Ana sayfabiyografilerBilim İnsanlarıGalileo Galilei Kimdir?
👤

Galileo Galilei

15 Şubat 1564, Pisa — 8 Ocak 1642 · Astronom, fizikçi, mühendis
Bilim TarihiGözlemsel AstronomiKlasik FizikKopernikçilikBilimsel Yöntem

Galileo Galilei, gözlem ve deneyi merkeze alan çalışmalarıyla modern bilimin gelişimini etkileyen İtalyan astronom, fizikçi ve mühendistir. Teleskopla yaptığı gözlemler gökyüzünün sanıldığı kadar kusursuz olmadığını ve Dünya merkezli açıklamaların yetersizliğini gösterdi. Kopernikçi görüşleri nedeniyle Kilise ile çatışmış, yaşamının son dönemini ev hapsinde geçirmiştir.

Hızlı bilgiler
Tam adı
Galileo di Vincenzo Bonaiuti de’ Galilei
Doğum yeri
Pisa
Uğraş alanları
Astronomi, fizik ve mühendislik
Öne çıkan aracı
Geliştirilmiş kırılmalı teleskop
Önemli eseri
Sidereus Nuncius
Son dönem eseri
Discorsi e Dimostrazioni Matematiche, intorno a due nuove scienze
Son yılları
Ev hapsinde geçti
Yaşam çizelgesi
1564
Doğumu
Galileo Galilei Pisa’da doğdu.
1593
Termometre yapımı
Havanın genleşip büzülmesini kullanan bir termometre oluşturdu.
1595-1598
Geometrik ve askeri pusula
Topçular ve ölçüm yapanlar için kullanılabilecek bir araç geliştirdi.
1609
Teleskop geliştirmesi
Yaklaşık üç kat büyütmeli teleskopunu geliştirerek daha güçlü modeller üretti.
1610
Jüpiter’in uyduları
Jüpiter çevresinde dolanan dört büyük uyduyu gözledi.
1615
Roma Engizisyonu soruşturması
Kopernikçi görüşleriyle ilgili yazıları Roma Engizisyonu’na sunuldu.
1632
Diyalog’un yayımlanması
İki büyük dünya sistemini karşılaştırdığı eserini yayımladı.
1638
İki yeni bilim üzerine eser
Hareket bilimi ve maddelerin dayanıklılığı üzerine çalışmasını yayımladı.
1642
Ölümü
Galileo 8 Ocak’ta hayatını kaybetti.

Galileo Galilei, gökyüzünü yalnızca geleneksel kabullere göre değil, araçlar ve sistemli gözlemlerle inceleyen öncü bir bilim insanıdır. Astronomi, hareket ve mühendislik alanlarındaki çalışmaları, bilimsel bilginin gözlem, ölçüm ve deneyle sınanması gerektiği düşüncesinin güçlenmesine katkı sağlamıştır.

Galileo Galilei’nin yaşamı ve eğitim süreci

Galileo di Vincenzo Bonaiuti de’ Galilei, 15 Şubat 1564’te Pisa’da doğdu. İtalyan astronom, fizikçi, mühendis ve çok yönlü bir araştırmacı olarak tanındı. Kaynaklarda örgün eğitim aldığı kurumların ayrıntıları verilmez; ancak gençlik ve çalışma döneminde matematiksel araçlar, gökyüzü gözlemleri, hareket ve mühendislik problemleriyle ilgilenerek bilim insanı olarak geliştiği görülür. Pisa doğumlu olması, onun İtalya’daki bilimsel ve akademik çevrelerle kurduğu ilişkinin başlangıç noktalarından biridir.

Galileo’nun gelişimi tek bir alana bağlı değildi. Hız, hız değişimi, yerçekimi, serbest düşme, atış hareketi ve sarkacın özellikleri gibi konuları inceledi; aynı zamanda askeri pusula, termoskop ve teleskop gibi araçlarla da çalıştı. Padova Üniversitesi’nde Galileo ile birlikte ders veren Cesare Cremonini’den söz edilmesi, Galileo’nun Padova’daki akademik çevre içinde yer aldığını gösterir. Örneğin 1595-1598 arasında geliştirdiği geometrik ve askeri pusula, topçuların nişan ve barut miktarı hesaplarında, araştırmacıların ise geometrik ölçümlerde kullanabileceği bir araçtı. Böylece matematiksel bilgiyi yalnızca teorik bir uğraş olarak değil, ölçüm ve uygulama aracı olarak değerlendirdi. 8 Ocak 1642’de öldüğünde geride astronomi, fizik ve mühendisliği bir araya getiren geniş bir çalışma alanı bırakmıştı.

Teleskop gözlemleri ve astronomiye katkıları

Galileo, 1609’da yaklaşık üç kat büyütme sağlayan bir teleskop yaptı; sonraki modellerinde büyütmeyi yaklaşık 30 kata kadar çıkardı. Teleskopun çalışma mantığı, uzaktaki cisimlerden gelen ışığı merceklerle toplayıp gözlemcinin daha büyük bir görüntü görmesini sağlamaktır. Galileo bu aracı yalnızca karadaki cisimleri incelemek için değil, yıldızları, gezegenleri ve uyduları gözlemek için de kullandı. 25 Ağustos 1609’da teleskoplarından birini Venedikli yöneticilere yaklaşık 8 veya 9 kat büyütmeyle gösterdi. İlk astronomik gözlemlerini Mart 1610’da Sidereus Nuncius adlı kısa eserinde yayımladı.

Ay’ı gözlediğinde yüzeyin pürüzsüz ve kusursuz bir küre olmadığını fark etti; ışık ve gölge dağılımını dağlar ile kraterlerin açıklayabileceğini düşündü ve Ay’ın yüzeyine ilişkin haritalar hazırladı. Jüpiter çevresinde konumları geceden geceye değişen dört küçük cisim gözledi. 15 Ocak 1610’da bunların Jüpiter’in çevresinde dolandığı sonucuna ulaştı; bugün Io, Europa, Ganymede ve Callisto olarak bilinen bu uydular Galileo uyduları adıyla anılır. Bir gezegenin çevresinde başka gök cisimlerinin dolanması, bütün gök cisimlerinin Dünya’nın çevresinde döndüğü düşüncesiyle uyuşmuyordu.

Venüs’ün Ay’a benzer biçimde farklı evreler gösterdiğini de Eylül 1610’dan itibaren gözledi. Venüs’ün hilalden şişkin ve dolunay benzeri görünümlere kadar tüm evreleri göstermesi, Güneş çevresindeki hareketinin Dünya merkezli Ptolemaios modeliyle açıklanmasını güçleştirdi; Güneş merkezli açıklamayla ise bu evrelerin oluşumu daha tutarlı biçimde açıklanabiliyordu. Bu gözlemler, gökyüzünün değişmez ve kusursuz olduğu yönündeki eski kabulleri sarsarak teleskopu astronomide güçlü bir araştırma aracına dönüştürdü. Galileo’nun teleskop gözlemlerinin ayrıntılı astronomik incelemesi ayrı bir konudur.

Hareket ve düşen cisimler üzerine çalışmaları

Galileo, hareketi yalnızca soyut akıl yürütmeyle açıklamak yerine gözlem, ölçüm ve deney yoluyla incelemeye yöneldi. Hız ve hız değişimi, yerçekimi, serbest düşme, atış hareketi ve eylemsizlik gibi konular üzerinde çalıştı. Bu yaklaşımın temelinde, bir cismin nasıl hareket ettiğini anlamak için hareketin başlangıç ve değişim koşullarını belirlemek, ardından elde edilen sonucu ölçülebilir gözlemlerle karşılaştırmak vardı. Düşen cisimler ve hareket üzerine araştırmaları, doğa olaylarının matematiksel olarak ifade edilebileceği düşüncesini güçlendirdi.

Bu çalışmaların somut bir uzantısı, Galileo’nun daha sonra hareket bilimi ve maddelerin dayanıklılığı üzerine kaleme aldığı Discorsi e Dimostrazioni Matematiche, intorno a due nuove scienze adlı eseridir. Eser, yaşamının son döneminde, ev hapsi koşullarında yazıldı ve kinematik ile malzemelerin dayanıklılığına odaklandı. Galileo’nun hareket kuramının ayrıntılı fiziksel açıklaması bu makalenin kapsamı dışındadır. Bilimsel gözlem ve deney yaklaşımı ise onun çalışmalarında ölçülebilir sonuç arama ve araç kullanma biçimiyle kısaca öne çıkar.

Kopernikçi görüşleri ve Kilise ile çatışması

Kopernik’in Güneş merkezli modeli, Dünya’nın evrenin merkezinde sabit durduğu görüşü yerine Dünya’nın da Güneş çevresinde hareket ettiğini savunan bir sistemdir. Galileo bu görüşü, özellikle 1609’dan sonraki teleskop gözlemlerinin sağladığı kanıtlarla destekledi. Jüpiter’in uydularının Jüpiter çevresinde dolanması, bütün gök cisimlerinin Dünya çevresinde dönmesi gerektiği düşüncesine karşı bir örnek oluşturdu. Venüs’ün tüm evrelerinin gözlenmesi de Ptolemaios’un Dünya merkezli modelini açıklama bakımından yetersiz bıraktı.

Galileo’nun görüşleri yalnızca bilimsel değil, dinsel itirazlarla da karşılaştı. Dönemin eğitimli çevrelerinin önemli bir bölümü Aristotelesçi Dünya merkezli görüşü veya Dünya merkezliliği Güneş merkezliliğin bazı unsurlarıyla birleştiren Tycho Brahe sistemini benimsiyordu. Güneş merkezli görüşe karşı çıkan bilimsel itirazlardan biri, Dünya hareket ediyorsa yıldızların yıllık paralaksının görülmesi gerektiği düşüncesiydi. Dinsel itirazlar ise Dünya’nın sabit olduğunu düşündüren İncil yorumlarına dayanıyordu.

Galileo, 1613’te Benedetto Castelli’ye yazdığı mektupta İncil’in inanç ve ahlak konularında otorite olduğunu, doğa olaylarının açıklanmasının ise bilimsel incelemeyle ele alınması gerektiğini savundu. Bu görüşlerini daha sonra genişletti. 1615’te yazıları Roma Engizisyonu’na sunuldu; 1616’da bir komisyon Güneş merkezliliği kabul edilen kutsal metin yorumlarıyla çelişkili buldu ve Galileo’dan bu görüşü savunmaktan vazgeçmesi istendi.

Galileo, 1632’de yayımlanan Dialogo sopra i due massimi sistemi del mondo adlı eserinde iki büyük dünya sistemini karşılaştırdı. Eserin Papa VIII. Urbanus’un görüşleriyle alay ettiği düşünüldü ve Galileo’nun daha önceki destekçilerinden bazılarıyla ilişkisi bozuldu. 1633’teki yargılama süreci sonunda Galileo görüşlerinden dönmeye zorlandı ve yaşamının kalanını ev hapsinde geçirdi. Galileo yargılamasının ayrıntılı hukuk ve Kilise tarihi başka bir makalenin konusudur.

Yargılanması, ev hapsi ve son yılları

Galileo’nun Kopernikçi görüşleri etrafındaki gerilim, 1615’te Roma Engizisyonu’nun soruşturması ve 1616’da kendisine verilen uyarıyla kurumsal bir çatışmaya dönüştü. Daha sonra 1632’de yayımlanan Diyalog eseri tartışmayı yeniden büyüttü. Galileo yargılandı, sapkınlıktan güçlü biçimde şüpheli bulundu ve görüşlerinden vazgeçmeye zorlandı. Cezasının sonucu olarak hayatının geri kalanını ev hapsinde geçirdi.

Bu koşullar, çalışmalarını tamamen bırakmasına neden olmadı. Galileo son yıllarında hareket bilimi ve maddelerin dayanıklılığı üzerine Discorsi e Dimostrazioni Matematiche, intorno a due nuove scienze adlı eserini yazdı; eser 1638’de yayımlandı. Yaşamının ilerleyen döneminde tamamen görme yetisini kaybetmesine rağmen sarkaçlı saatler için bir kaçış mekanizması tasarladı. 8 Ocak 1642’de öldü. Yargılama sonrası Kilise’nin Galileo ve Güneş merkezlilik konusundaki tutumu sonraki yüzyıllarda değişti; Galileo’nun mahkûm edilmesinde hata yapıldığı 1992’de Papa II. Jean Paul tarafından kabul edildi.

Başlıca eserleri ve bilim tarihindeki mirası

Galileo’nun başlıca eserleri arasında teleskop gözlemlerini duyurduğu Sidereus Nuncius, Dünya sistemlerini karşılaştırdığı Dialogo sopra i due massimi sistemi del mondo ve hareket ile maddelerin dayanıklılığı üzerine yazdığı Discorsi e Dimostrazioni Matematiche, intorno a due nuove scienze bulunur. Bu eserler, farklı bilimsel soruları tek bir yöntemle ele almasa da gözlem, ölçüm, matematiksel açıklama ve araç kullanımını bir araya getiren bir çalışma anlayışını yansıtır.

Galileo’nun mirası, yalnızca belirli gök cisimlerini gözlemiş olmasından kaynaklanmaz. Teleskopu gökyüzünü sistemli biçimde incelemek için geliştirmesi, Ay’ın yüzeyindeki düzensizlikleri göstermesi ve Jüpiter’in uydularını gözlemesi, göksel yapı hakkındaki eski kabulleri tartışmaya açtı. Hareket ve serbest düşme üzerine çalışmaları da modern fiziğin gelişimine katkı sağladı. Mühendislik alanında geliştirdiği geometrik ve askeri pusula, pratik problemlerin matematikle çözülebileceğini gösteren örneklerden biriydi. Bu nedenle Galileo, gözlemsel astronominin, klasik fiziğin, bilimsel yöntemin ve modern bilimin öncüleri arasında anılır.

Günlük hayatta

Galileo’nun Jüpiter uydularının tutulmalarını saatleri karşılaştırmak için kullanma önerisi, denizde doğu-batı konumunu belirleme ve güvenli seyir sorununa çözüm arıyordu. Yöntem denizde uygulanması zor olsa da daha sonra kara ölçümlerinde kullanıldı.

Sınavda

Venüs’ün tüm evrelerinin gözlenmesi, Güneş merkezli modeli destekleyen ayırt edici gözlemsel kanıtlardan biridir; Jüpiter’in uyduları ise her gök cisminin Dünya çevresinde dönmediğini gösterir.

Sık sorulan sorular

Galileo Galilei neden önemli bir bilim insanıdır?

Teleskop gözlemleriyle Ay’ın yüzeyinin kusursuz olmadığını, Jüpiter’in uyduları bulunduğunu ve Venüs’ün farklı evreler gösterdiğini ortaya koydu. Ayrıca hareket ve serbest düşme üzerine çalışarak modern fiziğin gelişimine katkı sağladı.

Galileo hangi teleskop gözlemlerini yaptı?

Ay’ın dağlarını ve kraterlerini, Jüpiter’in dört büyük uydusunu, Venüs’ün evrelerini, Güneş lekelerini, Samanyolu’ndaki yıldızları ve Satürn’ün halkalarını gözledi.

Galileo neden Kilise ile çatıştı?

Kopernik’in Güneş merkezli modelini destekledi. Bu görüş, dönemin yaygın Dünya merkezli kozmoloji anlayışı ve bazı dinsel yorumlarla çelişti.

Galileo’nun son yılları nasıl geçti?

Yargılandıktan ve görüşlerinden dönmeye zorlandıktan sonra yaşamının kalanını ev hapsinde geçirdi. Bu dönemde hareket ve maddelerin dayanıklılığı üzerine eserini yazdı.

Kaynaklar
SıradakiStephen Hawking