Etik Nedir? Ahlakla İlişkisi ve Temel Kavramları
Etik, insanların nasıl davranması gerektiğini ve bir davranışın neden doğru ya da yanlış sayılabileceğini inceleyen felsefe alanıdır. Ahlakla yakından ilişkili olsa da etik, ahlaki kabulleri sorgulayan ve gerekçelendiren daha sistemli bir düşünme biçimidir. Etik değerlendirmelerde değerler, normlar, ilkeler, niyet ve sorumluluk birlikte dikkate alınır.
Bu yazıda (5)
Etik, insan davranışlarını yalnızca sonuçlarına veya toplumdaki yaygın alışkanlıklara göre değil, gerekçeleriyle birlikte değerlendirmeye çalışır. “Ne yapmalıyım?”, “Doğru davranış nedir?” ve “İyi bir yaşam nasıl mümkün olur?” gibi sorular etiğin temel inceleme alanını oluşturur.
Etiğin tanımı ve konusu
Etik, ahlaki davranışları, değerleri ve bu davranışları değerlendirmemizi sağlayan ilkeleri felsefi olarak inceleyen alandır. İnsanların ne yapması gerektiğini, hangi davranışların doğru veya yanlış sayılabileceğini ve iyi bir yaşamın hangi özelliklere sahip olduğunu sorgular. Bu nedenle etik yalnızca “insanlar ne yapıyor?” sorusuna cevap aramaz; “İnsanlar ne yapmalı ve bunu hangi gerekçeyle yapmalı?” sorularına odaklanır.
Etik düşünme, bir davranışı hazır bir yargıyla etiketlemek yerine davranışın nedenlerini ve dayandığı ölçütleri araştırır. Bir kararın başkalarına etkisi, kişilerin hakları, verilen sözler, adalet ve kişinin üstlendiği görev gibi unsurlar değerlendirmeye katılabilir. Böylece etik, kişisel beğeninin ötesine geçerek savunulabilir gerekçeler arar.
Örneğin bir öğrenci sınavda kopya çekme fırsatı bulduğunda etik soru yalnızca “Yakalanır mıyım?” değildir. Davranışın adil olmayan bir avantaj sağlayıp sağlamadığı, sınıftaki diğer öğrencilerin hakkını etkileyip etkilemediği ve öğrencinin kendi başarısını dürüstçe gösterip göstermediği de düşünülür. Etik değerlendirme, bu unsurları birlikte ele alarak davranışın neden doğru veya yanlış görülebileceğini açıklamaya çalışır.
Etik felsefesinin temel alanları kısaca normatif etik, uygulamalı etik ve metaetik olarak anılabilir: normatif etik genel ölçütleri, uygulamalı etik gerçek yaşam sorunlarını, metaetik ise ahlaki yargıların anlamını ve temellerini inceler. Başlıca etik yaklaşımlar arasında sonuçlara, ödevlere ve erdemlere ağırlık veren yaklaşımlar bulunur; bunların ayrıntılı karşılaştırması ayrı bir konudur.
Etik ile ahlak arasındaki ilişki ve fark
Ahlak, insanların doğru ve yanlış, iyi ve kötü davranışlar hakkındaki kabullerini ve bu kabullere göre oluşturdukları davranış kurallarını ifade eder. Bu kurallar bireylerin, ailelerin, toplumların veya meslek gruplarının yaşamında görülebilir. Etik ise bu ahlaki kabulleri inceleyen, hangi davranışların neden doğru ya da yanlış sayıldığını sorgulayan ve bunları akla dayalı biçimde gerekçelendirmeye çalışan felsefi alandır.
İki kavram birbirinden kopuk değildir. Ahlak günlük yaşamda uygulanan değer ve kurallarla, etik ise bu değer ve kurallar üzerine düşünme ve değerlendirme süreciyle ilişkilidir. Bununla birlikte günlük dilde iki sözcük çoğu zaman aynı anlamda kullanılabilir. Felsefi bir ayrım yapıldığında ahlak, “Ne yapmalıyım?” sorusuna verilen yaşanan ve benimsenen cevapları; etik ise bu cevapların dayanaklarını, tutarlılığını ve kapsamını inceleyen düşünmeyi anlatır.
Örneğin bir toplumda büyüklere saygı göstermek güçlü bir ahlaki kural olabilir. Etik düşünme, bu kuralı otomatik olarak reddetmez veya kabul etmez; kuralın hangi değere dayandığını ve her durumda nasıl uygulanması gerektiğini sorgular. Yaşça büyük bir kişinin başka birine haksızlık yaptığı durumda yalnızca yaşa dayalı saygı kuralı ile adalet değeri çatışabilir. Etik değerlendirme, böyle bir çatışmada hangi gerekçelerin daha güçlü olduğunu ve kuralın sınırlarının ne olması gerektiğini araştırır.
Bu nedenle ahlak daha çok yaşanan normlar ve kabullerle, etik ise bu normlar üzerine sistemli düşünme ve gerekçelendirmeyle ilişkilendirilebilir. Yine de kesin bir kullanım ayrımı her metinde aynı değildir; önemli olan, kullanılan anlamın açıkça belirtilmesidir.
Değer, norm ve ilke kavramları
Etik değerlendirmelerin temelinde değer, norm ve ilke kavramları bulunur. Değer, önemli ve korunmaya layık görülen şeyi ifade eder; adalet, dürüstlük, özgürlük, saygı ve sorumluluk buna örnek olabilir. Norm, belirli bir durumda nasıl davranılması gerektiğini söyleyen kural veya beklentidir. İlke ise farklı durumlarda yol gösteren, daha genel nitelikteki temel ölçüttür. Örneğin “başkasının hakkını gözetmek” bir ilke, “sırada öne geçmemek” ise bu ilkenin gündelik bir norm biçiminde ortaya çıkması olarak düşünülebilir.
Bu kavramlar birlikte çalışır: Değer, neyin önemli olduğunu gösterir; ilke, karar verirken kullanılacak genel yönü belirler; norm ise bu yönün belirli bir davranış kuralına dönüşmesini sağlar. Bir davranış değerlendirilirken davranışın hangi değeri koruduğu veya zedelediği, ilgili normlara uyup uymadığı ve daha genel ilkelerle tutarlı olup olmadığı sorulur. Ancak normlar her durumda aynı sonucu vermeyebilir. İki değer veya ilke çatıştığında kararın gerekçesi ayrıca açıklanmalıdır.
Etik eylem ve sorumluluk
Etik eylem, kişinin davranış seçenekleri arasından bir tercih yaparak gerçekleştirdiği ve ahlaki açıdan değerlendirilebilen eylemdir. Bir davranışın etik niteliğini anlamak için yalnızca ortaya çıkan sonuca bakmak yeterli değildir. Kişinin ne yaptığını, bunu hangi niyetle yaptığını, başka seçeneklerinin bulunup bulunmadığını ve davranışının sonuçlarını öngörüp öngöremediğini de dikkate almak gerekir. Sorumluluk kavramı, kişinin kendi seçimiyle gerçekleştirdiği eylemin sonuçları ve gerekçeleri karşısında hesap verebilir olmasıyla ilgilidir.
Niyet ile sonuç aynı şey değildir. İyi bir amaçla yapılan bir davranış beklenmedik biçimde zarar doğurabilir; bu durumda niyet, sonuç ve kişinin gerekli özeni gösterip göstermediği birlikte değerlendirilir. Tersine, dışarıdan yararlı görünen bir davranış başkasını kandırma amacı taşıyorsa niyet, eylemin etik değerlendirmesini değiştirir. Bu, etik yargının yalnızca başarıya veya başarısızlığa indirgenemeyeceğini gösterir.
Örneğin bir kişi arkadaşının özel bilgisini onu korumak amacıyla başka birine açıklayabilir. Burada kişinin amacı, bilginin sahibinden izin alıp almadığı, açıklamanın gerçekten gerekli olup olmadığı ve ortaya çıkabilecek zararları düşünüp düşünmediği önem taşır. Kişi özgürce karar verebildiği ve durumun sonuçlarını makul ölçüde öngörebildiği ölçüde sorumluluğu artar. Buna karşılık baskı altında kalmak, seçeneklerinin ciddi biçimde sınırlanması veya sonucu öngörmesinin mümkün olmaması sorumluluğun değerlendirilmesini etkileyebilir.
Etik eylem bu yüzden yalnızca “Bir şey oldu mu?” sorusuyla değil, “Kim, hangi koşullarda, hangi niyetle ve hangi seçeneği tercih ederek yaptı?” sorularıyla incelenir. Uygulamalı etik, bu temel değerlendirmelerin gerçek yaşamın belirli alanlarına nasıl taşınacağını ele alır; ayrıntılı alan incelemeleri bu konunun dışındadır.
Etik sorunların temel özellikleri
Bir durum, yalnızca kişisel zevk veya beğeniyle ilgili olmaktan çıkıp insanların nasıl davranması gerektiği, kimin hakkının gözetileceği ya da hangi değerin korunacağı sorularını doğurduğunda etik bir sorun niteliği kazanabilir. Etik sorunlarda genellikle birden fazla kişinin çıkarı, hakkı veya sorumluluğu etkilenir. Bu nedenle sorun, “Ben bunu seviyor muyum?” sorusundan daha geniştir ve başkaları açısından savunulabilir gerekçeler gerektirir.
Etik sorunların bir başka özelliği, değer ve ilkelerin çatışabilmesidir. Dürüstlük, mahremiyet, adalet, zarar vermeme veya sorumluluk gibi ölçütler aynı durumda farklı yönlere işaret edebilir. Böyle bir durumda karar veren kişi seçenekleri, olası etkileri ve ilgili kişilere karşı yükümlülükleri karşılaştırmalıdır. Sorun tek bir kişinin hoşlanıp hoşlanmamasına göre değil, gerekçelerin tutarlılığı ve etkilenen kişilere karşı adil olup olmadığı üzerinden değerlendirilir.
Örneğin bir arkadaşın yaptığı yanlışı gizlemek, arkadaşına bağlılık ile dürüstlük ve başkalarının hakkını koruma değerlerini karşı karşıya getirebilir. Burada etik sorun, gizlemenin kişiye hoş gelip gelmemesi değildir; gizlemenin kimleri nasıl etkileyeceği, kişinin hangi sorumluluğu taşıdığı ve kararın herkes için savunulabilir olup olmadığıdır. Bu tür durumlarda farklı ilkeler aynı anda dikkate alınır ve kararın gerekçesi açıkça ortaya konur.
Sınavda kopya çekmemek, başkasının özel bilgisini izinsiz paylaşmamak veya sırada öne geçmemek gibi kararlar günlük yaşamda etik değerlendirme gerektirir. Bu durumlarda yalnızca kişisel çıkar değil, dürüstlük, adalet, mahremiyet ve başkalarının hakları da dikkate alınır.
Etik ile ahlakı karıştırmamak gerekir: Ahlak, yaşanan doğru-yanlış kuralları ve kabullerle; etik ise bu kuralları sorgulayan, değerlendiren ve gerekçelendiren düşünmeyle ilişkilidir. Değer neyin önemli olduğunu, ilke genel yönü, norm ise belirli davranış kuralını gösterir.
Sık sorulan sorular
Etik kısaca nedir?
Etik, insanların nasıl davranması gerektiğini ve davranışların hangi gerekçelerle doğru ya da yanlış sayılabileceğini inceleyen felsefi alandır.
Etik ve ahlak aynı şey midir?
Günlük dilde eş anlamlı kullanılabilir. Temel felsefi ayrımda ahlak yaşanan kuralları ve kabulleri, etik ise bu kurallar üzerine sistemli düşünmeyi ve onları gerekçelendirmeyi anlatır.
Değer, norm ve ilke arasındaki fark nedir?
Değer önemli görülen şeyi, ilke genel yön gösteren ölçütü, norm ise belirli durumda uyulması beklenen davranış kuralını ifade eder.
Bir davranış ne zaman etik açıdan değerlendirilir?
Davranış bir seçim içeriyor, başkalarını veya önemli değerleri etkiliyor ve nasıl davranılması gerektiği konusunda gerekçe gerektiriyorsa etik açıdan değerlendirilebilir.
Etik eylemde sorumluluk neden önemlidir?
Çünkü kişinin seçimi, niyeti, koşulları ve davranışının sonuçlarını öngörüp öngöremediği, eylemin etik niteliğini ve kişinin sorumluluk düzeyini etkiler.
- •Wikipedia (EN) — Ethics — Ethics / girisen.wikipedia.org