Sıfatlar: Niteleme ve Belirtme Sıfatları
Sıfatlar, adların özelliklerini ve durumlarını bildiren ya da onları çeşitli yönlerden belirten sözcüklerdir. Niteleme ve belirtme sıfatlarının farkını, belirtme sıfatlarının alt türlerini ve sıfat tamlamasının yapısını örneklerle öğrenebilirsiniz. Ayrıca sıfatları zamir ve zarflardan ayırt etmenin pratik yollarını görebilirsiniz.
Bu yazıda (5)
Sıfat, bir adı özellik veya belirginlik bakımından tamamlayan sözcüktür. “Renkli kalem”, “üç öğrenci” ve “bu çanta” söz gruplarında sıfatlar, kendilerinden sonra gelen adların anlamını daha belirli hâle getirir.
Sıfatın Tanımı ve Cümledeki Görevi
Sıfat; bir adı niteleyen, yani onun özelliğini gösteren veya belirten, yani onu sayı, işaret, belirsizlik ya da soru yönünden sınırlayan sözcüktür. Sıfatın temel görevi, bağlı olduğu adın anlamını açıklamak ve onu başka varlıklardan ayırmaya yardımcı olmaktır. Bu nedenle sıfatı bulmak için önce cümledeki adları belirlemek, ardından bu adlara yöneltilen “nasıl, hangi, kaç, kaçıncı, ne kadar” gibi sorulara bakmak gerekir.
Sıfat çoğunlukla adın önünde yer alır ve adla birlikte bir söz grubu oluşturur. “Eski ev” sözünde “eski”, evin nasıl olduğunu bildirir; “iki ev” sözünde “iki”, evlerin sayısını gösterir. “Eski” ve “iki” farklı anlam görevlerine sahip olsa da ikisi de “ev” adını tamamladığı için sıfattır. Sıfat tek başına değil, cümlede bir adla kurduğu ilişki içinde değerlendirilir. “Geniş bahçe çocukların oyun alanı oldu.” cümlesinde “geniş” sözcüğü bahçenin özelliğini bildirerek sıfat görevinde kullanılmıştır.
Bir sıfat, bağlı olduğu adın anlamını değiştirmez; o ad hakkında ek bilgi verir. “Kitap” genel bir varlığı anlatırken “kalın kitap” belirli bir özelliğe sahip kitabı gösterir. Böylece sıfatlar cümlede anlatımı daha açık, ayrıntılı ve seçici hâle getirir.
Niteleme Sıfatları
Niteleme sıfatları, varlıkların nasıl olduğunu, hangi özelliği taşıdığını veya nasıl göründüğünü bildirir. Renk, biçim, durum, boyut, yaş ve benzeri özellikleri anlatabilir. Bu sıfatları bulmak için ada “nasıl?” sorusu sorulur: “nasıl çanta?” sorusunun cevabı “yıpranmış çanta” örneğinde “yıpranmış”tır. “Yumuşak yastık”, “uzun yol”, “mavi gömlek” ve “sessiz sınıf” söz gruplarında sırasıyla “yumuşak, uzun, mavi, sessiz” sözcükleri niteleme sıfatıdır.
Niteleme sıfatı, adın gösterdiği varlığın ayırt edici bir niteliğini öne çıkarır. “Ağaç” sözcüğü tek başına herhangi bir ağacı anlatabilir; “yaşlı ağaç” denildiğinde ağacın yaşıyla ilgili bir özellik eklenir. “Soğuk su” ifadesinde “soğuk” suyun nasıl olduğunu, “temiz su” ifadesinde ise başka bir niteliğini bildirir. Aynı ad birden fazla niteleme sıfatıyla da kullanılabilir: “Geniş, aydınlık ve düzenli oda” sözünde üç sıfat da “oda” adını farklı özellikleriyle tamamlar.
Niteleme sıfatı ile adın özelliği birbirine karıştırılmamalıdır. “Kırmızı elma” sözünde kırmızı, elmanın rengini bildirdiği için niteleme sıfatıdır. “Elma kırmızıdır.” cümlesinde ise “kırmızı”, yüklem içinde elmanın özelliğini bildirir; ancak adın önünde bulunup onunla sıfat tamlaması kurmaz.
Belirtme Sıfatları ve Alt Türleri
Belirtme sıfatları, adları özellik bakımından nitelemekten çok onları işaret, sayı, belirsizlik veya soru yoluyla belirginleştirir. “Bu defter”, “beş soru”, “bazı öğrenciler” ve “hangi film” sözlerinde sırasıyla “bu, beş, bazı, hangi” sözcükleri adları belirtir. Belirtme sıfatlarını anlamlarına göre işaret, sayı, belgisiz ve soru sıfatları olarak incelemek mümkündür.
İşaret sıfatları, bir varlığın yerini veya yakınlık-uzaklık durumunu gösterir. “Bu kitap”, “şu bina” ve “o sokak” örneklerinde bu, şu ve o sözcükleri kendilerinden sonra gelen adları işaret eder. İşaret anlamı taşıyan sözcük adın yanında değilse sıfat olmaz: “Bu kitap yeni.” cümlesinde “bu” sıfat, “Bu yeni.” cümlesinde ise yanında bir ad bulunmadığı için zamir görevindedir.
Sayı sıfatları, adların sayısını veya sıralamadaki yerini bildirir. Asıl sayı sıfatı doğrudan miktar belirtir: “dört sandalye”, “on soru”. Sıra sayı sıfatı sıralama gösterir: “ikinci kat”, “yedinci gün”. Üleştirme sayı sıfatı varlıkların paylaştırıldığını anlatır: “ikişer kalem”, “üçer kitap”. Kesir sayı sıfatı bütünün hangi bölümünden söz edildiğini belirtir: “yarım ekmek”, “çeyrek altın”, “üçte bir hisse”. Topluluk sayı sıfatı ise birden fazla varlığı toplu biçimde gösterir: “ikiz kardeşler”, “üçüz bebekler”.
Belgisiz sıfatlar, adın sayısını veya miktarını kesin olarak göstermeden belirtir. “Bazı sorular”, “birkaç gün”, “birçok insan”, “her öğrenci” ve “hiçbir neden” örneklerinde bazı, birkaç, birçok, her ve hiçbir belgisiz sıfat olarak kullanılmıştır. Burada önemli olan, sözcüğün bir adla birlikte bulunmasıdır. “Birkaç kişi geldi.” cümlesinde “birkaç” sıfattır; “Birkaçı geldi.” cümlesinde ise ardından ad gelmediği için zamir görevindedir.
Soru sıfatları, bir adın niteliğini, sayısını veya seçimini soru yoluyla öğrenmek için kullanılır. “Hangi kitabı seçtin?”, “Kaç öğrenci katıldı?”, “Kaçıncı sıradasın?” ve “Ne tür müzik dinlersin?” cümlelerinde hangi, kaç, kaçıncı ve ne sözcükleri adlarla birlikte soru sıfatı görevindedir. Soru sözcüğü ad olmadan kullanılırsa sıfat sayılmaz; “Hangisini seçtin?” cümlesinde “hangisini” bir adın yerini tuttuğu için zamirdir.
Sıfat Tamlaması
Sıfat tamlaması, bir sıfatın bir adla oluşturduğu söz grubudur. Bu yapıda sıfat tamlayan, ad ise sıfatın anlamını tamamladığı sözcüktür: “yeşil yaprak”, “üç katlı bina”, “şu kalem” ve “bazı insanlar” birer sıfat tamlamasıdır. Sıfatın türü ne olursa olsun temel ilişki aynıdır: Sıfat, adın önüne gelerek onun özelliğini veya belirginliğini açıklar.
Bir sıfat tamlamasında birden fazla sıfat bulunabilir. “İki büyük bavul” sözünde “iki” bavulların sayısını, “büyük” ise boyutunu belirtir; her iki sıfat da “bavul” adına bağlanır. Sıfat tamlaması cümlede özne, nesne veya başka bir öge olarak kullanılabilir: “Küçük çocuk kapıyı açtı.” cümlesinde “küçük çocuk” özne, “Öğretmen üç soru sordu.” cümlesinde “üç soru” nesnedir. Sıfat tamlamasını bulurken sıfat ile adın birlikte oluşturduğu grubun tamamını almak gerekir.
Sıfatları Cümle İçinde Belirleme ve Benzer Görevlerden Ayırma
Bir sözcüğün sıfat olup olmadığını anlamanın en güvenilir yolu, cümlede bir adla doğrudan ilişki kurup kurmadığına bakmaktır. Önce ad bulunur; sonra bu ada “nasıl, hangi, kaç, kaçıncı, ne kadar” sorularından uygun olanı sorulur. Cevap, adın önünde yer alıyor ve onu tamamlıyorsa sıfattır. “Uzun yolu yürüdük.” cümlesinde “yol” addır ve “nasıl yol?” sorusunun cevabı “uzun”dur. Bu nedenle “uzun” niteleme sıfatıdır. “Dört kişi bekliyor.” cümlesinde ise “kaç kişi?” sorusunun cevabı olan “dört” sayı sıfatıdır.
Sıfat ile zamiri ayırırken sözcüğün yanında bir ad bulunup bulunmadığına dikkat edilir. “Şu ev bizim.” cümlesinde “şu”, “ev” adını belirttiği için işaret sıfatıdır; “Şu bizim.” cümlesinde ise bir adın yerini tuttuğu için zamirdir. Aynı durum belgisiz ve soru sözcüklerinde de görülür: “Bazı öğrenciler katıldı.” cümlesinde “bazı” sıfat, “Bazıları katıldı.” cümlesinde “bazıları” zamirdir; “Hangi kitabı aldın?” cümlesinde “hangi” sıfat, “Hangisini aldın?” cümlesinde “hangisini” zamirdir.
Sıfat ile zarfı ayırmak için sözcüğün neyi etkilediğine bakılır. Adı etkileyen sözcük sıfat; fiili, fiilimsiyi, sıfatı veya başka bir zarfı etkileyen sözcük zarftır. “Hızlı tren geldi.” cümlesinde “hızlı”, trenin nasıl olduğunu bildirdiği için sıfattır. “Tren hızlı geldi.” cümlesinde ise “hızlı”, gelme eyleminin nasıl gerçekleştiğini belirttiği için zarftır. Yani aynı sözcük, cümlede bağlandığı varlığa veya eyleme göre farklı görev üstlenebilir.
“Bir” sözcüğü de kullanıma göre karıştırılabilir. “Bir elma aldım.” cümlesinde gerçekten sayı bildiriyorsa asıl sayı sıfatı olarak düşünülebilir; “Bir gün mutlaka görüşürüz.” cümlesinde belirli olmayan bir zamanı anlattığı için belgisiz anlam taşır. Adlaşmış sıfatların ayrıntılı incelenmesi ayrı bir konudur; burada yalnızca sıfatın yanındaki adın düşmesiyle ad görevine yaklaşabildiğini bilmek yeterlidir. Sıfat-fiiller ise fiil kök veya gövdelerinden sıfat göreviyle türeyen farklı bir konudur.
Günlük hayatta alışveriş listelerinde “iki büyük ekmek”, sınıf duyurularında “bu sınav” ve yol tariflerinde “dar sokak” gibi ifadeler kullanılır. Bu örneklerde sıfatlar, hangi varlığın veya ne miktarın kastedildiğini açıklaştırır.
Sınavlarda en önemli ayrım, sıfatın mutlaka bir adla birlikte kullanılmasıdır. “Bu kitap”ta “bu” işaret sıfatı, “Bu benim.” cümlesinde ise zamirdir; “hızlı tren”de “hızlı” sıfat, “hızlı koştu”da zarftır.
Sık sorulan sorular
Sıfatı bulmak için hangi sorular sorulur?
Ada “nasıl, hangi, kaç, kaçıncı veya ne kadar” soruları sorulur. Cevap adın özelliğini ya da belirginliğini gösteriyorsa sıfat olabilir.
Niteleme sıfatı ile belirtme sıfatı arasındaki fark nedir?
Niteleme sıfatı adın özelliğini bildirir ve genellikle “nasıl?” sorusuna cevap verir. Belirtme sıfatı ise adı işaret, sayı, belirsizlik veya soru yoluyla belirler.
Her sıfat bir sıfat tamlaması mı oluşturur?
Bir sıfatın sıfat tamlaması oluşturması için bir adla birlikte kullanılması gerekir. “Mavi gömlek” sıfat tamlamasıdır; “Gömlek mavidir.” cümlesinde “mavi” aynı yapıda değildir.
“Bu” sözcüğünün sıfat mı zamir mi olduğu nasıl anlaşılır?
“Bu” bir adın önünde yer alıp onu gösteriyorsa işaret sıfatıdır: “Bu çanta.” Adın yerini tek başına tutuyorsa zamirdir: “Bu benim.”
Sıfat ile zarf nasıl ayırt edilir?
Sözcük bir adı etkiliyorsa sıfat, bir fiili veya eylemin gerçekleşme biçimini etkiliyorsa zarftır. “Hızlı araba” sözünde sıfat, “hızlı koştu” sözünde zarf vardır.
- •Wikipedia (EN) — Adjective — Adjective / girisen.wikipedia.org