Nükleer Fisyon Nedir? Mekanizması, Zincirleme Tepkime ve Enerjisi
Nükleer fisyon, ağır bir atom çekirdeğinin daha küçük çekirdeklere ayrılmasıdır. Bu sırada nötronlar ve büyük miktarda enerji açığa çıkabilir. Açığa çıkan nötronlar yeni fisyonları başlatırsa zincirleme tepkime oluşur; nötron dengesi ise sürecin kontrollü, sürdürülebilir veya hızlanan olmasını belirler.
Bu yazıda (6)
Nükleer fisyon, ağır bir atom çekirdeğinin iki ya da daha fazla küçük çekirdeğe ayrılmasıdır. Fisyon, füzyonun tersine çekirdekleri birleştirmez; ağır çekirdekleri böler. Fisyon ile füzyon arasındaki temel farklar ayrı bir konuda karşılaştırılır.
Nükleer fisyonun tanımı ve temel özellikleri
Nükleer fisyon, bir atom çekirdeğinin daha küçük çekirdeklere, yani fisyon parçalarına ayrıldığı nükleer tepkimedir. Süreç çoğunlukla yüksek kütleli ve fisyona elverişli bir çekirdeğin serbest bir nötron soğurmasıyla başlar. Çekirdek, nötronun taşıdığı enerjiyi de alarak kararsız bir duruma geçer; ardından daha küçük çekirdeklere ayrılır. Bu ayrılma sırasında yeni nötronlar ve çekirdeklerin uyarılmış durumlarından kaynaklanan enerji açığa çıkabilir.
Fisyonun önemli özelliği, tek bir çekirdekte gerçekleşen olayın başka çekirdekleri de etkileyebilmesidir. Açığa çıkan nötronlardan bazıları başka fisyona elverişli çekirdeklere ulaşırsa yeni fisyonlar başlatabilir. Böylece olay yalnızca tek bir çekirdeğin parçalanması olmaktan çıkar ve zincirleme bir sürecin parçası hâline gelir.
Örneğin uranyum-235 çekirdeği bir nötron soğurduğunda kararsızlaşarak iki büyük fisyon parçasına ayrılabilir. Ürünlerin kütlesi ve açığa çıkan nötron sayısı her olayda tamamen aynı olmak zorunda değildir; fisyon, farklı ürünlerin çeşitli olasılıklarla oluşabildiği istatistiksel bir süreçtir. Bu nedenle fisyonu yalnızca “çekirdeğin iki eşit parçaya ayrılması” şeklinde düşünmek doğru değildir.
Fisyon mekanizması ve fisyon ürünleri
Fisyonun başlamasında serbest nötronun çekirdekle etkileşmesi belirleyici olabilir. Nötron çekirdek tarafından soğurulduğunda çekirdeğe enerji aktarılır ve çekirdek, dengeli küresel biçimini koruyamayacak kadar uyarılabilir. Bu aşamada çekirdek, yüzey gerilimi olan bir sıvı damlasına benzer biçimde uzamaya başlar. Uzama arttıkça çekirdeğin orta bölgesinde birbirini etkileşimle tutan nükleonların sayısı azalır. Çekirdeğin iki ucundaki protonlar arasındaki elektriksel itme, bu durumda çekirdeği bir arada tutan nükleer kuvvete karşı baskın hâle gelir ve çekirdek iki ana parçaya ayrılır.
Tepkime sonunda oluşan iki büyük çekirdeğe fisyon parçaları denir. Bunlara ek olarak genellikle birkaç serbest nötron ortaya çıkar; fisyon parçaları uyarılmış olabilir ve enerjinin önemli bir bölümü bu parçaların kinetik enerjisi olarak taşınır. Serbest nötronlar, uygun çekirdeklere ulaşırsa yeni fisyonları başlatabilir. Ancak her fisyon nötronu yeni bir fisyon oluşturmaz: bazıları ortamdan kaçar, bazıları çekirdekle etkileşse bile onu parçalayamaz.
Fisyon ürünlerinin kütleleri her zaman eşit değildir. Aynı tür çekirdeğin fisyonunda bile farklı ürün çiftleri ve farklı sayıda nötron görülebilir. Kendiliğinden fisyon mümkün olsa da birçok durumda çekirdeği dışarıdan gelen bir nötronla fisyona sürüklemek, kullanılabilir ve sürdürülebilir bir tepkime oluşturmak açısından daha önemlidir.
Fisyon ürünlerinin bir bölümü radyoaktif olabilir; bu ürünlerin bozunması, fisyon sona erse bile bir süre ısı üretmeye devam edebilir. Bu nedenle fisyon sonucunda oluşan radyoaktif maddeler atık yönetimi ve güvenli depolama gerektirir. Radyoaktif ürünlerin niteliği ve atık yönetiminin ayrıntıları ayrı bir konudur.
Zincirleme fisyon tepkimesi ve kritiklik
Bir fisyonun açığa çıkardığı nötronların ortalama olarak yeni fisyonlar başlatması, zincirleme fisyon tepkimesini oluşturur. Her nesilde üretilen nötronların bir kısmı soğurulabilir veya sistemden kaçabilir; önemli olan, yeni fisyon başlatan nötronların sayısının zaman içinde nasıl değiştiğidir. Yeni fisyonların sayısı azalırsa tepkime söner, yaklaşık sabit kalırsa tepkime kendi kendini sürdürebilir, artarsa fisyon hızı giderek yükselir.
Kritiklik, zincirleme tepkimenin kendi kendini sürdürebildiği denge durumudur. Belirli bir çekirdek türü için kendi kendini sürdüren fisyonun gerçekleşmesi adına gereken en az fisyona elverişli madde miktarına kritik kütle denir. Kritik kütle yalnızca madde miktarına bağlı değildir; çekirdeğin fisyona yatkınlığı, fisyon başına üretilen nötron sayısı ve nötronların malzeme içinde kalma olasılığı da sonucu etkiler. Büyük ve yoğun bir fisyona elverişli madde bölgesi ya da nötronları geri yönlendiren bir yansıtıcı, kaçan nötronların sayısını azaltarak yeni fisyon olasılığını artırabilir.
Uranyum-235 ile sürdürülen bir reaktör tepkimesinde nötronların yavaşlatılması önemlidir. Su, nötronların su moleküllerindeki protonlarla çarpışarak enerji kaybetmesini sağlar; yavaşlayan nötronlar uranyum-235 tarafından daha kolay soğurulup fisyon başlatabilir. Nötronları güçlü biçimde soğuran kontrol çubukları ise sistemdeki nötron akışını ayarlayarak kritikliğin aşılmasını önlemeye yardımcı olur.
Basit bir örnekte, ilk fisyondan çıkan nötronların ortalama biri yeni bir fisyon başlatıyorsa tepkime yaklaşık sabit güçte sürdürülebilir. Ortalama ikisi yeni fisyonlara yol açarsa sonraki nesillerde olay sayısı iki, dört, sekiz gibi artan bir yapı gösterebilir. Bu artış, açığa çıkan gücün de hızla yükselmesine neden olur; bu durum süperkritik davranış olarak adlandırılır.
Enerji açığa çıkışı ve kütle-enerji ilişkisi
Fisyonun enerji üretmesinin temel nedeni, başlangıçtaki ağır çekirdek ile oluşan daha küçük çekirdeklerin nükleon başına bağlanma enerjileri arasındaki farktır. Fisyon ürünlerinde nükleonlar ortalama olarak daha sıkı bağlanmış bir düzene geçebildiğinde sistemin toplam enerjisi azalır; bu fark çevreye aktarılabilen enerjiye dönüşür. Tepkime sonunda ürünlerin toplam kütlesi başlangıçtaki çekirdeğin ve alınan nötronun toplam kütlesinden biraz daha küçük olabilir. Kayıp gibi görünen bu kütle yok olmaz; Einstein’ın kütle-enerji ilişkisine göre enerjiye dönüşür. Fisyon başına açığa çıkan enerji tipik olarak yüzlerce megaelektronvolt mertebesindedir; ortalama bir fisyon için yaklaşık 200 MeV değeri kullanılır. Enerjinin büyük bölümü fisyon parçalarının hareket enerjisi olarak ortaya çıkar, ardından çevrede ısıya dönüşür.
Fisyonun kontrollü ve kontrolsüz gerçekleşmesi
Kontrollü fisyonda amaç, zincirleme tepkimeyi kendi kendini sürdürecek fakat hızla büyümeyecek bir nötron dengesinde tutmaktır. Bunun için nötronların bir bölümü kontrol çubukları tarafından soğurulur; böylece yeni fisyonları başlatan nötron sayısı ayarlanır. Uranyum-235 kullanan bazı sistemlerde suyun nötronları yavaşlatması da tepkimenin sürdürülmesine katkı verir. Sıcaklık yükselip suyun önemli bölümü buharlaşırsa nötronlar yeterince yavaşlayamayabilir ve zincirleme fisyonun hızı düşebilir. Ancak fisyon ürünleri ısı üretmeye devam edebileceğinden, zincirleme tepkimeyi azaltmak tek başına tüm soğutma ihtiyacını ortadan kaldırmaz.
Kontrolsüz durumda ise yeni fisyon başlatan nötronların sayısı etkili biçimde azaltılamaz ve tepkime nesilden nesle hızlanır. Böyle bir süreçte enerji açığa çıkış hızı çok kısa sürede büyüyebilir. Kontrollü ve kontrolsüz durum arasındaki temel ayrım, fisyonun var olup olmaması değil, nötron çoğalmasının ve enerji üretim hızının düzenlenip düzenlenememesidir. Reaktör güvenliği, bu nötron dengesini korumaya ve fisyon sonrası ısının uzaklaştırılmasına dayanır.
Nükleer reaktörlerde fisyonun temel kullanımı
Nükleer reaktörlerde fisyonun temel amacı, açığa çıkan çekirdek enerjisini kullanılabilir ısıya dönüştürmektir. Fisyon parçalarının kinetik enerjisi çevredeki maddeyle etkileşerek ısıya dönüşür. Bu ısı bir soğutucu aracılığıyla suya aktarılabilir; su buharı bir türbini döndürür ve türbine bağlı jeneratör elektrik üretir. Böylece fisyon doğrudan elektrik akımı üretmekten çok, elektrik üretim zincirinin başında sürekli bir ısı kaynağı olarak görev yapar.
Bu kullanımın sürdürülebilmesi için zincirleme tepkimenin kontrollü biçimde devam etmesi ve oluşan ısının güvenli şekilde taşınması gerekir. Reaktör tasarımı, çalışma sistemleri ve ayrıntılı güvenlik düzenekleri bu makalenin kapsamı dışındadır. Kontrollü fisyonun pratik bir enerji kaynağı olduğu, farklı ülkelerde elektrik üreten çok sayıda nükleer santralin bulunmasıyla gösterilmiştir.
Nükleer santrallerde fisyonla açığa çıkan ısı suyu buhara dönüştürür; buhar türbini ve jeneratörü çalıştırarak şebekeye elektrik sağlar. Dolayısıyla evlerde kullanılan elektrik, bazı ülkelerde fisyonla başlayan bu ısı-elektrik dönüşüm zincirinden gelebilir.
Kritiklik, fisyonun gerçekleşmesi değil zincirleme tepkimenin kendi kendini sürdürebilmesi anlamına gelir. Nötronların bir bölümünün kaçması veya soğurulması tepkimeyi kritik altına çekebilir; yeni fisyon başlatan nötronların sayısının artması ise süperkritik davranışa yol açar.
Sık sorulan sorular
Nükleer fisyon sırasında atom tamamen yok olur mu?
Hayır. Ağır çekirdek, daha küçük çekirdeklere ve nötronlara ayrılır. Başlangıç kütlesinin küçük bir bölümü ise kütle-enerji ilişkisi gereği enerjiye dönüşür.
Her fisyon zincirleme tepkime oluşturur mu?
Hayır. Açığa çıkan nötronların bazıları ortamdan kaçabilir veya yeni bir fisyon başlatmadan soğurulabilir. Zincirleme tepkime için ortalama nötron dengesinin yeterli olması gerekir.
Kritik kütle neyi ifade eder?
Belirli bir fisyona elverişli çekirdekte zincirleme fisyonun kendi kendini sürdürebilmesi için gereken en az madde miktarıdır. Nötronların kaçması, soğurulması ve fisyon olasılığı da bu koşulu etkiler.
Fisyon enerjisi reaktörde nasıl elektriğe dönüşür?
Fisyon parçalarının enerjisi ısıya dönüşür. Isı suyu buharlaştırır, buhar türbini döndürür ve jeneratör mekanik enerjiyi elektrik enerjisine çevirir.
- •Physics — Nuclear Fission and Fusion / Nuclear Fissionopenstax.org
- •College Physics — Fission / Discussionopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org