Ekosistem Nedir? Bileşenleri, Besin İlişkileri ve Enerji Akışı
Ekosistem, belirli bir alandaki canlı topluluğu ile bu canlıların etkileştiği cansız çevrenin oluşturduğu bütündür. Üretici, tüketici ve ayrıştırıcılar arasındaki ilişkiler; besin zinciri, besin ağı ve trofik düzeylerle açıklanır. Enerji ekosistemde tek yönlü aktarılırken maddeler döngülerle yeniden kullanılabilir.
Bu yazıda (7)
Bir ormanı yalnızca ağaçlardan, bir gölü yalnızca sudan ibaret düşünmek eksik olur. Ekosistem; canlıları, ışık, su, sıcaklık ve toprak gibi cansız unsurları ve bunlar arasındaki karşılıklı ilişkileri birlikte kapsar.
Ekosistemin tanımı ve temel düzeyleri
Ekosistem, belirli bir bölgede yaşayan tüm canlılar ile bu canlıların içinde bulunduğu cansız çevrenin birlikte oluşturduğu sistemdir. Canlı bölüm topluluk olarak, cansız bölüm ise abiyotik çevre olarak düşünülebilir. Bu iki bölüm birbirinden bağımsız değildir: Canlılar ışık, su, sıcaklık ve mineraller gibi çevre koşullarından etkilenir; canlıların faaliyetleri de çevredeki maddelerin miktarını ve dağılımını değiştirebilir.
Ekolojide canlılar, küçükten büyüğe doğru çeşitli organizasyon düzeylerinde incelenir. Organizma tek bir canlıyı, popülasyon aynı türün belirli bir alanda yaşayan bireylerini, komünite aynı alandaki farklı popülasyonların bütününü, ekosistem ise komünite ile cansız çevrenin birlikte oluşturduğu sistemi ifade eder. Dünya üzerindeki tüm ekosistemlerin toplamı biyosferi oluşturur. Bu düzeyler birbirine basamaklı biçimde bağlanır; örneğin tek bir çam ağacı organizma, aynı bölgedeki çam ağaçları bir popülasyon, bu ağaçların kuşlar, böcekler ve mantarlarla birlikte oluşturduğu canlı topluluğu komünitedir.
Bir göl ekosisteminde algler ve su bitkileri üretici canlıları, balıklar ve diğer hayvanlar tüketicileri, bakteriler ve mantarlar ise ayrıştırıcıları oluşturabilir. Göl suyu, çözünmüş mineraller, ışık, sıcaklık ve tabanındaki maddeler de sistemin cansız bölümüdür. Güneş ışığı üreticilerin besin oluşturmasını sağlar; bu besin tüketicilere aktarılır ve ölü artıklar ayrıştırıcılar tarafından parçalanır. Böylece ekosistem, yalnızca canlıların yan yana bulunduğu bir yer değil, canlı ve cansız unsurların sürekli etkileştiği işleyen bir bütündür.
Biyotik ve abiyotik faktörler
Biyotik faktörler ekosistemdeki canlı unsurlardır. Bitkiler, hayvanlar, mantarlar, bakteriler ve diğer mikroorganizmalar bu gruba girer. Bu canlılar beslenme, rekabet, avlanma, parazitlik ve karşılıklı yarar gibi ilişkiler kurarak ekosistemin işleyişini etkiler. Abiyotik faktörler ise ışık, su, sıcaklık, nem, toprak, pH, mineraller ve tuzluluk gibi cansız çevre koşullarıdır. Bir canlının yaşayabileceği yer, bu koşulların uygunluk düzeyine bağlıdır; örneğin su miktarındaki azalma bitkilerin gelişimini, bitkilerdeki azalma da onlarla beslenen tüketicileri etkileyebilir. Bu nedenle bir ekosistemin yapısı, canlı unsurlar ile fiziksel çevrenin karşılıklı etkileriyle ortaya çıkar.
Habitat ve ekolojik niş
Habitat, bir canlının yaşadığı fiziksel çevredir; ekolojik niş ise canlının bu çevredeki yaşam biçimini, kullandığı kaynakları ve ekosistemdeki rolünü anlatır. Aynı habitatı paylaşan iki tür, kaynakları kullanma biçimleri ve üstlendikleri roller bakımından farklı nişlere sahip olabilir.
Üretici, tüketici ve ayrıştırıcılar
Üreticiler, ışık enerjisini ya da bazı durumlarda kimyasal enerjiyi kullanarak kendi besinini oluşturabilen canlılardır. Karasal ekosistemlerde yeşil bitkiler, su ekosistemlerinde algler ve fitoplankton üretici canlılara örnek verilebilir. Üreticiler, dışarıdan hazır organik besin almak yerine basit maddelerden organik besin sentezler. Bu nedenle besin ilişkilerinin başlangıç basamağında yer alırlar ve diğer canlılara aktarılacak enerjinin sisteme girmesini sağlarlar.
Tüketiciler besinlerini başka canlılardan veya onların oluşturduğu organik maddelerden elde eder. Otçullar doğrudan üreticilerle beslenirken etçiller başka tüketicileri, hepçiller ise hem üreticileri hem de hayvanları tüketebilir. Örneğin bir çayırda ot, çekirge için; çekirge kurbağa için; kurbağa da yılan için besin olabilir. Bu canlıların her biri beslenme ilişkisi içinde farklı bir tüketici basamağında bulunur.
Ayrıştırıcılar, ölü canlıları ve organik atıkları parçalayan canlılardır. Bakteriler ve mantarlar ayrıştırıcılara verilen temel örneklerdir. Ayrıştırıcılar ölü yapıları daha basit maddelere dönüştürür; bu maddeler toprağa veya suya karışarak üreticiler tarafından yeniden kullanılabilir. Böylece ayrıştırıcılar yalnızca artıkların ortadan kalkmasına değil, maddelerin ekosistemde yeniden dolaşıma girmesine de katkı sağlar. Örneğin ormandaki dökülmüş yapraklar ayrıştırıcıların faaliyetleriyle parçalanır ve yapraklardaki bazı maddeler toprağa geri döner.
Besin zinciri, besin ağı ve trofik düzeyler
Besin zinciri, bir ekosistemde besin ve enerjinin hangi canlıdan hangi canlıya aktarıldığını gösteren doğrusal ilişkidir. Zincir genellikle üreticiyle başlar ve onu tüketiciler izler. Örneğin çimen → çekirge → kurbağa → yılan dizisinde çimen üretici, çekirge birinci dereceden tüketici, kurbağa ikinci dereceden tüketici, yılan ise daha üst düzeydeki tüketicidir. Ok, besinin yenildiği canlıdan onu yiyen canlıya doğru çizilir; bu nedenle ok yönü enerji aktarım yönünü de gösterir.
Trofik düzey, canlının besin zincirindeki beslenme basamağıdır. Üreticiler birinci trofik düzeyi, üreticilerle beslenen tüketiciler ikinci trofik düzeyi oluşturur. Daha üst düzeyler, kendinden önceki düzeydeki canlılarla beslenen tüketicilerden meydana gelir. Bir canlı farklı besinleri tüketebildiği için tek bir zincirle sınırlı kalmayabilir. Örneğin bir kuş hem tohumlarla hem de böceklerle besleniyorsa iki farklı besin yoluna bağlanır.
Bir ekosistemde çok sayıda besin zincirinin kesişmesiyle besin ağı oluşur. Besin ağı, gerçek ekosistemlerdeki beslenme ilişkilerini tek bir zincirden daha kapsamlı gösterir. Çayır örneğinde çekirgeyi kurbağa, kuş veya başka bir hayvan tüketebilir; bu tüketiciler de farklı canlılar tarafından yenebilir. Böylece bir türdeki artış veya azalış, yalnızca tek bir canlıyı değil, besin ağı üzerindeki birden fazla bağlantıyı etkileyebilir. Ayrıştırıcılar da ölü canlı ve atıkları kullanarak bu ağın madde bakımından tamamlanmasına katkı verir.
Ekosistemde enerji akışı ve ekolojik piramitler
Ekosisteme giren enerji çoğunlukla üreticiler tarafından yakalanır ve organik besinlerin yapısına aktarılır. Üreticilerden tüketicilere doğru ilerleyen bu enerji, her trofik düzeyde canlıların yaşam faaliyetleri için kullanılır; enerjinin bir bölümü ısı olarak çevreye yayıldığı için üst trofik düzeylere aktarılan enerji azalır. Bu nedenle enerji akışı döngüsel değil, üreticilerden üst düzey tüketicilere doğru tek yönlüdür. Buna karşılık ayrıştırıcılar, ölü maddelerde kalan kullanılabilir maddelerin yeniden çevreye dönmesine yardım eder.
Ekolojik piramitler, trofik düzeyler arasındaki ilişkileri basamaklar hâlinde gösterir. Enerji piramidinde alt basamakta üreticiler, üst basamaklarda tüketiciler bulunur ve üst basamaklara çıkıldıkça aktarılabilen enerji azalır. Birey sayısı piramidi canlı sayısını, biyokütle piramidi ise canlıların toplam organik madde miktarını karşılaştırır. Bir soruda piramidin hangi özelliği gösterdiğini anlayabilmek için dikey eksende trofik düzeylere, yatay genişlikte ise enerji, birey sayısı veya biyokütle ölçütüne bakılmalıdır.
Madde ve enerji aynı biçimde davranmaz: Enerji ekosistemde tek yönde ilerlerken su, karbon ve azot gibi maddeler farklı süreçlerle çevre ile canlılar arasında dolaşarak yeniden kullanılabilir. Bu döngülerin ayrıntılı işleyişi ayrı bir konudur.
Ekosistem dengesi ve değişimlerin etkileri
Ekosistem dengesi, canlı popülasyonları ile çevre koşulları arasındaki ilişkilerin belirli sınırlar içinde sürmesi anlamına gelir. Bu denge değişmezlik demek değildir; canlı sayıları ve çevre koşulları zamanla değişebilir. Önemli olan, bu değişimlerin besin ilişkileri ve kaynaklar arasındaki bağlantılarla birlikte değerlendirilmesidir. Bir türün sayısındaki artış, tükettiği besinin azalmasına veya onunla beslenen türlerin artmasına yol açabilir. Aynı türün azalması ise besin olarak kullandığı canlıların çoğalmasına ve onu tüketen canlıların besin bulmakta zorlanmasına neden olabilir.
Örneğin bir çayırda kurbağaların sayısı belirgin biçimde azalırsa çekirgeler üzerindeki tüketim baskısı düşebilir. Çekirge sayısındaki artış, otların daha fazla tüketilmesine; otlardaki azalma da üreticilere bağlı diğer canlıların etkilenmesine yol açabilir. Bu sonuç, tek bir besin zincirinde değil, kurbağanın ve çekirgenin yer aldığı besin ağının tamamında ortaya çıkabilir. Sıcaklık, su miktarı, yangın veya insan faaliyetleri gibi abiyotik değişimler de benzer biçimde birçok canlı grubunu aynı anda etkileyebilir.
Biyolojik çeşitlilik, bir bölgedeki genetik çeşitliliği, tür çeşitliliğini ve ekosistem çeşitliliğini kapsayan yaşam çeşitliliğini ifade eder. Tür çeşitliliği yüksek bir sistemde beslenme bağlantıları daha fazla olabilir; bu nedenle bir bağlantıdaki değişimin etkisi başka bağlantılar tarafından kısmen dengelenebilir. Ancak bu, hiçbir türün önemli olmadığı anlamına gelmez. Ekosistem değişimlerini yorumlarken hangi türün hangi canlılarla beslendiği, hangi kaynaklara bağlı olduğu ve değişimin besin ağı üzerindeki etkisi birlikte ele alınmalıdır.
Popülasyonların sayısal değişimlerini ve bu değişimlerin nedenlerini ayrıntılı olarak inceleyen konu popülasyon ekolojisidir. Ekolojik süksesyon ise bir ekosistemin zaman içinde topluluk yapısının değişmesini ele alan ayrı bir konudur.
Bir akvaryumda su bitkileri üretici, balıklar tüketici, mikroorganizmalar ise ayrıştırıcı rolü üstlenebilir. Işık, suyun sıcaklığı ve çözünmüş maddeler değiştiğinde yalnızca tek bir canlı değil, akvaryumdaki besin ilişkilerinin tamamı etkilenebilir.
Besin zincirlerinde ok, besinin yenildiği canlıdan onu yiyen canlıya doğru çizilir ve enerji aktarım yönünü gösterir. Enerji piramidinde üst trofik düzeylere çıkıldıkça aktarılabilen enerji azalır; bu nedenle üreticiler piramidin enerji bakımından en geniş tabanında bulunur.
Sık sorulan sorular
Ekosistemde üreticiler neden besin zincirinin başlangıcında yer alır?
Üreticiler kendi besinlerini oluşturur ve bu besinlerdeki enerjiyi tüketicilere aktarır. Bu nedenle beslenme ilişkilerinin temel basamağındadır.
Besin zincirindeki ok hangi yönde çizilir?
Ok, besin olarak kullanılan canlıdan onu tüketen canlıya doğru çizilir. Örneğin çimen → çekirge gösteriminde ok çimenden çekirgeye yönelir.
Ayrıştırıcıların ekosistemdeki görevi nedir?
Ayrıştırıcılar ölü canlıları ve organik atıkları parçalar. Böylece bu yapılardaki maddelerin çevreye dönmesine ve yeniden kullanılmasına katkı sağlar.
Besin ağı neden besin zincirinden daha kapsamlıdır?
Besin zinciri tek bir beslenme yolunu gösterirken besin ağı, birden fazla besin zincirinin kesişmesiyle oluşan çok sayıdaki ilişkiyi birlikte gösterir.
Enerji akışı neden madde döngülerinden farklıdır?
Enerji üreticilerden üst trofik düzeylere doğru tek yönlü aktarılır ve her düzeyde bir bölümü ısı olarak çevreye yayılır. Maddeler ise farklı süreçlerle ekosistemde yeniden dolaşıma girebilir.
- •Biology — Key Terms / Key Termsopenstax.org
- •Biology — Ecology of Ecosystems / Research into Ecosystem Dynamics: Ecosystem Experimentation and Modelingopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org