Karbon Kimyasının Temelleri: Karbon Neden Bu Kadar Çeşitli Bileşik Oluşturur?
Karbon atomu, dış enerji düzeyindeki dört elektronu sayesinde dört kovalent bağ kurabilir. Karbon atomlarının birbirleriyle bağlanabilmesi; doğrusal, dallanmış ve halkalı iskeletlerin oluşmasını sağlar. Moleküler formül atomların türünü ve sayısını, yapısal formül ise bu atomların nasıl bağlandığını gösterir.
Bu yazıda (8)
- ›Karbon atomunun temel yapısı ve dört değerlikli oluşu
- ›Karbonun kovalent bağları ve kendi atomlarıyla bağ kurabilmesi
- ›Karbon iskeletlerinin temel çeşitleri
- ›Moleküler formül ve yapısal formül arasındaki fark
- ›Organik bileşik kavramının temel sınırları
- ›Karbonun hidrojen, oksijen ve azotla bağları
- ›Hidrokarbonlar ve izomerlik kavramına kısa giriş
- ›İzomerlik kavramına kısa giriş
Karbon kimyasının çeşitliliği, karbon atomunun elektron yapısı ve bağlanma biçimleriyle açıklanır. Karbon hem hidrojen gibi farklı elementlerle hem de kendi atomlarıyla kararlı kovalent bağlar kurabildiği için çok sayıda farklı yapı oluşturabilir.
Karbon atomunun temel yapısı ve dört değerlikli oluşu
Karbonun atom numarası 6’dır; yani nötr bir karbon atomunda 6 proton ve 6 elektron bulunur. Elektronların ikisi iç enerji düzeyinde, dördü ise dış enerji düzeyindedir. Bir atomun kimyasal bağ oluşturma eğilimini özellikle dış enerji düzeyindeki elektronlar belirler. Karbonun dış katmanında dört elektron bulunması, onun dört değerlikli olmasının temelidir.
Karbon atomu kararlı bir dış katman düzenine ulaşmak için elektronlarını başka atomlarla ortaklaşa kullanabilir. Kovalent bağ adı verilen bu bağlarda atomlar elektron çiftlerini paylaşır. Karbon, dört dış elektronunu tamamen kaybetmek veya dört elektron kazanmak yerine çoğunlukla dört elektron çifti paylaşarak dört kovalent bağ kurar. Böylece karbonun çevresinde toplam sekiz elektrona ulaşan bir düzen oluşur.
Örneğin metan molekülünde bir karbon atomu dört hidrojen atomuyla bağ yapar. Karbonun her hidrojenle paylaştığı bir elektron çifti, bir C–H kovalent bağı oluşturur. Bu nedenle metanın moleküler formülü CH4’tür ve karbon atomunun dört bağının tamamı hidrojen atomlarına yönelmiştir. Karbonun dört bağ kurabilmesi, farklı bağlanma düzenlerinin başlangıç noktasıdır.
Karbonun kovalent bağları ve kendi atomlarıyla bağ kurabilmesi
Karbon atomları arasındaki bağ da elektronların ortaklaşa kullanılmasıyla oluşan kovalent bir bağdır. Karbonun dört bağ yapabilmesi ve C–C bağlarının yeterince kararlı olması, karbon atomlarının birbirine art arda bağlanmasına izin verir. Bu özelliğe karbonun kendi atomlarıyla bağ kurabilmesi denir. Bir karbon atomu başka bir karbona bağlanırken kalan bağlarını hidrojen ya da başka elementlerle tamamlayabilir.
Karbon atomları yalnızca tek tek yan yana dizilmez; bağlanma biçimleriyle farklı iskeletler oluşturabilir. Örneğin iki karbonun bağlanması etan yapısını verir: CH3–CH3. Karbon sayısı arttıkça bu bağlanma bir zincir hâline gelebilir. Zincirdeki bazı karbonların üç ya da dört karbonla bağlanması dallanmış yapıların, zincirin uçlarının birbirine bağlanması ise halkalı yapıların oluşmasına yol açar. Böylece aynı elementlerden oluşan bileşiklerde bile atomların bağlanma düzeni değişebilir.
Karbon-karbon bağının türü de paylaşılmış elektron çiftlerinin sayısına göre değişir. Tekli bağda iki karbon bir elektron çifti paylaşır ve gösterim C–C şeklindedir. İkili bağda iki elektron çifti paylaşılır: C=C. Üçlü bağda ise üç elektron çifti ortaklaşa kullanılır: C≡C. Örneğin etan C–C, eten C=C ve etin C≡C bağı içeren yapılara örnektir. Bağ türü değiştiğinde atomların birbirine göre düzeni ve molekülün temel kimyasal davranışı da değişebilir.
Bu bağlanma çeşitliliği, karbon kimyasındaki yapı sayısının neden fazla olduğunu açıklar. Karbonun dört bağ kapasitesi, C–C bağlarıyla zincir ve halka kurabilmesi, ayrıca tekli, ikili ve üçlü bağlar oluşturabilmesi birlikte çalışır. Karbonun hidrojen, oksijen ve azot gibi elementlerle yaptığı bağlar da bu iskeletlere farklı özellikler kazandırabilir.
Karbon iskeletlerinin temel çeşitleri
Karbon iskeleti, bir bileşikte karbon atomlarının birbirine bağlanarak oluşturduğu ana yapıdır. En temel iskeletler doğrusal, dallanmış ve halkalı iskeletlerdir. Doğrusal iskelette karbonlar kesintisiz bir zincir boyunca bağlanır; ancak bu zincir uzayda cetvelle çizilmiş gibi tam düz olmak zorunda değildir. Örneğin pentan için CH3–CH2–CH2–CH2–CH3 biçimindeki gösterim doğrusal bir karbon zincirini anlatır.
Dallanmış iskelette ana karbon zincirine bağlı, yan tarafta bulunan bir veya daha fazla karbon grubu vardır. Aynı sayıda karbon atomu, doğrusal ya da dallanmış biçimde düzenlenebilir. Halkalı iskelette ise karbon zincirinin iki ucu birbirine bağlanarak kapalı bir çevrim oluşturur. Altı karbon atomunun halka oluşturduğu benzen, C6H6, halkalı bir karbon iskeletine örnektir. Bu iskelet çeşitleri, karbon bileşiklerinde atom sayısı kadar bağlanma düzeninin de önemli olduğunu gösterir.
Moleküler formül ve yapısal formül arasındaki fark
Moleküler formül, bir molekülde hangi elementlerden kaç atom bulunduğunu gösterir. Element sembollerinin altındaki indisler atom sayılarını belirtir; örneğin C2H6O ifadesinde iki karbon, altı hidrojen ve bir oksijen atomu bulunduğu anlaşılır. Ancak moleküler formül, bu atomların birbirine hangi sırayla bağlandığını tek başına göstermez.
Yapısal formül ise atomların bağlantı düzenini de gösterir. Atom sembolleri arasındaki çizgiler kovalent bağları temsil eder. Örneğin etanol CH3–CH2–OH biçiminde yazıldığında karbon, hidrojen ve oksijenin nasıl bağlandığı görülür. Aynı atom sayılarına sahip iki yapı farklı bağlantı düzenlerine sahip olabilir. C4H10 için CH3–CH2–CH2–CH3 doğrusal bir yapı iken CH3–CH(CH3)–CH3 dallanmış bir yapıdır; ikisinin moleküler formülü aynı, yapısal formülleri farklıdır. Bu tür yapı farklılıkları izomerlik kavramının temelini oluşturur.
Organik bileşik kavramının temel sınırları
Organik bileşikler, temel olarak karbon atomu içeren ve karbonun çoğunlukla hidrojenle ya da başka elementlerle kovalent bağlar kurduğu bileşiklerdir. Karbon-hidrojen bağlarının bulunduğu bileşikler organik kimyanın önemli bir bölümünü oluşturur; hidrokarbonlar ise yalnızca karbon ve hidrojenden oluşan organik bileşiklerdir. Bununla birlikte karbon içeren her bileşik organik kabul edilmez.
Karbon dioksit (CO2), karbon monoksit (CO), karbonatlar ve bikarbonatlar gibi bazı karbon bileşikleri genel olarak anorganik bileşikler içinde değerlendirilir. Bu ayrım, yalnızca formülde karbon sembolünün bulunup bulunmadığına bakılarak yapılamayacağını gösterir. Bileşiğin karbonun hangi elementlerle ve nasıl bir kimyasal yapı içinde bulunduğu da dikkate alınır. Bu nedenle organik ve anorganik bileşikleri ayırt ederken hem formül hem de bileşiğin yapısal türü birlikte değerlendirilmelidir.
Karbonun hidrojen, oksijen ve azotla bağları
Karbon, hidrojenle C–H, oksijenle C–O ve azotla C–N gibi kovalent bağlar oluşturabilir. Bu atomlar karbon iskeletine bağlandığında molekülün atom çeşitliliği ve bağlanma düzeni artar. Karbonun farklı elementlerle bağ kurabilmesi, organik bileşiklerde çok çeşitli moleküler yapıların ortaya çıkmasına katkı sağlar.
Hidrokarbonlar ve izomerlik kavramına kısa giriş
Yalnızca karbon ve hidrojen atomlarından oluşan bileşiklere hidrokarbon denir; bu bileşiklerin ayrıntılı sınıflandırılması ve adlandırılması ayrı bir konudur.
İzomerlik kavramına kısa giriş
Aynı moleküler formüle sahip olup atomların bağlanma düzeni ya da uzaydaki dizilişi farklı olan bileşikler izomer olarak adlandırılır. İzomer türleri ve izomer sayısının hesaplanması, karbon bileşiklerinin yapısal çeşitliliğini daha ayrıntılı inceleyen bir konudur.
Metan: CH4 Etan: CH3–CH3 Eten: CH2=CH2 Etin: HC≡CH Doğrusal bütan: CH3–CH2–CH2–CH3 Dallanmış bütan: CH3–CH(CH3)–CH3
Moleküler formül ve yapısal formül ayrımı, etiketlerde veya ders kitaplarında aynı atomlardan oluşan maddelerin farklı yapılar taşıyabileceğini anlamaya yardımcı olur. Örneğin karbon iskeletlerinin doğrusal ya da dallanmış olması, yakıt olarak kullanılan hidrokarbon karışımlarındaki moleküllerin çeşitlenmesinin temel nedenlerinden biridir.
Moleküler formül atomların türünü ve sayısını, yapısal formül ise atomların bağlanma düzenini gösterir. Aynı moleküler formüle sahip doğrusal ve dallanmış yapıların bulunabilmesi, iki gösterimin ayırt edilmesinde temel noktadır. Ayrıca karbon içeren her bileşiğin organik olmadığı; CO2, CO, karbonat ve bikarbonatların bu kapsamın dışında değerlendirildiği unutulmamalıdır.
Sık sorulan sorular
Karbon neden dört kovalent bağ kurabilir?
Karbonun dış enerji düzeyinde dört elektronu bulunur. Karbon, kararlı bir dış katman düzenine ulaşmak için bu elektronları başka atomlarla ortaklaşa kullanarak dört kovalent bağ oluşturabilir.
Karbon atomları birbirleriyle bağ kurabilir mi?
Evet. Karbon atomları C–C, C=C ve C≡C bağları oluşturabilir. Bu bağlar karbon zincirlerinin, dallanmış yapıların ve halkaların meydana gelmesini sağlar.
Moleküler formül yapıyı tamamen gösterir mi?
Hayır. Moleküler formül yalnızca atomların türünü ve sayısını gösterir. Atomların birbirine nasıl bağlandığı yapısal formülle anlaşılır.
Karbon içeren her bileşik organik midir?
Hayır. Karbon dioksit, karbon monoksit, karbonatlar ve bikarbonatlar gibi bazı karbon bileşikleri anorganik kabul edilir.
Tekli, ikili ve üçlü bağ arasındaki fark nedir?
Tekli bağda bir, ikili bağda iki, üçlü bağda üç elektron çifti ortaklaşa kullanılır. Gösterimleri sırasıyla C–C, C=C ve C≡C şeklindedir.
- •Chemistry: Atoms First — Chemical Formulas / Molecular and Empirical Formulasopenstax.org
- •Chemistry — Hydrocarbons / Alkanesopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org
- •openstax.orgopenstax.org