneyde Toroslar ve doğuda yüksek dağlık alanlar belirgin kabartı kuşakları oluşturur. İç kesimlerde plato ve kapalı havza görünüşlü yüksek düzlükler yaygındır. Erzurum-Kars ve Haymana platoları yüksek düzlük örnekleri arasında değerlendirilirken, Konya Ovası geniş ve düz bir iç ova örneğidir.

Kıyı ovalarının bir bölümü akarsuların taşıdığı alüvyonların kıyıda birikmesiyle oluşmuştur. Çukurova, Seyhan ve Ceyhan çevresindeki birikim süreçleriyle gelişen önemli delta ovalarındandır. Ege kıyılarında dağların kıyıya göre uzanış biçimi ve akarsu vadileri, kıyı çizgisinin girintili çıkıntılı olmasına katkı sağlar. Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında dağların kıyıya yakın ve genellikle paralel uzanması, kıyı ile iç kesimler arasında belirgin yükselti farkları oluşturur.

Türkiye’de volkanik kökenli dağlara Ağrı, Erciyes, Hasan ve Nemrut çevresinde rastlanır. Akarsular; dağlık alanlarda derin vadiler, daha az eğimli alanlarda geniş tabanlı vadiler ve birikim ovaları oluşturabilir. Bir soruda Türkiye’deki şeklin yerini saptamak için dağların uzanışı, yükselti, eğim ve şeklin oluşumunda etkili olan kuvvet birlikte incelenmelidir. Türkiye’nin ayrıntılı jeomorfolojik bölgeleri ve yerel şekil dağılışları turkiye-nin-cografi-bolgeleri bağlantısındaki ayrı içeriğin konusudur.

Formül

Eğim (%) = Yükselti farkı / Yatay uzaklık × 100 Relief = En yüksek yükselti − En alçak yükselti

Günlük hayatta

Yağıştan sonra eğimli bir yamaçta suyun hızlanması, yüzey toprağının aşağı taşınmasına ve küçük yarıntıların oluşmasına yol açabilir; düz tabanlı alanlarda ise taşınan malzeme birikmeye daha yatkındır.

Sınavda

TYT sorularında şeklin adını ezberlemekten çok oluşum süreciyle eşleştirmek ayırt edicidir. Dar ve derin vadi yüksek aşındırma gücünü, geniş ve düz tabanlı alan ise eğimin azalmasına bağlı birikimi düşündürür. Yüksek ve düz yüzey plato ile, alçak ve düz yüzey ova ile ilişkilendirilmelidir.

Sık sorulan sorular

Dağ ile plato arasındaki temel fark nedir?

Dağ, çevresine göre yüksek ve genellikle eğimli bir kabartıdır. Plato ise akarsularla yarılmış, çevresine göre yüksek fakat geniş ve çoğunlukla düz ya da hafif dalgalı bir yüzeydir.

Yükselti ile relief aynı kavram mıdır?

Hayır. Yükselti bir noktanın deniz seviyesine göre yüksekliğidir; relief ise bir alandaki en yüksek ve en alçak noktalar arasındaki farktır.

Akarsular hangi koşullarda aşındırma, hangi koşullarda biriktirme yapar?

Eğim ve akış hızının fazla olduğu yerlerde aşındırma; eğimin ve akış hızının azaldığı yerlerde ise biriktirme daha belirgindir.

Türkiye’de delta ovasına hangi örnek verilebilir?

Çukurova, akarsuların taşıdığı alüvyonları kıyıda biriktirmesiyle oluşmuş önemli bir delta ovasıdır.

Kaynaklar
SıradakiTYT Coğrafya Nüfus ve Yerleşme