Böbreklerin Yapısı ve Görevleri Nelerdir?
Bilgilendirme: Bu içerik eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tavsiye yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili durumlarda bir hekime başvurun.
Böbrekler, kanı süzerek atıkların idrarla uzaklaştırılmasını sağlayan ve vücudun iç dengesine katkıda bulunan organlardır. Korteks, medulla ve renal pelvis gibi bölümlerden oluşur. Nefronlarda gerçekleşen süzülme, geri emilim ve salgılama aşamaları sonucunda idrar meydana gelir.
Bu yazıda (5)
Böbrekler, kandaki atık maddelerin uzaklaştırılmasını sağlayan, su ve elektrolit dengesine katkıda bulunan iki organdır. Bu görevler, böbreğin içindeki milyonlarca nefronun kanı süzmesi ve süzüntüyü idrara dönüştürmesiyle gerçekleşir.
Böbreğin temel anatomik yapısı
Böbrekler, dış görünüşü fasulyeye benzeyen ve vücudun arka bölümünde yer alan organlardır. Dıştan koruyucu tabakalarla çevrilir. Böbreğin damarların, sinirlerin ve idrarı taşıyan üreterin giriş çıkış yaptığı içbükey kısmına hilum adı verilir. Böbrek atardamarı hilumdan girerek daha küçük damarlara ayrılır; böbrek toplardamarı ve üreter de bu bölgeyle bağlantılıdır.
Böbreğin iç yapısı üç ana bölgeyle açıklanır: dışta korteks, ortada medulla ve merkeze yakın renal pelvis. Korteks, nefronların bazı bölümleri ve böbrek cisimcikleri bulunduğu için daha tanecikli görünür. Medullada renal piramit adı verilen konik doku kütleleri yer alır. Piramitlerin arasındaki renal kolonlardan kan damarları geçer; piramitlerin uçları olan renal papillalar ise renal pelvise doğru uzanır.
Renal pelvis, böbreğin içinde küçük ve büyük kaliks adı verilen huni biçimli toplayıcı yapılara dallanır. Nefronlarda işlenen sıvı, toplayıcı kanallardan papillalara ulaşır; ardından küçük kalikslere, büyük kalikslere ve renal pelvise aktarılır. Böylece böbreğin süzme yapan bölümleriyle idrarı toplayıp üretere yönlendiren bölümleri birbirine bağlanmış olur. Örneğin bir nefronda oluşan idrar, doğrudan böbreğin dışına çıkmaz; önce bu toplama yollarından geçerek renal pelvise ulaşır.
Nefronun yapısı ve temel işlevi
Nefron, böbreğin kanı süzüp idrarı oluşturan temel işlevsel birimidir. Her nefron iki ana bölümden oluşur: renal cisimcik ve renal tübül. Renal cisimcik, glomerulus adı verilen kılcal damar yumağı ile onu çevreleyen Bowman kapsülünden meydana gelir. Renal tübül ise süzüntünün ilerlediği, farklı bölümlerden oluşan uzun ve kıvrımlı kanalcıktır.
Kan, getirici arteriyol aracılığıyla glomerulusa gelir. Glomerulustaki kılcal damarlarda oluşan basınç, küçük maddelerin kan plazmasından Bowman kapsülüne geçmesini sağlar. Büyük proteinler gibi bazı maddeler bu süzme aşamasında geçemez. Süzüntü daha sonra tübül boyunca ilerlerken, vücudun kullanabileceği su, iyonlar ve besin maddelerinin önemli bir bölümü çevredeki kılcal damarlara geri alınır. Gereksiz maddeler ve bazı atıklar ise tübül içine bırakılır.
Glomerulustan çıkan götürücü arteriyol, tübülün çevresinde ikinci bir kılcal damar ağı oluşturur. Bu ağ, tübülden geri alınan su ve çözünen maddelerin yeniden kana katılmasına yardım eder. Böylece nefron yalnızca kanı süzmez; süzüntünün içeriğini değiştirerek vücut için gerekli maddeleri korur ve atıkları idrarda toplar. Örneğin glomerulusta süzülen suyun bir kısmı tübül boyunca geri emilirken, kullanılmayan atıklar tübül sıvısında kalır ve idrarın parçası olur.
Kortikal nefronların büyük bölümü kortekste bulunur ve Henle kulpları daha kısa olabilir. Kortikomedüller nefronların Henle kulpları medullanın daha derin kısımlarına uzanır; bu farklılık, nefronların böbrek dokusuyla madde ve su alışverişinde bulunmasını sağlar.
İdrarın oluşumunun temel aşamaları
İdrar oluşumu üç temel aşamada gerçekleşir: glomerüler süzülme, tübüler geri emilim ve tübüler salgılama. Bu aşamalar, kanın içindeki maddelerin rastgele uzaklaştırılması yerine, gerekli maddelerin korunup atıkların son üründe yoğunlaştırılmasını sağlar.
İlk aşama olan glomerüler süzülmede kan, glomerulustaki kılcal damarlardan geçerken basıncın etkisiyle süzülür. Küçük moleküller ve çözünmüş maddeler Bowman kapsülüne geçerek süzüntüyü oluşturur; büyük proteinler gibi bazı maddeler geçişin dışında kalır. Süzüntü, renal tübülün başlangıcına ilerler.
İkinci aşama tübüler geri emilimdir. Tübül hücreleri, suyu, iyonları ve vücudun kullanabileceği besin maddelerini süzüntüden çevredeki doku sıvısına ve kılcal damarlara geri taşır. Henle kulpunun inen bölümünde suyun geçişi belirginken, çıkan bölümde özellikle sodyum ve klor iyonlarının dokuya aktarılması önem kazanır. Böylece süzüntünün su ve tuz içeriği tübül boyunca değişir. Örneğin kanda korunması gereken suyun bir bölümü tübül çevresindeki kılcal damarlara döner; bu nedenle süzülen suyun tamamı idrar olarak atılmaz.
Üçüncü aşama tübüler salgılamadır. Bazı iyonlar, atıklar, toksik maddeler ve ilaç kalıntıları kılcal damarlardan tübül sıvısına aktarılır. Bu süreç, kanda kalması istenmeyen maddelerin idrara eklenmesine yardım eder. Tübülün farklı bölümlerinde hidrojen ve potasyum iyonları gibi maddelerin seçici olarak salgılanması da sıvının bileşiminin düzenlenmesine katkı verir. Son aşamada toplayıcı kanallar süzüntüyü bir araya getirir; işlenmiş sıvı artık idrar olarak papilla ve kalikslere gönderilir.
İdrarın böbrekten vücut dışına izlediği yol
Nefronlarda oluşan idrar, toplayıcı kanallardan renal papillalara geçer. Buradan sırasıyla küçük kalikslere, büyük kalikslere ve renal pelvise ulaşır. Renal pelvis, idrarı böbrekten çıkaran üretere bağlanır. Üreter, idrarı böbrekten mesaneye taşıyan tüptür; mesane idrarın geçici olarak biriktiği organdır. İdrar, mesaneden üretraya aktarılır ve üretra yoluyla vücut dışına atılır. Böylece idrarın izlediği yol renal pelvis, üreter, mesane ve üretra sırasını takip eder.
Böbreklerin vücuttaki başlıca görevleri
Böbreklerin temel görevi kanı süzmek ve metabolizma sonucunda oluşan atıkların idrarla uzaklaştırılmasını sağlamaktır. Nefronlar kanı glomerulus düzeyinde süzer; tübüller ise suyu ve gerekli maddeleri geri alırken atıkların bir bölümünü tübül sıvısına aktarır. Böylece vücudun kullanmadığı veya birikmesi istenmeyen maddeler idrar içinde toplanır. Örneğin tübül boyunca geri emilmeyen atıklar, toplayıcı kanallarda birleşen idrarla böbrekten uzaklaştırılmak üzere renal pelvise gönderilir.
Böbrekler su ve elektrolit dengesinin korunmasına da katkı verir. Tübüllerde suyun, sodyumun, klorun ve başka iyonların geri emilimi ya da salgılanması, kan ile doku sıvısının bileşiminin düzenlenmesine yardım eder. Bu mekanizma sayesinde süzüntüde bulunan her madde aynı ölçüde dışarı atılmaz; vücudun ihtiyaç duyduğu maddeler korunur, fazlalıklar ise idrara bırakılır. Bir kişinin aldığı su miktarı değiştiğinde böbreklerin süzüntüden geri aldığı su miktarını ayarlaması, bu görevin günlük yaşamdaki basit bir örneğidir.
Böbrekler, kan basıncının düzenlenmesine ve kan hücresi üretimiyle kalsiyum kullanımına ilişkin süreçlere de katkıda bulunur. Böbreğin bu işlevleri renin üretimi, alyuvar üretimini destekleyen EPO hormonuyla ilişki ve D vitamininin etkinleştirilmesi gibi görevleri kapsar. Böbreklerin hormonlarla ilişkisi daha ayrıntılı bir konudur ve ayrı olarak ele alınır.
Kan pH'sının korunması, böbreklerin iç dengeye katkısının önemli bir parçasıdır. Tübül hücreleri hidrojen iyonlarının bir bölümünü tübül sıvısına salgılarken, bikarbonat gibi iyonların geri emilimini düzenler. Ayrıca amonyak, tübül sıvısında hidrojen iyonlarıyla birleşerek amonyum oluşturabilir; bu yol, asit yükünün idrarla uzaklaştırılmasına yardım eder. Böylece böbrekler yalnızca su ve tuz miktarını değil, kanın asitlik derecesini de belirli sınırlar içinde tutmaya katkı sağlar.
Gün içinde alınan su miktarı değiştiğinde böbrekler, süzüntüden geri emilen suyu ayarlayarak idrarın miktarını ve yoğunluğunu etkiler. Böylece içilen suyun bir bölümü vücutta korunurken fazlası idrarla uzaklaştırılır.
İdrar oluşumunun üç temel aşamasını ve gerçekleştiği yapıları ayırt etmek önemlidir: glomerulusta süzülme, renal tübüllerde geri emilim ve tübüler salgılama.
Sık sorulan sorular
Nefron nedir?
Nefron, böbreğin kanı süzerek idrarı oluşturmasını sağlayan temel işlevsel birimidir. Renal cisimcik ve renal tübülden oluşur.
İdrar oluşumunun temel aşamaları nelerdir?
Glomerüler süzülme, tübüler geri emilim ve tübüler salgılama idrar oluşumunun üç temel aşamasıdır.
Böbreğin korteks ve medulla bölümleri ne işe yarar?
Kortekste böbrek cisimcikleri ve tübüllerin bazı bölümleri bulunur. Medullada renal piramitler ve tübüllerin daha derin kısımları yer alır; bu bölümler süzüntünün işlenmesine katkı verir.
İdrar böbrekten çıktıktan sonra hangi yolu izler?
İdrar renal pelvisten üretere, ardından mesaneye geçer; mesaneden üretraya aktarılıp vücut dışına atılır.
Böbrekler kan pH'sının korunmasına nasıl katkı sağlar?
Tübüller hidrojen iyonlarını salgılar, bikarbonat gibi iyonların geri emilimini düzenler ve amonyağın amonyuma dönüşmesi yoluyla asit yükünün idrarla uzaklaştırılmasına yardım eder.
- •Biology — The Kidneys and Osmoregulatory Organs / Kidney Structureopenstax.org
- •Anatomy and Physiology — Gross Anatomy of the Kidney / Nephrons and Vesselsopenstax.org
- •Anatomy and Physiology — Chapter Review / 25.3 Gross Anatomy of the Kidneyopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org