Mecaz Anlam Nedir? Gerçek ve Yan Anlamdan Nasıl Ayırt Edilir?
Mecaz anlam, bir sözcüğün temel anlamından uzaklaşarak başka bir anlamı karşılamasıdır. Bir sözcüğün mecaz olup olmadığını anlamak için cümledeki bağlama, sözcüğün anlattığı duruma ve gerçek anlamın uygun olup olmadığına bakılır. Gerçek, yan ve mecaz anlam arasındaki farklar örneklerle açıklanır.
Bu yazıda (6)
Bir sözcük, cümlede her zaman sözlükteki ilk anlamıyla kullanılmaz. Bazen temel anlamından uzaklaşarak duygu, düşünce veya soyut bir durumu anlatır; bu kullanım mecaz anlam olarak adlandırılır.
Mecaz anlamın tanımı ve temel özellikleri
Mecaz anlam, bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak yeni ve farklı bir anlamda kullanılmasıdır. Sözcük, temel anlamıyla ilgili bir görüntüyü, özelliği veya çağrışımı başka bir duruma aktarır. Böylece anlatım daha etkili, kısa ve düşündürücü hâle gelebilir. Mecazda sözcüğün anlattığı şey çoğu zaman gerçek dünyadaki karşılığı değildir; sözcük, aralarında benzerlik ya da çağrışım kurulan başka bir anlam alanına taşınır. Bu kullanım, bir karşılaştırmayı açıkça “gibi” sözcüğüyle kurmak zorunda değildir; benzerlik cümlenin içinde sezdirilebilir.
Örneğin “Bu sözler içimi yaktı.” cümlesinde “yakmak” sözcüğü gerçek anlamda kullanılmamıştır. Ortada ateşle oluşan fiziksel bir yanma yoktur; sözlerin kişide üzüntü veya acı oluşturduğu anlatılır. “Çocuğun eli yandı.” cümlesinde ise “yanmak” gerçek anlamındadır. Aynı sözcük, farklı cümlelerde farklı anlamlar kazanabilir.
Mecaz anlamı bulurken sözcüğün temel anlamını cümleye yerleştirmeyi deneyin. Ortaya fiziksel olarak gerçekleşemeyen, fakat duygu veya düşünce bakımından anlaşılabilen bir anlam çıkıyorsa mecaz kullanım söz konusu olabilir. “Arkadaşımın neşesi odayı aydınlattı.” cümlesinde neşe, gerçek anlamda ışık saçmaz; kişinin olumlu havasının çevreyi etkilediği anlatılır. Bu nedenle “aydınlatmak” burada mecaz anlamdadır.
Mecaz anlamı belirlemede cümle ve bağlamın rolü
Bağlam, bir sözcüğün içinde bulunduğu cümle ve metin çevresindeki anlamdır. Bir sözcüğün gerçek, yan veya mecaz anlamda kullanılıp kullanılmadığı çoğu zaman tek başına sözcüğe bakılarak değil, bağlama göre anlaşılır. Çünkü aynı sözcük farklı cümlelerde farklı anlam özellikleri kazanabilir.
“Kapıyı açtı.” cümlesinde “açmak” fiziksel bir eylemi bildirir ve gerçek anlamdadır. “Toplantıda yeni bir tartışma açtı.” cümlesinde ise ortada açılan somut bir kapı yoktur; yeni bir konunun başlatılması anlatılır. Bu kullanım mecazdır. “Çiçek açtı.” cümlesinde “açmak” sözcüğü çiçeğin tomurcuktan gelişmesini anlatır. Bu anlam, kapı açmakla aynı değildir; ancak çiçeğin açılmış hâliyle kapının açılmış hâli arasında biçimsel bir benzerlik ve kullanım ilişkisi kurulduğu için yan anlam olarak değerlendirilebilir.
Bağlamı değerlendirirken üç soru işe yarar: Sözcük temel anlamıyla düşünüldüğünde cümle mantıklı mı, sözcük somut bir varlığın ilgili bir bölümünü veya özelliğini mi anlatıyor, yoksa duygu ve düşünce gibi başka bir duruma mı aktarılmış? “Onun sert sözleri herkesi üzdü.” cümlesinde “sert” fiziksel olarak dokunulan bir yüzeyi anlatmaz; sözlerin kırıcı ve ağır olduğunu bildirir. Buna karşılık “sert taş” ifadesinde fiziksel özellik ön plandadır. Metin uzunsa önceki ve sonraki cümleler de anlamı kesinleştirebilir. Metaforik kullanımın anlaşılması, farklı anlam alanları arasında kurulan bağlantıya dayanır.
Gerçek anlam, yan anlam ve mecaz anlam arasındaki farklar
Gerçek anlam, bir sözcüğün akla gelen ilk ve temel anlamıdır. “Çocuğun burnu kanadı.” cümlesinde “burun”, insan yüzündeki organı anlatır. Yan anlamda sözcük temel anlamını bütünüyle kaybetmez; temel anlamıyla arasında şekil, görev, konum veya benzerlik ilişkisi bulunan yeni bir varlığı karşılar. “Uçağın burnu göründü.” cümlesindeki “burun”, uçağın ön kısmıdır. Uçakta insan burnu bulunmaz; ancak ön bölümün biçimi ve konumu insan burnunu çağrıştırdığı için bu kullanım yan anlamdır.
Mecaz anlamda ise sözcük, temel anlamıyla olan doğrudan bağından uzaklaşıp soyut veya farklı bir kavramı anlatır. “Burnu büyüdü.” cümlesinde fiziksel olarak bir organın büyümesi anlatılmaz; kişinin kendini beğenmeye başladığı ve kibirlendiği belirtilir. Bu nedenle kullanım mecazdır. Aynı “burun” sözcüğü “Burnu kanadı.” cümlesinde gerçek, “geminin burnu” sözünde yan, “burnu büyüdü” sözünde mecaz anlam kazanabilir.
Ayırma işlemi için şu sırayı izlemek yararlıdır: Önce temel anlamı düşünün; sözcük bu anlamıyla kullanılıyorsa gerçek anlamdır. Temel anlamla ilişkili başka bir somut varlığı karşılıyorsa yan anlamdır. Sözcük duygu, düşünce, davranış veya soyut bir durumu anlatmak üzere aktarılmışsa mecaz anlamdır. “Duvarın kulağı var.” cümlesinde “kulak”, duvarın gerçek bir organı değildir; sesleri dinleyen veya konuşmaları başkasına ulaştıran bir durum anlatılır. Bu örnekte anlam aktarımı mecaz yönündedir. Mecaz ile yan anlam arasındaki sınırı belirlerken sözcüğün yeni anlamının temel anlamla somut ve doğrudan bir bağlantı taşıyıp taşımadığına dikkat edilir.
Mecaz anlamı cümle içinde tanıma
Bir cümlede mecaz anlamı tanımak için sözcüğün cümlede hangi varlığı, özelliği veya durumu karşıladığını belirlemek gerekir. Sözcük temel anlamıyla kullanıldığında cümledeki olay fiziksel olarak gerçekleşebiliyor, fakat başka bir varlığa benzerlik yoluyla aktarılıyorsa yan anlam olabilir. Sözcük bir kişinin duygusunu, düşüncesini, davranışını veya soyut bir durumu anlatıyorsa mecaz anlam ihtimali güçlenir.
Örneğin “Öğretmenin sözleri öğrencilerin yolunu aydınlattı.” cümlesinde “aydınlatmak”, ışık vermek değildir; öğrencilerin konuyu anlamasına veya doğru yönü bulmasına yardımcı olmayı anlatır. “Güneş sınıfı aydınlattı.” cümlesinde ise gerçek anlam vardır. “Dağın eteğinde evler vardı.” cümlesinde “etek”, dağın alt bölümünü anlattığı için yan anlam kabul edilir. Bu cümleleri karşılaştırmak, kararın sözcüğün kendisinden çok cümledeki görevine göre verildiğini gösterir.
Somut sözcüklerin soyut anlam kazanması
Mecaz kullanımın yaygın bir biçiminde somut bir sözcük, duyularla algılanamayan bir duygu, düşünce veya durumu anlatır. “Somut” sözcükler görülebilen, dokunulabilen, işitilebilen ya da başka bir duyuyla algılanabilen varlıkları karşılar. “Soyut” anlam ise sevgi, korku, umut, üzüntü, güven veya düşünce gibi doğrudan bir nesne olarak algılanamayan kavramlarla ilgilidir.
“İçimde büyük bir boşluk oluştu.” cümlesinde “boşluk” fiziksel bir alanı değil, kişinin yaşadığı eksiklik ve yalnızlık duygusunu anlatır. “Kutunun içinde boşluk vardı.” cümlesinde ise sözcük gerçek anlamındadır. “Bu haber yüreğime ağır geldi.” cümlesinde “ağır” sözcüğü kilogramla ölçülen bir ağırlığı bildirmez; haberin kişiyi çok üzdüğünü veya zorladığını anlatır. Somut bir özellik, soyut bir duruma aktarıldığı için kullanım mecazdır.
Bu tür cümlelerde sözcüğün hangi duygu ya da düşünceyi karşıladığını sormak anlamayı kolaylaştırır. “Korku içime çöktü.” cümlesinde “çökmek” fiziksel olarak aşağı doğru inmek değildir; korkunun kişiyi etkisi altına almasıdır. Ancak her somut sözcük soyut bir anlam kazandığında aynı yorum yapılmaz; karar yine cümlenin ve metnin bağlamına göre verilir.
Deyimlerde ve metne özgü kullanımlarda mecaz
Deyimlerde sözcükler çoğunlukla tek tek gerçek anlamlarıyla değil, kalıplaşmış bir bütünün parçası olarak anlam kazanır. “Etekleri zil çalmak” ifadesi gerçek bir zil sesini değil, çok sevinmeyi anlatır; bu yüzden deyimlerde mecaz anlam sık görülür. Deyimlerin anlamını doğru kavramak için ifadeyi bir bütün olarak değerlendirmek gerekir.
Bir yazar veya konuşmacı, yalnızca belirli bir metin içinde anlaşılmak üzere özgün bir mecaz da kurabilir. Böyle bir kullanımın anlamı, o metindeki olaylara ve çevresindeki cümlelere bakılarak çıkarılır; metin dışına taşındığında aynı anlamı vermeyebilir.
Günlük konuşmada “Bu haber içimi yaktı”, “Sözleri çok ağırdı” ve “Kardeşim bugün kanatlandı” gibi ifadelerde fiziksel bir olay değil, duygu veya durum anlatılır. Anlamı doğru belirlemek için sözcüğün gerçek anlamını cümleye uygulayıp uygulayamadığınızı kontrol edebilirsiniz.
Bir sözcüğü tek başına değil, cümle içinde değerlendirmek ayırt edici noktadır. Temel anlamla somut ilişki sürüyorsa yan anlam, anlam soyut bir duygu veya duruma aktarılmışsa mecaz anlam aranır; “burun” sözcüğünün farklı cümlelerdeki kullanımları bu ayrımı gösterir.
Sık sorulan sorular
Mecaz anlam ile gerçek anlam arasındaki temel fark nedir?
Gerçek anlamda sözcük temel ve ilk anlamıyla kullanılır. Mecaz anlamda ise sözcük temel anlamından uzaklaşarak başka bir duygu, düşünce veya durumu anlatır.
Yan anlam ile mecaz anlam nasıl ayırt edilir?
Yan anlamda temel anlamla şekil, görev veya benzerlik bakımından somut bir ilişki sürer. Mecaz anlamda sözcük, bu doğrudan ilişkiden uzaklaşıp çoğunlukla soyut bir anlamı karşılar.
Bir sözcüğün mecaz anlamda kullanıldığını nasıl anlarım?
Sözcüğün temel anlamını cümleye yerleştirin. Fiziksel anlam uygun değilse ve cümle bir duygu, düşünce, davranış ya da soyut durum anlatıyorsa kullanım mecaz olabilir.
Deyimlerin hepsi mecaz anlamlı mıdır?
Deyimlerde mecaz kullanım yaygındır; ancak ifadeyi tek tek sözcüklerle değil, kalıplaşmış bütün olarak değerlendirmek gerekir.
- •Wikipedia (EN) — Metaphor — Metaphor / girisen.wikipedia.org