Polimerler: Monomerlerden Uzun Zincirlere
Monomerler, polimerleri oluşturan küçük yapı birimleridir; polimerler ise bu birimlerin tekrarlanmasıyla meydana gelen büyük moleküllerdir. Polimerleşmede monomerler bağlanarak uzun zincirler oluşturur. Polimerler doğal ve sentetik olarak sınıflandırılabilir; zincir yapıları, uzunlukları ve moleküller arası etkileşimleri özelliklerini belirler.
Bu yazıda (5)
Polimerler, çok sayıda küçük yapı biriminin düzenli biçimde bağlanmasıyla oluşan büyük moleküllerdir. Canlılardaki nişasta, protein ve DNA’dan plastiklerdeki polietilene kadar birçok madde polimer yapısındadır.
Polimer ve monomer kavramları
Monomer, polimeri oluşturabilen küçük yapı taşıdır. Polimer ise çok sayıda monomer biriminin tekrarlanarak bağlanmasıyla oluşan büyük moleküldür. “Polimer” sözcüğü çok ve parça anlamlarını taşıyan köklerden gelir; bu adlandırma, yapının tekrarlanan parçalardan oluşmasına dayanır.
Bir polimerin yapısında aynı monomer birimleri art arda veya belirli bir düzen içinde bulunabilir. Monomerler arasındaki bağlar, küçük birimlerin tek tek davranmak yerine daha uzun bir moleküler yapı oluşturmasını sağlar. Örneğin şeker moleküllerinin tekrarlanan kalıntıları nişastayı, amino asitlerin bağlanması ise proteinleri oluşturur. Bu örneklerde şeker ve amino asitler monomer türü yapı taşları; nişasta ve proteinler ise polimerdir.
Sentetik polimerlerde de benzer bir ilişki vardır. Etilen küçük bir monomer olarak düşünülebilir; çok sayıda etilen biriminin bağlanmasıyla polietilen meydana gelir. Bu nedenle “monomer” tek ya da küçük yapı birimini, “polimer” ise bu birimlerin tekrarlanmasıyla oluşan büyük yapıyı ifade eder. Bir polimerin özellikleri yalnızca hangi monomerlerden oluştuğuna değil, bu birimlerin zincirde nasıl düzenlendiğine de bağlıdır.
Polimerleşme ve zincir oluşumu
Polimerleşme, monomer adı verilen küçük moleküllerin kimyasal bağlarla birleşerek uzun zincirli bir polimer oluşturmasıdır. Süreçte monomerlerin birbirine bağlanabilecek kısımları tepkimeye girer ve tekrar eden birimler arasında yeni bağlar kurulur. Böylece başlangıçtaki küçük moleküller, çok sayıda birim içeren büyük moleküler yapılar hâline gelir.
Zincir oluşumunu birimlerin art arda eklenmesiyle düşünebiliriz: önce iki monomer bağlanır, sonra bu yapıya yeni monomerler eklenir. Zincirin uzaması, bağlanabilecek monomer kalmayıncaya veya tepkime koşulları sona erinceye kadar sürebilir. Oluşan zincirin uzunluğu ve yapısı, elde edilen polimerin özelliklerini etkiler. Örneğin etilen molekülleri birbirine bağlandığında, her bir etilen birimi zincirde tekrarlanan bir yapı parçası olarak yer alır ve polietilen oluşur.
Polimerleşme tepkimelerinin ayrıntılı mekanizmaları, bağların hangi ara aşamalarla oluştuğunu inceleyen daha ileri bir konudur. Katılma ve yoğunlaşma polimerleşmesi ise polimerleşmenin iki temel biçimi olarak yalnızca sınıflandırma amacıyla anılabilir.
Etilenden polietilen oluşumu
Etilen, karbon atomları arasında çift bağ bulunan küçük bir moleküldür. Polietilen oluşurken etilen moleküllerindeki karbon-karbon çift bağları açılır ve moleküller birbirine bağlanarak uzun bir zincir meydana getirir. Bu süreçte her etilen molekülü, oluşan zincirin tekrarlanan birimlerinden biri olur.
Basitleştirilmiş gösterim şöyledir:
n CH2=CH2 → [–CH2–CH2–]n
Burada n, zincire katılan etilen birimlerinin çok sayıda olduğunu belirtir. Başlangıçtaki etilen küçük bir monomerken, tekrarlanan –CH2–CH2– birimlerinden oluşan yapı polietilendir. Polietilen sentetik bir polimerdir ve ambalajlarda kullanılan poşet ve filmler gibi plastik ürünlerin yapımında yer alabilir.
Doğal ve sentetik polimerlerin sınıflandırılması
Polimerler kaynaklarına göre doğal ve sentetik olarak sınıflandırılır. Doğal polimerler canlılarda veya doğada bulunan süreçlerle oluşan polimerlerdir. Nişasta, şeker kalıntılarının tekrarlanmasıyla; proteinler ise amino asitlerin bağlanmasıyla oluşan doğal polimerlere örnektir. DNA da nükleotit adı verilen birimlerin polimerleşmesiyle oluşan bir polimerdir.
Sentetik polimerler insanlar tarafından kimyasal süreçlerle üretilir. Polietilen, polivinil klorür (PVC) ve polistiren bu gruba örnektir. Bu sınıflandırmada temel ölçüt, polimerin kaynağı ve üretim biçimidir; yani doğal bir polimer canlı sistemlerde oluşurken sentetik bir polimer endüstriyel ya da laboratuvar süreçlerinde hazırlanır. Sentetik polimerlerin bir bölümü plastik olarak sınıflandırılır. Plastiklerin kalıplanabilen sentetik organik katılar olması, onların farklı ürün biçimlerine dönüştürülmesini sağlar.
Günlük kullanım alanları polimer türüne göre değişir: polietilen poşet ve filmlerde, bazı sentetik polimerler ise kap, ambalaj veya başka plastik ürünlerde kullanılabilir. Bu ürünlerin bir kısmının kolay parçalanmaması, kullanılmış plastiklerin yeniden işlenmesini ve geri dönüşümünü önemli hâle getirir.
Polimerlerin temel özellikleri
Polimerlerin özellikleri, sahip oldukları zincirlerin yapısıyla yakından ilişkilidir. Zincir uzunluğu arttıkça molekülün yapısında daha fazla tekrarlanan birim bulunur. Zincirlerin düz, dallanmış veya birbirleriyle daha fazla bağ kurmuş olması da moleküllerin birbirine yaklaşma ve etkileşme biçimini değiştirir. Bu nedenle farklı polimerler sertlik, esneklik ve kalıplanabilirlik bakımından birbirinden ayrılabilir.
Moleküller arası etkileşimler, zincirlerin hareketini ve birbirlerine göre konumunu etkiler. Zincirler arasındaki çekim daha belirgin olduğunda yapının hareket etmesi zorlaşabilir ve malzeme daha sert davranabilir; zincirlerin daha kolay hareket edebildiği yapılarda ise esneklik öne çıkabilir. Ayrıca polimer yapısına eklenen fonksiyonel gruplar, polimerin özelliklerinde önemli değişikliklere yol açabilir. Bu yüzden yalnızca “polimer” adını bilmek, maddenin kesin olarak sert veya esnek olduğunu söylemek için yeterli değildir.
Örneğin polietilenin zincir yapısı, onun poşet ve film gibi ürünlerde kullanılabilmesine katkı sağlar. Nişasta, protein ve sentetik plastikler de polimer olmalarına rağmen monomer türleri ve zincir düzenleri farklı olduğu için aynı özellikleri göstermez. Polimerlerin moleküler kütle ve zincir dağılımı hesaplamaları, bu temel özelliklerin ötesinde ayrı bir inceleme alanıdır.
Polietilen poşetler ve ambalaj filmleri, polietilen tereftalat içeren içecek şişeleri ve polipropilenden yapılan bazı kaplar polimerlerin günlük ürünlerdeki kullanımına örnektir. Kullanılmış plastiklerin yeniden işlenmesi, yeni petrokimya ham maddesi ihtiyacını ve atıkların çevreye bırakılmasından doğan zararı azaltmaya yardımcı olabilir.
Monomer tek bir yapı birimini, polimer ise çok sayıda monomerin tekrarlanmasıyla oluşan büyük molekülü ifade eder. Etilenden polietilen oluşumunda ayırt edici nokta, etilenin karbon-karbon çift bağının açılması ve birimlerin zincir hâlinde bağlanmasıdır.
Sık sorulan sorular
Monomer ile polimer arasındaki temel fark nedir?
Monomer, polimeri oluşturan küçük yapı birimidir. Polimer ise çok sayıda monomer biriminin bağlanmasıyla oluşan büyük moleküldür.
Etilen polimerleşince hangi madde oluşur?
Etilen moleküllerinin çift bağlarının açılarak zincir hâlinde bağlanmasıyla polietilen oluşur.
Nişasta ve protein hangi tür polimerlerdir?
Nişasta ve protein doğal polimerlerdir. Nişasta şeker kalıntılarından, proteinler amino asitlerden oluşur.
Sentetik polimerlere hangi maddeler örnek verilebilir?
Polietilen, PVC ve polistiren sentetik polimerlere örnektir.
Polimerlerin sertlik ve esnekliği neden farklı olabilir?
Zincirlerin uzunluğu ve düzeni ile moleküller arası etkileşimler, zincirlerin hareketini etkiler. Bu farklılıklar sertlik ve esneklik gibi özelliklerin değişmesine yol açabilir.
- •Chemistry — Hydrocarbons / Recycling Plasticsopenstax.org
- •Chemistry: Atoms First — Hydrocarbons / Recycling Plasticsopenstax.org
- •Chemistry — Amines and Amides / DNA in Forensics and Paternityopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org