Tutarlılık Nedir? Çelişki, Doğruluk ve Geçerlilikten Farkı
Tutarlılık, bir düşünceler veya önermeler bütünündeki ifadelerin birbirleriyle çelişmemesidir. Bir ifadenin doğru olması, bütünün tutarlı olması ya da bir çıkarımın geçerli olmasıyla aynı şey değildir. Basit bir önermeler kümesini inceleyerek iç çelişkileri belirlemek mümkündür.
Bu yazıda (5)
Tutarlılık, bir düşünce sisteminin kendi içinde uyumlu olması anlamına gelir. Bir görüşte, metinde veya önermeler kümesinde aynı anda savunulan ifadeler birbirini geçersiz kılmıyorsa o bütün tutarlı kabul edilir.
Tutarlılığın tanımı
Tutarlılık, bir düşünceler veya önermeler bütünü içindeki ifadelerin birbirleriyle çelişmemesidir. Buradaki değerlendirme, tek bir cümlenin dış dünyada doğru olup olmadığından önce, aynı bütün içinde yer alan ifadelerin birlikte kabul edilip edilemeyeceğine bakar. Bir bütünün parçaları arasında anlam, iddia veya sonuç bakımından çatışma varsa tutarlılık zedelenir.
Tutarlılığı değerlendirmek için önce bütünün hangi iddiaları içerdiği belirlenir. Daha sonra bu iddiaların aynı koşullarda birlikte doğru ya da birlikte savunulabilir olup olmadığı incelenir. Örneğin “Kütüphanedeki bütün kitaplar ödünç verilebilir” ve “Bu kütüphanedeki hiçbir kitap ödünç verilemez” ifadeleri aynı kütüphane ve aynı durum için ileri sürülüyorsa birlikte kabul edilemez. Buna karşılık “Bazı kitaplar ödünç verilebilir” ile “Bazı kitaplar yalnızca kütüphanede okunabilir” ifadeleri zorunlu olarak çelişmez; çünkü iki ifade farklı kitap kümelerine işaret edebilir.
Günlük iletişimde de tutarlılık, kişinin farklı zamanlarda söylediği sözlerin ve verdiği bilgilerin birbirini bozmamasını gerektirir. Örneğin bir kişi önce bir toplantıya katıldığını, ardından aynı saatte başka bir yerde bulunduğunu söylerse anlatımında açıklanması gereken bir uyumsuzluk ortaya çıkar.
Tutarlılık ve çelişki ilişkisi
Çelişki, aynı konu hakkında birbirini dışlayan iki iddianın birlikte ileri sürülmesidir. Özellikle bir ifade ile onun olumsuzunun aynı koşullarda kabul edilmesi, tutarlılık açısından doğrudan bir sorun oluşturur. “Kapı açıktır” ve “Kapı açık değildir” ifadeleri aynı kapı, aynı zaman ve aynı anlam bakımından birlikte savunuluyorsa aralarında çelişki vardır.
Çelişki tutarlılığı, tek bir yanlış cümle bulunduğu için değil, ifadelerin birlikte sürdürülememesi nedeniyle bozar. Bir önermeler kümesinde hem bir iddia hem de onu reddeden karşı iddia varsa, kümenin bütününü aynı anda kabul etmek mümkün değildir. Örneğin “Bütün öğrenciler sınava girdi” ile “En az bir öğrenci sınava girmedi” ifadeleri aynı öğrenci grubu ve aynı sınav için kullanıldığında çatışır. İlk ifade grubun tamamını kapsarken ikinci ifade bu kapsama aykırı bir durum bildirir.
Her farklılık çelişki değildir. “Ali bugün evdedir” ve “Ali yarın okulda olacaktır” ifadeleri farklı zamanlara ilişkin olduğu için çelişmez. Bu nedenle tutarlılık sınamasında yalnızca kelimelerin farklı olup olmadığına değil, ifadelerin aynı özneye, zamana, koşula ve anlama ilişkin olup olmadığına da bakılır.
Tutarlılık, doğruluk ve geçerlilik ayrımı
Doğruluk, bir önermenin olgulara veya gerçek duruma uygun olmasıyla ilgilidir. Tutarlılık ise birden fazla ifade arasındaki iç uyuma bakar. Bu yüzden tek tek doğru olan önermelerden oluşan bir küme tutarlı olabilir; fakat bir kümenin tutarlı olması, içindeki her önermenin dış dünyada kesinlikle doğru olduğunu göstermez. Örneğin “Ankara Türkiye’dedir” önermesi doğru olabilir; ancak bu önermenin bulunduğu başka ifadeler birbiriyle çelişiyorsa bütün küme tutarsız hale gelebilir.
Geçerlilik ise genellikle bir çıkarımın biçimiyle ilgilidir: Önermeler doğru kabul edildiğinde sonuç, bu öncüllerden zorunlu olarak çıkıyor mu? Bu nedenle doğruluk önermelerle, tutarlılık önermeler bütünüyle, geçerlilik ise öncüller ile sonuç arasındaki çıkarım ilişkisiyle ilişkilidir. Geçerli bir çıkarımın öncülleri gerçek hayatta doğru olmayabilir; önemli olan, öncüller doğru kabul edildiğinde sonucun onlardan kaçınılmaz biçimde çıkmasıdır.
Bilimsel, hukuki ve etik akıl yürütmelerde tutarlılık; kullanılan ilkelerin, iddiaların ve ulaşılan sonuçların birbirini bozmamasını gerektirir. Ancak tutarlılık tek başına bir görüşün doğru, kanıtlanmış veya adil olduğunu göstermez; yalnızca görüşün kendi içindeki çatışmaları azaltır.
Önermeler kümesinde temel tutarlılık sınaması
Bir önermeler kümesinin temel tutarlılık sınaması, ifadelerin aynı anda kabul edilip edilemeyeceğini araştırır. Bunun için önce her önermenin ne söylediği sadeleştirilir; sonra aynı kişi, nesne, zaman veya koşul hakkında birbirini dışlayan iddialar aranır. Bir önerme diğerini doğrudan reddediyor mu, yoksa yalnızca farklı bir durumu mu anlatıyor, bu ayrım özellikle önemlidir.
Sınama basit bir örnek üzerinden yürütülebilir. Kümede şu üç ifade bulunsun: “Bütün laboratuvar kapıları kilitlidir”, “2 numaralı laboratuvar kapısı açıktır” ve “2 numaralı laboratuvar kapısı kilitli değildir.” İlk ifade, ikinci kapının da kilitli olduğunu gerektiriyorsa ikinci ifade ile çatışır. Üçüncü ifade de ilk ifadeyle çatışır. Böylece aynı kümede birlikte savunulamayacak iddialar bulunduğu görülür ve küme tutarsız kabul edilir. Buna karşılık “Bazı laboratuvar kapıları kilitlidir” ifadesi, belirli bir kapının açık olduğunu tek başına çürütmez; çünkü bazı kapılar kilitliyken bazıları açık olabilir.
Pratik bir kontrol için şu sıra izlenebilir: İfadelerin kapsamını belirle, aynı koşullara ait olanları grupla, bir iddia ile onun reddini karşılaştır ve sonuçların birlikte mümkün olup olmadığını sor. Bir kümenin tutarlı olması, bütün ifadelerin mutlaka doğru olduğu anlamına gelmez; yalnızca ifadeler arasında belirgin bir iç çelişki bulunmadığını gösterir. Biçimsel mantıkta tutarlılık testleri bu temel fikri daha kesin kurallar ve sembollerle inceler.
Önermeler mantığında geçerlilik ve çıkarım yöntemleri, öncüller ile sonuç arasındaki ilişkiyi ayrıca ele alır; bu konu ilgili mantık incelemesinde değerlendirilir.
Felsefi düşüncede tutarlılık
Felsefede tutarlılık, bir düşünürün veya felsefi görüşün temel kavramları, iddiaları ve bu iddialardan çıkardığı sonuçlar arasında uyum bulunmasıdır. Bir görüş özgürlük, sorumluluk, bilgi ya da ahlak gibi kavramlara belirli anlamlar veriyorsa, daha sonra ileri sürdüğü sonuçların bu anlamlarla çatışmaması beklenir. Aynı görüş hem insanın seçim yapamayacağını hem de insanın seçimlerinden bütünüyle sorumlu tutulması gerektiğini hiçbir açıklama yapmadan savunuyorsa tutarlılık sorunu doğar.
Felsefi bir görüşü tutarlılık bakımından incelemek için önce ana iddialar açık biçimde ortaya konur. Ardından kavramların metin boyunca aynı anlamda kullanılıp kullanılmadığı ve sonuçların başlangıçta kabul edilen ilkelerle uyumlu olup olmadığı araştırılır. Bir görüşün kendi içinde tutarlı olması, onun kesinlikle doğru olduğunu kanıtlamaz; fakat görüşün savunulabilirliğini değerlendirmek için gerekli temel koşullardan biridir. Biçimsel kuramlarda tutarlılık, bir sistemin çelişki üretmemesi anlamında teknik bir özellik olarak da ele alınır; böyle sistemlerin tutarlılığı bazen ispatlarla incelenir.
Bir toplantı planında aynı kişinin aynı saatte hem toplantıya katılacağı hem de başka bir yerde bulunacağı söylenirse bilgiler arasında açıklanması gereken bir çelişki oluşur. Günlük konuşmalarda tutarlılığı kontrol etmek için kişi, zaman ve koşulların aynı olup olmadığına bakılabilir.
Tutarlılık, doğrulukla aynı değildir: Doğruluk tek bir önermenin gerçekliğe uygunluğunu, tutarlılık ise önermeler kümesinin kendi içinde çelişmemesini belirtir. Geçerlilik de bir çıkarımın öncüllerinden sonucunun zorunlu olarak çıkmasıyla ilgilidir.
Sık sorulan sorular
Tutarlı olmak doğru olmak anlamına gelir mi?
Hayır. Tutarlılık, ifadelerin birbirleriyle çelişmemesidir; doğruluk ise bir önermenin gerçek duruma uygun olmasıdır. Tutarlı bir görüş yanlış olabilir, fakat kendi içinde çatışma taşımayabilir.
Her farklı ifade çelişki oluşturur mu?
Hayır. İfadelerin aynı konuya, zamana ve koşula ilişkin olması gerekir. Farklı zamanları veya farklı durumları anlatan ifadeler birbirini zorunlu olarak çürütmez.
Bir önermeler kümesinin tutarlı olup olmadığı nasıl anlaşılır?
Önermelerin kapsamı belirlenir, aynı koşullara ilişkin olanlar karşılaştırılır ve bir iddia ile onu reddeden başka bir iddianın birlikte bulunup bulunmadığı incelenir.
Tutarlılık ile geçerlilik arasındaki temel fark nedir?
Tutarlılık, bir ifadeler kümesindeki iç uyumu; geçerlilik ise öncüller ile sonuç arasındaki çıkarım bağının zorunlu olup olmadığını anlatır.