Tohum Çimlenmesi Deneyi: Koşulları Gözlemleme ve Sonuç Çıkarma
Tohumların çimlenmesi için su, oksijen ve uygun sıcaklık gibi koşulların nasıl inceleneceği açıklanır. Basit bir düzenekle deney kurma, değişkenleri kontrol etme, gözlem kaydı tutma ve kanıta dayalı sonuç çıkarma adımları verilir. Çimlenmenin, bitkinin sonraki büyüme döneminden farklı olduğu da belirtilir.
Bu yazıda (7)
Tohum çimlenmesi deneyi, bir tohumun hangi koşullarda çimlenmeye başladığını gözlemlemek için yapılır. Deneyin güvenilir olması için yalnızca araştırılan koşul değiştirilir; diğer koşullar mümkün olduğunca aynı tutulur.
Deneyin amacı ve araştırma sorusu
Tohum çimlenmesi deneyinin amacı, seçilen bir koşulun tohumların çimlenmesini nasıl etkilediğini gözlemlemektir. Tohum; embriyoyu, gelişimin ilk döneminde kullanılabilecek besin deposunu ve onu koruyan dış katmanları içeren bir yapıdır. Uygun koşullar oluşmadığında bazı tohumlar düşük etkinlikli bir bekleme hâlinde kalabilir; koşullar elverişli olduğunda çimlenme başlayabilir.
Deney, açık bir araştırma sorusuyla başlatılır. Örneğin “Su miktarı tohumların çimlenmesini etkiler mi?” sorusunda incelenen koşul su miktarıdır. Bu soruyu yanıtlamak için bir grup tohum nemli pamukta, başka bir grup ise daha az nemli pamukta tutulur. Tohum sayısı, kap türü, ortam sıcaklığı ve gözlem süresi aynı tutulur. Belirli günlerde kökçüğü çıkan tohumlar sayılarak gruplar karşılaştırılır.
İyi bir araştırma sorusu tek bir koşulu değiştirmeye ve gözlenebilir bir sonucu ölçmeye uygun olmalıdır. “Tohumlar neden çimlenir?” çok geniş bir soruyken “Işık alan ve karanlıkta tutulan tohumların çimlenme durumları farklı mıdır?” daha sınanabilir bir sorudur. Ancak bu deneyde ışığın etkisi araştırılıyorsa su, oksijen, sıcaklık ve tohum türü değiştirilmemelidir.
Deney düzeneği, malzemeler ve uygulama basamakları
Basit bir düzenek için aynı türden sağlıklı tohumlar, iki veya daha fazla şeffaf kap, pamuk ya da kâğıt havlu, su, etiket ve gözlem çizelgesi gerekir. Şeffaf kap, kökçük ve sürgün gibi değişimleri kabı açmadan görmeyi kolaylaştırır. Aynı tür ve benzer büyüklükte tohum kullanmak, tohumlar arasındaki farklılıkların sonucu gereksiz yere etkilemesini azaltır.
Önce kapların üzerine grup adları ve başlangıç tarihi yazılır. Her kaba eşit sayıda tohum yerleştirilir. Pamuk, tohumları ıslatacak kadar nemlendirilir; kapta su birikintisi bırakılmaz. Tohumlar pamuğun üzerine veya kenarına, gözlenebilecek şekilde konur. Araştırılan koşula göre kaplardan biri örneğin aydınlıkta, diğeri karanlıkta tutulur. Işık araştırılmıyorsa tüm kaplar aynı ışık ortamında bekletilir.
Kaplar aynı yerde ve benzer sıcaklıkta tutulur. Pamuk her gün kontrol edilir; kuruduysa gruplara eşit miktarda su eklenir. Tohumlara gereksiz yere dokunulmaz ve kaplar sürekli açılıp kapatılmaz. Küflenmiş ya da kötü kokmaya başlamış düzeneklere dokunmadan bir yetişkinden yardım istenir. Deney sonunda kullanılan malzemeler temizlenir ve tohumlar tüketilmez.
Örneğin suyun etkisini araştıran bir düzende A kabına yeterince nemli pamuk, B kabına ise daha az nemli pamuk konabilir. Her iki kapta beşer fasulye tohumu kullanılabilir; fakat tohum sayısı ve su miktarı deney başlamadan belirlenmeli ve çizelgeye yazılmalıdır. Böylece düzenek başka bir kişi tarafından aynı adımlarla yeniden kurulabilir.
Bağımsız, bağımlı ve kontrol edilen değişkenler
Bağımsız değişken, araştırmacının bilinçli olarak değiştirdiği koşuldur. Bağımlı değişken, bu değişikliğin sonucunda gözlenen veya ölçülen durumdur. Kontrol edilen değişkenler ise karşılaştırmanın adil olması için deney boyunca aynı tutulan koşullardır.
Su miktarının etkisi araştırılıyorsa bağımsız değişken su miktarıdır. Çimlenen tohum sayısı, kökçüğün ortaya çıkıp çıkmaması ya da ilk kökçüğün görülme zamanı bağımlı değişken olarak seçilebilir. Tohum türü, tohum sayısı, kapların büyüklüğü, pamuk miktarı, ortam sıcaklığı, oksijen alışı ve gözlem saatleri kontrol edilen değişkenler arasında tutulur.
Örneğin A kabında tohumlar nemli pamukta, B kabında ise çok kuru pamukta bekletiliyorsa iki kaba da farklı sayıda tohum koymak doğru olmaz. Aynı şekilde A kabını sıcak bir yerde, B kabını soğuk bir yerde tutmak da suyun etkisini tek başına incelemeyi engeller. Sonuçta görülen farkın gerçekten su miktarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirsizleşir.
Birden fazla koşul aynı anda değiştirilirse deneyin sonucu yorumlanamaz. Bu nedenle deney başlamadan önce “Neyi değiştireceğim, neyi ölçeceğim, neleri aynı tutacağım?” soruları cevaplanmalıdır. Birden fazla bağımsız değişken incelenmek istenirse bunlar ayrı deneylerde ele alınmalıdır.
Su, oksijen ve uygun sıcaklığın çimlenmedeki rolü
Çimlenme için tohumun su alması gerekir; su, tohumun etkinleşmesini ve içindeki canlı bölümün gelişmeye başlamasını destekler. Ancak tohumun tamamen su altında kalması uygun değildir, çünkü çimlenme sırasında oksijene de ihtiyaç vardır. Oksijen, tohumun enerji elde etmesi için kullanılır. Uygun sıcaklık da bu süreçlerin gerçekleşebilmesi için önemlidir; çok soğuk veya çok sıcak ortamlar çimlenmeyi yavaşlatabilir ya da engelleyebilir.
Bu üç koşuldan biri uygun değilse diğerleri yeterli olsa bile çimlenme görülmeyebilir. Örneğin kuru pamuktaki tohum su alamaz; su dolu kapta kalan tohum ise oksijene yeterince ulaşamayabilir. Bu yüzden uygulamada pamuk nemli tutulmalı, kapta su biriktirilmemeli ve deney kapları uygun sıcaklıktaki bir ortamda bekletilmelidir. Çimlenmenin temel biyolojik sırası genel olarak su alma, kökçüğün ortaya çıkması ve sürgünün gelişmeye başlaması şeklinde gözlenir.
Gözlem ve veri kaydı
Gözlem, tohumlarda meydana gelen değişikliklerin belirli aralıklarla ve kişisel yoruma dayanmadan kaydedilmesidir. Veri kaydı yapılırken her grup için aynı gözlem zamanları seçilmelidir. Her gün aynı saatte bakmak, grupların karşılaştırılmasını kolaylaştırır. Tohumlara dokunmadan renk, şişme, çatlama, kökçük oluşumu ve küflenme gibi gözlenebilir özellikler yazılabilir.
Çizelgede tarih veya gün numarası, grup adı, canlı tohum sayısı, kökçüğü çıkan tohum sayısı ve dikkat çeken değişiklikler için ayrı alanlar bulunabilir. “Biraz gelişmiş” gibi belirsiz ifadeler yerine “5 tohumdan 3’ünde beyaz kökçük görüldü” denmelidir. Ölçüm yapılabiliyorsa kökçük uzunluğu cetvelle yaklaşık olarak kaydedilebilir; ölçüm yapılamıyorsa yalnızca kökçüğün görülüp görülmediği yazılabilir.
Örneğin ilk gün A grubundaki beş tohumun tamamı kuru görünüyorsa bu durum kaydedilir. İkinci gün iki tohumun şiştiği, üçüncü gün dört tohumda kökçük çıktığı yazılabilir. Aynı gün B grubunda yalnızca bir tohumda kökçük görülürse iki grup arasındaki fark veri olarak kayda geçirilir. Fotoğraf çekmek de değişimleri günlere göre karşılaştırmaya yardımcı olabilir; fotoğraflarda grup etiketi ve tarih görünmelidir.
Eksik gözlem günleri, farklı miktarda su ekleme veya kapların yer değiştirmesi gibi durumlar ayrıca not edilmelidir. Böylece beklenmeyen bir sonucun deney hatasından mı yoksa araştırılan koşuldan mı kaynaklanabileceği daha dikkatli değerlendirilir.
Çimlenme belirtileri ve sonuç çıkarma
Çimlenmenin en kolay gözlenen belirtilerinden biri tohum kabuğunun açılması ve küçük kökçüğün dışarı çıkmasıdır. Tohumun yalnızca şişmesi, henüz çimlenmenin tamamlandığını göstermez. Kökçük görüldüğünde tohumun çimlenmeye başladığı söylenebilir; daha sonra sürgün de ortaya çıkabilir. Bu belirtiler çıplak gözle gözlenebildiği için ortaokul düzeyindeki bir deneyde ölçülebilir kanıt olarak kullanılabilir.
Sonuç çıkarırken önce her gruptaki çimlenen tohumlar sayılır, sonra gruplar karşılaştırılır. Örneğin her grupta beş tohum varsa ve nemli pamukta dört, kuru pamukta bir tohumda kökçük oluşmuşsa nemli ortamda daha fazla çimlenme gözlendiği söylenebilir. Bu ifade, yalnızca gözlenen deney grupları için kurulmalıdır; tek deneyden bütün tohumların her zaman aynı tepkiyi vereceği sonucu çıkarılmamalıdır.
Sonuç bölümü araştırma sorusuna doğrudan cevap vermelidir: “Bu düzende daha nemli pamukta tutulan grupta daha fazla tohumda kökçük görüldü. Buna göre su miktarı, incelenen koşullar içinde çimlenmeyi etkilemiş olabilir.” “Olabilir” ifadesi, deneyde başka etkenlerin tamamen ortadan kaldırılamayabileceğini gösterir. Eğer iki grupta da benzer sayıda tohum çimlenirse araştırılan koşulun bu deneyde belirgin bir fark oluşturmadığı yazılabilir.
Beklenmeyen sonuçlarda hemen kesin bir açıklama yapılmamalıdır. Tohumların canlılık durumu, pamukların eşit nemde olup olmadığı, sıcaklık farkı ve gözlem süresi kontrol edilir. Gerekirse aynı soru daha fazla tohumla veya tekrarlanan deneylerle yeniden incelenebilir. Çimlenme için farklı tohumların farklı koşullara ihtiyaç duyabileceği de sonuç yorumlanırken dikkate alınmalıdır.
Çimlenme ile bitkinin büyümesi arasındaki fark
Çimlenme, uygun koşulları bulan tohumdan kökçüğün ve ardından ilk sürgünün ortaya çıkmasıyla başlayan erken dönemdir. Tohumun kabuğunun açılması ve kökçüğün görülmesi, deneyde çimlenme belirtisi olarak kabul edilir. Bitkinin büyümesi ise çimlenmeden sonra kök, gövde ve yaprakların gelişip büyümesi gibi daha sonraki değişimleri kapsar. Bu nedenle uzun bir gövdenin oluşması veya yaprakların artması, çimlenmenin kendisi değil, çimlenme sonrasındaki gelişimdir.
Deneyde kökçüğün çıkış gününü kaydetmek çimlenmeyi belirlemek için yeterli olabilir; yaprak sayısını haftalar boyunca izlemek ise başka bir araştırmanın konusu olur. Çimlenme sonrasındaki büyüme ve fotosentez konusu ayrı olarak bitkilerde büyüme ve hareket başlığında ele alınır.
Bakliyat tohumlarının nemli ortamda bekletilerek filizlendirilmesi, su ve oksijen koşullarının birlikte sağlanmasına dayanır. Evde yapılan gözlemde kapta su birikmemesi ve küflenme fark edildiğinde düzeneğe çıplak elle dokunulmaması gerekir.
Deney sorularında en ayırt edici nokta, bağımsız değişken ile bağımlı değişkeni karıştırmamaktır. Örneğin su miktarı değiştirilen koşul, çimlenen tohum sayısı ise ölçülen sonuçtur; tohum türü ve sıcaklık gibi koşullar sabit tutulmalıdır.
Sık sorulan sorular
Tohumları tamamen suyun içinde bekletmek çimlenmeyi hızlandırır mı?
Hayır. Tohumun suya ihtiyacı olsa da çimlenme sırasında oksijene de ulaşması gerekir. Bu nedenle pamuk nemli olmalı, kapta su birikmemelidir.
Tohumun şişmesi çimlenme anlamına gelir mi?
Tek başına şişme, çimlenmenin kesin kanıtı değildir. Tohum kabuğunun açılması ve kökçüğün dışarı çıkması daha belirgin bir çimlenme belirtisidir.
Deneyde neden aynı türden ve eşit sayıda tohum kullanılmalıdır?
Tohumların türü ve sayısı farklı olursa grupları karşılaştırmak zorlaşır. Aynı türden ve eşit sayıda tohum kullanmak, araştırılan koşul dışındaki farkları azaltır.
Deney sonucunda hiçbir tohum çimlenmezse ne yapılmalıdır?
Su, oksijen, sıcaklık, tohumların canlılığı ve gözlem süresi kontrol edilmelidir. Bir koşul uygun değilse düzenek yeniden kurulabilir; tek denemeden kesin sonuç çıkarılmamalıdır.
- •Biology — Evolution of Seed Plants / Seeds and Pollen as an Evolutionary Adaptation to Dry Landopenstax.org
- •Biology — Pollination and Fertilization / Seed Germinationopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org