Akarsu Nedir? Kaynağı, Yatağı, Ağzı ve Temel Özellikleri
Akarsu, yeryüzünde belirli bir yatak içinde akan doğal su kütlesidir. Kaynağından başlayan akarsu; yatağı boyunca ilerler, kollarla beslenebilir ve sonunda deniz, göl ya da başka bir akarsuya dökülür. Akış yönü, beslenme biçimi, debi ve havza kavramları akarsuyu tanımada yardımcı olur.
Bu yazıda (8)
Akarsu; yağış, kar erimesi veya yer altından çıkan sularla beslenen ve eğim boyunca belirli bir yatakta hareket eden doğal su akışıdır. Bir akarsuyu doğru tanımak için başlangıç noktasını, izlediği yatağı, kollarını ve ulaştığı dökülme yerini birlikte değerlendirmek gerekir.
Akarsuyun tanımı
Akarsu, yeryüzünde bir yatak içinde hareket eden doğal su kütlesidir. Suyun akarsu sayılabilmesi için belirli bir doğrultuda akması ve genellikle çevresindeki araziden daha alçakta kalan bir kanal ya da vadi boyunca ilerlemesi gerekir. Akarsu, tek bir noktadan çıkan küçük bir dere olabileceği gibi, çok sayıda kolu bulunan büyük bir nehir sistemi de olabilir. Bu nedenle akarsu kavramı yalnızca büyük nehirleri değil, dereleri ve sürekli ya da dönemsel olarak akan daha küçük su yollarını da kapsar.
Akarsuyun hareketini sağlayan temel etken yer şekillerindeki eğimdir. Su, yer çekiminin etkisiyle yüksek kesimlerden daha alçak kesimlere doğru ilerler. Yağmur veya kar erimesiyle yüzeyde toplanan su, uygun eğim bulunduğunda küçük akışlara dönüşür; bu akışlar birleşerek daha belirgin bir su yolu oluşturabilir. Yer altından çıkan kaynak suları da bir yatağa katılarak akarsuyun başlangıcını oluşturabilir. Akış sırasında suyun miktarı ve hızı, yağışa, eğime, yatağın biçimine ve çevredeki su kaynaklarına göre değişir.
Akarsu kavramını somutlaştırmak için yağmur sonrasında yamaçlardan aşağı süzülen suların birleştiği küçük bir dere düşünülebilir. Bu dere, daha büyük bir akarsuya katıldığında onun kollarından biri hâline gelir. Akarsuların geçmişte başka gök cisimlerinde de akmış olabileceğine ilişkin jeolojik izler incelenmiştir; örneğin Mars’taki bazı kanalların eski su akışlarının kalıntıları olduğu düşünülmektedir. Ancak günümüzde akarsu kavramı, Dünya’daki doğal su akışlarını açıklamak için kullanılır.
Akarsuyun kaynağı, yatağı ve ağzı
Akarsuyun kaynağı, akarsuyun doğduğu veya akışının belirgin biçimde başladığı yerdir. Kaynak; yer altı suyunun yüzeye çıktığı bir pınar, eriyen kar sularının toplandığı yüksek bir alan, yağış sularının birleştiği bir yamaç ya da başka bir su kütlesinin başlangıç noktası olabilir. Kaynaktan çıkan su, arazinin eğimine bağlı olarak aşağı doğru hareket eder. Kaynağın bulunduğu yer genellikle akarsuyun üst çığırı olarak değerlendirilir; burada su yolu daha dar ve akış daha kısa olabilir.
Akarsuyun yatağı, suyun kaynak ile ağız arasında izlediği doğal kanaldır. Yatak, bir vadi tabanından, çukurdan veya akışın oluşturduğu başka bir kanaldan meydana gelebilir. Su, yatağın en alçak ve akışa elverişli kesimlerini izler. Yatağın eğimi, genişliği ve derinliği akışın görünüşünü etkiler. Eğimin fazla olduğu kesimlerde su daha hızlı ilerleyebilir; eğimin azaldığı alanlarda ise akış daha yavaş ve yatağın daha geniş olması mümkündür. Bir akarsuyun yatağı düz bir çizgi olmak zorunda değildir; arazi koşullarına göre kıvrımlar oluşturabilir.
Akarsuyun ağzı, akışın sona erdiği ve suyun başka bir su kütlesine ulaştığı yerdir. Ağız bir deniz, göl veya başka bir akarsu olabilir. Örneğin yüksek bir alandaki kaynaktan çıkan su, önce dar bir yatakta ilerleyip daha büyük bir akarsuya katılabilir; ana akarsu da sonunda bir göle veya denize ulaşabilir. Bu örnekte kaynak başlangıcı, aradaki kanal yatak, ulaşılan göl ya da deniz ise ağız görevindedir. Dolayısıyla kaynak, yatak ve ağız birbirinden ayrı kavramlardır: kaynak nereden başladığını, yatak hangi yolu izlediğini, ağız ise nereye ulaştığını gösterir.
Akarsu kolları ve ana akarsu ilişkisi
Bir akarsu sistemi yalnızca tek bir su yolundan oluşmayabilir. Daha küçük akarsuların daha büyük bir akarsuya bağlanmasıyla kollar ve ana akarsu arasında bir ağ meydana gelir. Ana akarsu, sistem içinde suyu daha büyük ölçekte taşıyan akıştır; ona katılan daha küçük akarsular ise kol olarak adlandırılır. Bir kolun ana akarsuya ulaştığı yere birleşme noktası denir. Kollar, yağış veya kaynak sularını toplayarak ana akarsuyun su miktarını artırabilir.
Bu ilişkiyi, yamaçlardan gelen birkaç küçük derenin aynı vadide birleşmesiyle açıklayabiliriz. Önce her dere kendi yatağında akar. Daha sonra bu derelerden biri daha büyük bir su yoluna bağlanır ve ana akarsuyun taşıdığı suya katkıda bulunur. Ana akarsu da başka kolları alarak daha geniş ve güçlü bir akış hâline gelebilir. Bu nedenle haritada bir akarsuya bakarken yalnızca ana çizgiyi değil, ona bağlanan yan akışları da incelemek gerekir.
Akış yönü ve dökülme yeri
Akarsular genel olarak yüksek yerlerden alçak yerlere doğru akar. Bu hareketin temel nedeni yer çekimi ve yatağın eğimidir. Kaynak çoğunlukla daha yüksek bir konumda bulunurken akarsuyun ağzı daha alçak bir alanda yer alır. Ancak akış yönü haritada her zaman kuzey, güney, doğu veya batı gibi belirli bir yöne bağlı değildir; yön, o bölgedeki yer şekillerinin eğimine göre belirlenir. Bir akarsuyun akış yönünü bulmak için kaynağından ağzına doğru ilerlemek ve yükselti farkını dikkate almak gerekir.
Akarsu, yolculuğunun sonunda denize, göle veya başka bir akarsuya dökülebilir. Denize dökülen bir akarsu, tatlı suyu daha büyük bir su kütlesine taşır. Bir göle dökülen akarsu gölün su kaynaklarından biri olabilir. Daha küçük bir akarsuyun büyük bir akarsuya katılması durumunda ise bu nokta, küçük akarsuyun ağzı ve ana akarsuyun kol aldığı bölüm olarak düşünülebilir. Böylece bir akarsuyun dökülme yeri, onun hangi su sistemiyle bağlantı kurduğunu gösterir.
Örneğin dağ yamacındaki bir kaynaktan çıkan su, vadinin eğimini izleyerek aşağı doğru akabilir; önce bir dereye, sonra daha büyük bir akarsuya katılabilir ve sonunda denize ulaşabilir. Mars’taki bazı eski kanalların da suyun eğim doğrultusunda ilerlediğini gösteren kıvrımlı ve vadi benzeri izler taşıdığı belirtilmektedir. Bu örnek, akış yönünü anlamada kanalın biçimi ve arazinin eğiminin önemini gösterir.
Akarsuyun beslenmesi
Akarsuyun beslenmesi, akarsuya su sağlayan kaynakların tümünü ifade eder. Başlıca beslenme yolları yağış suları, kar ve buz erimeleri ile yer altı veya kaynak sularıdır. Yağmur doğrudan akarsuya ulaşabilir ya da arazide birikerek yüzey akışına dönüşebilir. Karın erimesiyle açığa çıkan su da yamaçlardan ve küçük derelerden geçerek akarsuya katılır. Yer altı suyu yüzeye çıktığında, özellikle yağışın az olduğu dönemlerde akışın sürmesine katkıda bulunabilir.
Beslenme şekli, akarsuyun taşıdığı su miktarını ve yıl içindeki akış durumunu etkiler. Yağışlı bir dönemde akarsuya daha fazla su ulaşırsa akış güçlenebilir. Kurak dönemde yeni su girişi azalırsa akarsuyun suyu azalabilir. Karla beslenen akarsularda karların erime zamanı önem taşır; erime başladığında akarsuya kısa sürede daha fazla su katılabilir. Kaynaklarla beslenen akarsularda ise yer altı suyunun yüzeye çıkışı akışın devamlılığı açısından etkili olabilir.
Örneğin kışın yüksek bir dağda biriken karlar ilkbaharda erirse, bu sular önce küçük derelere, ardından ana akarsuya ulaşabilir. Yağışın az olduğu bir dönemde bile yer altından çıkan bir kaynak akarsu yatağına su vermeyi sürdürebilir. Bu nedenle bir akarsuyun yalnızca o anda yağan yağmurla oluştuğu düşünülmemelidir; suyun geldiği bütün kaynaklar birlikte değerlendirilmelidir.
Debi
Debi, bir akarsuyun belirli bir kesitinden belirli bir zamanda geçen su miktarıdır. Yağışların artması, karların erimesi veya yeni kolların katılması debiyi artırabilir; kuraklık ve buharlaşma ise debinin azalmasına yol açabilir. Debinin ayrıntılı hesaplanması ve rejimle ilişkisi ayrı bir konudur.
Rejim
Akarsu rejimi, akarsu debisinin yıl içindeki değişim düzenidir. Bir akarsuyun rejimini açıklamak için su miktarının hangi dönemlerde arttığı ve azaldığı incelenir.
Akarsu havzası
Akarsu havzası, yağış ve yüzey sularının aynı akarsu sistemine ulaştığı alandır. Havzanın sınırlarını çoğunlukla çevredeki yüksek alanlar ve su bölümü çizgileri belirler.
Şiddetli yağıştan sonra küçük derelerin ve ana akarsuyun su seviyesinin yükselmesi, akarsuyun yağışla beslendiğini gösterir. Dağlık bölgelerde kar erimeleri de ilkbaharda dere ve nehirlerdeki su miktarını artırabilir.
Akarsuyun kaynağı başlangıç, yatağı izlediği kanal, ağzı ise deniz, göl veya başka bir akarsuya ulaştığı yerdir. Akış yönü genellikle yükseltinin azaldığı doğrultudadır; bir akarsuyun başka bir akarsuya katıldığı yer, ana akarsu açısından kolun birleşme noktasıdır.
Sık sorulan sorular
Akarsuyun kaynağı nedir?
Akarsuyun doğduğu veya akışının belirgin biçimde başladığı yerdir. Kaynak bir pınar, kar erimesi ya da yağış sularının birleştiği bir alan olabilir.
Akarsuyun yatağı neyi ifade eder?
Suyun kaynağından ağzına kadar izlediği doğal kanala veya akış yoluna akarsu yatağı denir.
Akarsu nereye dökülebilir?
Bir akarsu denize, göle veya başka bir akarsuya dökülebilir.
Akarsu kolu ile ana akarsu arasındaki fark nedir?
Kol, daha büyük bir akarsuya bağlanan küçük su yoludur. Ana akarsu ise kolların sularını da taşıyan daha büyük akıştır.
Akarsular neden yüksek yerlerden alçak yerlere akar?
Yer çekimi ve yatağın eğimi, suyun yüksek kesimlerden alçak kesimlere doğru hareket etmesini sağlar.
- •Astronomy — Water and Life on Mars / Channels and Gullies on Marsopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org