Ana sayfaedebiyatTürkçe Dil BilgisiFiilimsi (Eylemsi)
📖
Edebiyat · Konu Anlatımı

Fiilimsi Nedir? İsim-Fiil, Sıfat-Fiil ve Zarf-Fiil Nasıl Ayırt Edilir?

Sözcük Bilgisi· Ortaokul· 5 dk okuma· Son güncelleme: 27 Ağustos 2026
Öğreniyo İçerik Ekibi tarafından hazırlandı · Editör: Yusufhan Seyis
Kısaca

Fiilimsiler, fiil kök veya gövdelerinden türeyen ancak cümlede çekimli fiil gibi yargı bildirmeyen sözcüklerdir. İsim-fiil, sıfat-fiil ve zarf-fiil türlerini yalnızca eklerine bakarak değil, cümledeki görevlerini inceleyerek ayırt etmek gerekir.

Bu yazıda (6)

Fiilimsiler, bir eylem anlamını korurken cümlede isim, sıfat veya zarf görevi üstlenen sözcüklerdir. Türünü belirlemek için önce aldığı eke, ardından cümlede hangi sözcüğü ya da eylemi tamamladığına bakılır.

Fiilimsinin tanımı ve çekimli fiilden farkı

Fiilimsi, fiil kök veya gövdelerine belirli eklerin getirilmesiyle oluşan ve eylem anlamını tamamen kaybetmeyen sözcüktür. Ancak fiilimsi, çekimli fiil gibi kip ve kişi anlamıyla tamamlanmış bir yargı bildirmez. Bu nedenle tek başına cümlenin yüklemi olmaz; cümlede isim, sıfat ya da zarf görevinde kullanılır.

Çekimli fiil, kip ve kişi eki alarak bir işi, oluşu veya durumu yargı hâline getirir: “Çocuklar bahçede oynuyor.” cümlesinde “oynuyor” sözcüğü şimdiki zamanın üçüncü tekil kişi çekimiyle yüklemdir. “Çocukların bahçede oynaması herkesi sevindirdi.” cümlesinde ise “oynaması” eylem anlamı taşısa da isim-fiildir; cümlenin öznesi görevinde bulunur, yüklem değildir.

Bu farkı bulmak için sözcüğün cümlede yargıyı taşıyıp taşımadığına bakılır. “Kitap okuyacağım.” cümlesinde “okuyacağım” gelecek zaman ve birinci tekil kişi anlamıyla çekimli fiildir. “Okumak beni dinlendiriyor.” cümlesinde “okumak” ise -mak ekiyle türemiş isim-fiildir; burada eylem, bir varlık veya kavram gibi ele alınmıştır.

Fiilimsilerin ortak özellikleri

Fiilimsilerin tamamı fiil kök ya da gövdelerinden türetilir ve eylem anlamını bir ölçüde korur. Buna rağmen kip ve kişi eki alarak çekimli fiile dönüşmezler. Cümlede yüklem olamaz; isim, sıfat veya zarf gibi görevler üstlenerek başka sözcüklerle anlam ilişkisi kurarlar. Örneğin “gülerek”, “gülen” ve “gülmek” sözcüklerinin kökü aynıdır; fakat biri zarf, biri sıfat, biri de isim görevindedir. Fiilimsi ekini alan sözcüğün türü, yalnızca ekinden değil, cümledeki kullanımından anlaşılır.

İsim-fiil

İsim-fiil, fiillerin isim gibi kullanılmasını sağlayan fiilimsi türüdür. Yaygın isim-fiil ekleri -ma/-me, -mak/-mek ve -ış/-iş/-uş/-üş biçimleridir. Bu ekleri alan sözcükler bir işi veya oluşu adlandırır; cümlede özne, nesne ya da başka bir isim görevinde kullanılabilir.

İsim-fiili bulmak için sözcüğün bir eylemi ad olarak karşılayıp karşılamadığı incelenir. “Erken kalkmak sağlıklıdır.” cümlesinde “kalkmak” bir eylemi adlandırdığı için isim-fiildir ve cümlenin öznesidir. “Resim yapmayı çok seviyorum.” cümlesinde “yapmayı” nesne görevindedir. “Onun gülüşü herkesi mutlu etti.” cümlesinde ise “gülüşü” sözcüğü -üş ekiyle kurulmuş, gülme eyleşini ad olarak karşılamıştır.

İsim-fiil eki her zaman fiilimsi oluşturmayabilir; sözcüğün cümledeki anlamına bakılmalıdır. “Yüzme öğreniyorum.” cümlesinde “yüzme” bir eylemin adı olduğu için isim-fiildir. “Bu yüzme havuzu yenilendi.” ifadesinde ise “yüzme” havuzun hangi amaçla kullanıldığını belirleyen kalıplaşmış bir ad niteliğindedir. Fiilimsi eki almış bazı sözcükler zamanla kalıcı isim hâline gelir; “dolma”, “dondurma” ve “çakmak” gibi sözcüklerde bu durum bağlama göre anlaşılır.

Sıfat-fiil

Sıfat-fiil, fiillerden türeyerek bir ismi niteleyen veya belirten fiilimsi türüdür. Yaygın sıfat-fiil ekleri -an/-en, -ası/-esi, -maz/-mez, -ar/-er, -dik/-dık/-dik/-duk/-dük, -ecek/-acak ve -miş/-mış/-muş/-müş biçimleridir. Sıfat-fiil, eylem anlamını korurken yanında ya da cümlede ilgili olduğu bir ismi açıklar.

Sıfat-fiili ayırt etmek için sözcüğün “hangi?” sorusuna cevap verip vermediğine bakılır. “Bahçede oynayan çocuklar eve girdi.” cümlesinde “oynayan” sözcüğü çocukları nitelediği için sıfat-fiildir. “Okunacak kitapları masaya bıraktım.” cümlesinde “okunacak” sözcüğü kitapların hangi kitaplar olduğunu belirtir. Her iki sözcük de bir eylemden türemiş, fakat cümlede sıfat görevi kazanmıştır.

Sıfat-fiil bazen nitelediği isim cümlede bulunmadığında isimleşebilir. “Yarışa katılanlar salonda bekliyor.” cümlesinde “katılanlar”, aslında “katılan kişiler” anlamındadır; nitelediği isim düşmüş olsa da sözcük sıfat-fiil kökenini korur. Buna karşılık “Koşan çocuk düştü.” cümlesinde “koşan” sözcüğünün nitelediği isim açıkça “çocuk”tur. Bu nedenle sözcüğün bir ismi niteleyip nitelemediği dikkatle kontrol edilmelidir.

Zarf-fiil

Zarf-fiil, fiillerden türeyerek başka bir fiili zaman, durum, biçim, koşul veya sebep yönünden tamamlayan fiilimsi türüdür. Yaygın zarf-fiil ekleri arasında -ip, -erek/-arak, -ince/-ınca, -ken, -meden/-madan ve -dikçe/-dıkça bulunur. Zarf-fiil, cümledeki temel eylemin nasıl, ne zaman veya hangi şartla gerçekleştiğini gösterir.

Zarf-fiili bulmak için fiilimsiyle asıl fiil arasındaki anlam ilişkisi incelenir. “Zil çalınca öğrenciler sınıfa girdi.” cümlesinde “çalınca”, girme eyleminin ne zaman gerçekleştiğini belirtir. “Çocuk gülerek yanımıza geldi.” cümlesinde “gülerek”, gelme işinin nasıl yapıldığını açıklar. “Ders çalışmadan başarılı olamazsın.” cümlesinde “çalışmadan” sözcüğü bir koşul veya durum ilişkisi kurarak “olamazsın” fiilini tamamlar.

Zarf-fiil genellikle cümlenin asıl yüklemi olan çekimli fiile bağlanır. “Koşup otobüse yetişti.” cümlesinde “koşup” sözcüğü -ip ekiyle kurulmuş zarf-fiildir; asıl yargı “yetişti” sözcüğündedir. “Seni görünce sevindim.” cümlesinde ise “görünce” zaman anlamı katar, “sevindim” çekimli fiili yargıyı bildirir. Böylece zarf-fiil, temel eylemin yerine geçmeden onun gerçekleşme koşulunu veya biçimini açıklar.

Fiilimsi türlerini cümlede görevine göre belirleme

Fiilimsi türünü belirlerken yalnızca ek aramak yeterli değildir; sözcüğün cümlede ne görev üstlendiği de incelenmelidir. Önce sözcüğün fiil kök veya gövdesinden türeyip türemediği kontrol edilir. Ardından aldığı fiilimsi eki bulunur, sözcüğün yüklem olup olmadığına bakılır ve cümlede hangi sözcüğü tamamladığı belirlenir.

Sözcük bir eylemi isim gibi karşılıyorsa isim-fiildir: “Kitap okumak ufkumu genişletiyor.” cümlesinde “okumak” bir eylemin adıdır. Bir ismi niteliyor ya da belirtiyorsa sıfat-fiildir: “Okuduğum kitap çok sürükleyiciydi.” cümlesinde “okuduğum”, kitabın hangi kitap olduğunu bildirdiği için sıfat-fiildir. Başka bir fiilin zamanını, durumunu veya biçimini açıklıyorsa zarf-fiildir: “Soruyu düşünerek cevap verdi.” cümlesinde “düşünerek”, cevap verme işinin nasıl yapıldığını gösterir.

Aynı ek farklı görevlerde kullanılabileceği için bağlam karşılaştırması önemlidir. “Yüzmek sağlıklıdır.” cümlesinde “yüzmek” isim-fiil, “Yüzen çocuk kıyıya ulaştı.” cümlesinde “yüzen” sıfat-fiil, “Çocuk yüzerek kıyıya ulaştı.” cümlesinde “yüzerek” zarf-fiildir. Ayırt etme işlemi şu sırayla yapılabilir: fiilimsi adayını bul, ekini incele, yüklem olmadığını kontrol et, sonra isim mi niteliyor yoksa fiili mi tamamlıyor diye sor.

Fiilimsi grupları ve fiilimsilerin cümle içindeki söz öbeği yapısı ile fiilimsi eklerinin ayrıntılı istisnaları ve yazım sorunları ayrı konularda ele alınır.

Günlük hayatta

“Servise yetişmek için erken kalktım.” cümlesinde “yetişmek” amaç bildirerek isim-fiil, “kalktım” ise yargı bildiren çekimli fiildir. Günlük konuşmalarda “gülerek konuşmak”, “gelince haber vermek” ve “okunacak kitap” gibi kullanımlar fiilimsi türlerini ayırt etmeyi kolaylaştırır.

Sınavda

Sınavlarda en sık karıştırılan nokta, aynı ekin her cümlede fiilimsi oluşturmamasıdır. Sözcüğün ekinden sonra mutlaka görevine bakın: bir eylemi adlandırıyorsa isim-fiil, bir ismi niteliyorsa sıfat-fiil, başka bir fiili durum veya zaman yönünden tamamlıyorsa zarf-fiildir. Ayrıca çekimli fiil kip ve kişi anlamıyla yargı bildirirken fiilimsi yüklem olamaz.

Sık sorulan sorular

Fiilimsi cümlenin yüklemi olabilir mi?

Hayır. Fiilimsi, kip ve kişi ekiyle tamamlanmış bir yargı bildirmediği için cümlenin yüklemi olamaz.

Fiilimsi türünü yalnızca aldığı eke bakarak bulabilir miyim?

Hayır. Ek önemli bir ipucu verir; ancak kesin karar için sözcüğün cümlede isim, sıfat veya zarf görevinde kullanılıp kullanılmadığına bakılmalıdır.

İsim-fiil ile çekimli fiil arasındaki temel fark nedir?

İsim-fiil eylemi bir kavram veya varlık gibi adlandırır; çekimli fiil ise kip ve kişi anlamı taşıyarak cümlede yargı bildirir.

Sıfat-fiil ile zarf-fiil nasıl ayrılır?

Sıfat-fiil bir ismi niteler veya belirtir. Zarf-fiil ise başka bir fiilin zamanını, durumunu, biçimini ya da koşulunu açıklar.

Bir sözcük fiilimsi eki aldığı hâlde neden fiilimsi sayılmayabilir?

Bazı sözcükler zamanla kalıplaşarak kalıcı isim olur. Bu durumda sözcük cümlede bir eylemi adlandırmaktan çok doğrudan bir varlığın veya nesnenin adı olarak kullanılır.

Kaynaklar
SıradakiYapım ve Çekim Ekleri