Ontoloji Nedir? Varlık, Var Olan ve Temel Ontolojik Ayrımlar
Ontoloji, varlığın ve var olanların en genel özelliklerini, gerçekliğin temel yapısını ve varlık türlerinin nasıl sınıflandırılabileceğini inceler. Varlık ile tek tek var olanlar arasındaki ayrım, ontolojik düşünmenin temelini oluşturur. Ontoloji ayrıca somut-soyut, tekil-tümel ve nesne-özellik gibi ayrımlarla gerçekliği anlamlandırır.
Bu yazıda (5)
Ontoloji, felsefenin var olmanın ne anlama geldiğini ve gerçekliğin hangi temel yapılardan oluştuğunu araştıran dalıdır. Tek tek nesneleri yalnızca kendi özellikleriyle incelemek yerine, bütün var olanların ortak yönlerini, varlık türlerini ve bunların birbirleriyle ilişkilerini sorgular.
Ontolojinin tanımı ve inceleme alanı
Ontoloji, varlığı ve var olanların en genel özelliklerini inceleyen felsefe dalıdır. Geleneksel sınıflandırmada metafiziğin, gerçekliğin en genel ve temel yönlerine odaklanan alt alanı olarak görülür; ancak metafizik ile ontoloji arasındaki sınırın nasıl çizileceği konusunda farklı yaklaşımlar vardır. Ontolojinin amacı, dünyayı oluşturan temel varlık türlerini belirlemek ve gerçekliği bütün olarak açıklayabilecek bir kavramsal çerçeve kurmaktır. Bu yönüyle biyoloji ya da astronomi gibi belirli bir varlık alanıyla sınırlı bilimlerden ayrılır. Biyoloji canlıları, astronomi ise gök cisimlerini konu edinirken ontoloji, canlıların, gök cisimlerinin ve başka varlıkların var olma bakımından ne gibi ortak özellikler taşıdığını sorar.
Ontolojik inceleme, yalnızca bir varlığın mevcut olup olmadığını listelemekten ibaret değildir. Kavramların çözümlenmesi, deneyimlerin değerlendirilmesi, düşünce deneyleri ve bilimsel araştırmaların sonuçlarından yararlanma gibi farklı yöntemler kullanılabilir. Örneğin bir ağacı ele alırken biyoloji onun canlı yapısını ve gelişimini inceleyebilir; ontoloji ise ağacın bir nesne mi, bir töz mü, yoksa özellikleri ve ilişkileriyle açıklanan bir varlık mı olduğunu sorgular. Böylece ontoloji, tek bir ağacın ayrıntılı biyolojik yapısından çok, nesne olmanın ve var olmanın genel koşullarına yönelir.
Ontolojide ayrıca varlıkların hangi temel kategorilere ayrılabileceği araştırılır. Töz, özellik, ilişki, durum ve olay gibi kategoriler, gerçeklikte karşılaşılan farklı varlık biçimlerini düzenlemek için kullanılabilir. Bir üniversite bilgi sisteminde öğrenci, ders ve kayıt arasındaki kavramların düzenli biçimde gösterilmesi, belirli bir alanın varlıklarını ve ilişkilerini kavramsal bir şema içinde sınıflandırmaya örnek oluşturur.
Varlık ve var olan ayrımı
Varlık, en geniş anlamıyla var olma durumunu ve gerçekliğin bütününü ifade eder. Var olan ise bu gerçeklik içinde bulunan tek tek entitylerdir; örneğin bir insan, ağaç, sayı ya da olay birer var olan olarak ele alınabilir. Bu nedenle varlık ile var olan aynı düzeyde kavramlar değildir: varlık, bütün var olanların var olmasını mümkün kılan ve onların ortak biçimde bağlı olduğu en genel konudur; var olanlar ise bu genel alanın içindeki belirli örneklerdir.
Ontolojik düşünme bu ayrımı, “Bir şey var mı?” sorusundan daha ileri götürür. Bir var olanın nasıl bir varlık türüne sahip olduğu, başka şeylere bağlı olup olmadığı ve gerçeklik içindeki yerinin ne olduğu da araştırılır. Örneğin bir elmanın yüzeyi, elma olmadan var olamayacağı için elmaya ontolojik olarak bağımlı kabul edilebilir. Buna karşılık ontolojik açıdan bağımsız olduğu düşünülen bir varlık, başka bir varlığa dayanmadan var olabilir. Bu bağımlılık ilişkisi, gerçekliğin temelinde neyin bulunduğunu ve hangi varlıkların başka varlıklara dayanarak ortaya çıktığını anlamaya yardım eder.
“Varlık” kavramı bazen “var olmayan” ya da hiçlik karşısında düşünülür. Ayrıca varlık ile oluş arasında da ayrım yapılabilir: varlık değişmeyen ve kalıcı olana, oluş ise değişim sürecine işaret edecek şekilde kullanılabilir. Bir başka ayrımda varlık, gerçekten mevcut olanı; görünüş ise mevcutmuş gibi görüneni anlatır. Örneğin bir nesnenin kırmızı olması onun sahip olduğu bir özellik olabilir, fakat “kırmızılık” ile o kırmızı nesnenin kendisi aynı türden var olan değildir. Burada nesnenin kendisi ile onun özelliği arasındaki ayrım, var olanların farklı biçimlerde var olabileceğini gösterir.
Ontoloji açısından temel tartışmalardan biri de varlığın herkes için ortak bir özellik olup olmadığıdır. Her var olanın “var olma” özelliğine sahip olduğunu söylemek mümkün görünse de, varlığı yalnızca bir özellik gibi açıklamak sorun yaratabilir; çünkü bir şeyin özelliklere sahip olabilmesi için öncelikle var olması gerektiği ileri sürülebilir. Bu nedenle varlık, tek tek var olanlara eklenen sıradan bir özellikten çok, ontolojik incelemenin başlangıç noktasını oluşturan temel kavram olarak ele alınır.
Temel ontolojik sorular
Ontolojinin temel soruları, hangi şeylerin var olduğu, var olmanın ne anlama geldiği ve gerçekliğin en temel yapısının nasıl kurulabileceği çevresinde toplanır. “Gerçekten ne vardır?”, “Bir şeyin var olması ile yalnızca görünmesi arasındaki fark nedir?”, “Bazı varlıklar diğerlerine ontolojik olarak dayanır mı?” ve “Neden hiçlik yerine bir şey vardır?” gibi sorular bu alana girer. Ontologlar ayrıca var olanların zorunlu mu, mümkün mü, yoksa yalnızca fiilen mevcut mu olduğunu ayırt etmeye çalışabilir. Mümkün olan, gerçekleşmesi çelişki doğurmayan, yani gerçekleşebilecek durumu; zorunlu olan, başka türlü olamayacak durumu; fiilî olan ise gerçekten gerçekleşmiş durumu anlatır. Bu sorular, ontolojinin yalnızca varlıkların adını saymadığını, var olmanın koşullarını ve gerçekliğin temel düzenini araştırdığını gösterir.
Varlık kategorileri
Varlık kategorileri, var olanları en temel türlerine göre sınıflandırmak için kullanılan kavramsal ayrımlardır. Ontolojide sık başvurulan kategoriler arasında töz, özellik, ilişki, durum ve olay bulunur. Töz, başka özellikleri taşıyan ve bazı yaklaşımlarda kendi başına var olabilen temel varlık olarak düşünülür. Özellik, bir varlığın niteliğidir; örneğin bir üçgenin üç kenarlı olması onun temel bir özelliği, kırmızı olması ise değişebilir bir özelliği olarak ele alınabilir. İlişki, iki ya da daha fazla varlık arasındaki bağlantıyı gösterir; “bir şehrin başka bir şehrin doğusunda bulunması” tek bir nesnenin özelliğinden farklı olarak birden fazla varlığı birlikte ilgilendirir. Durum, çeşitli varlıkların belirli bir oluş içinde birleşmesidir; “bir kişinin bilgili olması” kişi ile bilgili olma özelliğini birlikte içerir. Olay ise zamanda meydana gelen bir oluş ya da değişimdir.
Bu sınıflandırmalar bazı temel ayrımları daha görünür kılar. Tekil varlık, yalnızca bir kez bulunan ve başka bir örnekle aynı olmayan bireysel varlıktır; tümel ise farklı tekillerde ortaklaşa bulunabilen genel özelliktir. Örneğin belirli bir ağaç tekil, yeşil olma ise farklı nesnelerde tekrarlanabilen tümel olarak düşünülebilir. Somut varlıklar uzay ve zamanda bulunan ağaç gibi nesnelerdir; soyut varlıklar ise sayı gibi uzay ve zamandaki fiziksel nesnelerle aynı biçimde var olmayan şeylerdir.
Tek bir temel varlık türünün bulunduğunu savunan yaklaşımlar monizm, zihni ve maddeyi bağımsız temel ilkeler olarak ele alan yaklaşımlar düalizm, birden çok temel varlık türünü kabul eden yaklaşımlar ise çoğulculuk adıyla anılır. Sayılar gibi soyut varlıkların ve para ya da dil gibi toplumsal gerçekliklerin nasıl var olduğu, burada yalnızca tanıtılan ayrı ontolojik tartışma alanlarıdır.
Ontolojinin diğer felsefe disiplinleriyle ilişkisi
Ontoloji, metafizik, epistemoloji ve mantıkla yakın ilişki içindedir; fakat her biri aynı soruya odaklanmaz. Metafizik genel olarak temel gerçekliğin farklı yönlerini ve yapısını araştıran daha geniş bir alan olarak anlaşılabilir. Bu anlayışta ontoloji, metafiziğin gerçekliğin en genel özelliklerine ayrılan bölümüdür. Bununla birlikte bazı filozoflar ontolojiyi metafizikten önce gelen, gerçeklikte bulunan varlıkların genel bir dökümünü hazırlayan alan olarak görür; bazıları da iki terimi birbirinin yerine kullanır. Dolayısıyla aralarındaki sınır kesin ve herkesçe kabul edilmiş değildir.
Epistemoloji, insanın bilgiyi nasıl edindiğini, bilginin imkânını ve doğrulanmasını sorgular. Ontoloji ise öncelikle neyin var olduğunu ve var olanların hangi temel türlere ayrıldığını araştırır. Bir nesnenin var olup olmadığı ontolojik bir sorunken, o nesne hakkında bilgimizin nasıl mümkün olduğu epistemolojik bir sorundur. Mantık ise doğru akıl yürütmenin biçimlerini ve çıkarımların geçerliliğini inceler. Ontoloji mantıktan yararlanarak kategorilerini ve iddialarını daha açık biçimde ifade edebilir; ancak mantığın geçerli bir çıkarımı göstermesi, o çıkarımda geçen varlıkların gerçekten mevcut olduğunu tek başına kanıtlamaz.
Ontoloji ile tek tek bilimler arasında da bir ayrım vardır. Bilimler genellikle sınırlı varlık alanlarını ve bu alanlardaki düzenlilikleri incelerken ontoloji, farklı alanlardaki varlıkları ortak ve en genel kavramlar altında düşünmeye çalışır. Bu nedenle ontoloji, bilimlerin yerine geçen bir araştırma değil, “varlık”, “nesne”, “özellik” ve “ilişki” gibi kavramların gerçeklikteki yerini sorgulayan felsefi bir incelemedir.
Bir üniversitenin bilgi sisteminde öğrenci, ders ve kayıt gibi unsurların ayrı kavramlar olarak düzenlenmesi; hangi varlıkların bulunduğunu ve aralarındaki ilişkilerin nasıl kurulduğunu açıkça gösterir.
Sık sorulan sorular
Ontoloji en kısa biçimde neyi inceler?
Ontoloji, varlığın ne olduğunu, hangi şeylerin var olduğunu ve var olanların en temel türlere nasıl ayrılabileceğini inceler.
Varlık ile var olan arasındaki fark nedir?
Varlık, var olma durumunu ve gerçekliğin en genel alanını ifade eder. Var olan ise bu alan içinde bulunan tek tek insan, ağaç, sayı veya olay gibi varlıklardır.
Ontoloji ile epistemoloji arasındaki temel fark nedir?
Ontoloji neyin var olduğunu ve gerçekliğin nasıl yapılandığını sorar; epistemoloji ise insanın bu gerçeklik hakkında nasıl bilgi edinebileceğini araştırır.
Somut ve soyut varlık arasındaki fark nedir?
Somut varlıklar uzay ve zamanda bulunan nesnelerdir. Soyut varlıklar, sayı gibi, fiziksel nesnelerle aynı biçimde uzay ve zamanda bulunmayan varlıklar olarak ele alınır.
- •Wikipedia (EN) — Ontology — Ontology / girisen.wikipedia.org