Zarf Nedir? Zarf Türleri ve Cümlede Kullanımı
Zarflar; fiilleri, fiilimsileri, sıfatları ve başka zarfları durum, zaman, yer-yön, miktar ya da soru bakımından belirten sözcüklerdir. Bir sözcüğün zarf olup olmadığını anlamak için cümlede hangi sözcüğü etkilediğine bakılır. Zarf türlerini ayırt ederken sözcüğün anlamından çok cümledeki görevine dikkat etmek gerekir.
Bu yazıda (8)
Zarf ya da belirteç, cümlede bir eylemin nasıl, ne zaman, nereye veya ne ölçüde gerçekleştiğini gösteren sözcüktür. Zarfları doğru tanımak için hem niteledikleri sözcüğü bulmak hem de aynı sözcüğün farklı cümlelerde farklı görevler üstlenebileceğini görmek gerekir.
Zarfın Tanımı ve Cümledeki Görevi
Zarf; fiilleri, fiilimsileri, sıfatları ve başka zarfları anlam bakımından tamamlayan sözcük türüdür. Bir eylemin gerçekleşme biçimini, zamanını, yönünü veya derecesini belirtir. Bu nedenle zarfın görevi yalnızca bir sözcüğe ek bilgi vermek değil, o sözcüğün anlamını belirginleştirmektir. Zarflar doğrudan isimleri nitelemez; isimleri niteleyen sözcükler sıfattır.
“Çocuk hızlı koştu.” cümlesinde “hızlı” sözcüğü “koştu” fiilini etkiler ve koşma işinin nasıl yapıldığını bildirir. Bu kullanımda “hızlı” zarftır. “Hızlı çocuk yarışmayı kazandı.” cümlesinde ise aynı sözcük “çocuk” adını niteler; dolayısıyla sıfat görevindedir. Zarf, bir fiilimsiyle de kullanılabilir: “Dikkatlice konuşarak sorunu çözdü.” cümlesinde “dikkatlice”, “konuşarak” fiilimsisinin nasıl gerçekleştiğini belirtir.
Zarflar sıfatların ve başka zarfların derecesini de gösterebilir. “Oldukça güzel bir tablo” sözünde “oldukça”, “güzel” sıfatının derecesini belirtir. “Çok hızlı koştu.” cümlesinde “çok”, “hızlı” zarfının anlamını derecelendirir. Böylece zarfın etkilediği sözcük, zarfın cümledeki görevini anlamanın temel anahtarı olur.
Zarfı Bulma ve Nitelediği Sözcüğü Belirleme
Bir sözcüğün zarf olup olmadığını bulmak için önce cümlenin yüklemi veya fiilimsi belirlenir. Ardından bu sözcüğe “nasıl, ne zaman, nereye, ne kadar?” soruları yöneltilir. Sorunun cevabı bir fiili ya da fiilimsiyi açıklıyorsa zarf görevinden söz edilir. Cevap bir sıfatı veya başka bir zarfı belirtiyorsa yine zarf olabilir; ancak doğrudan bir ismi niteliyorsa sıfattır.
“Öğrenci soruyu dikkatle çözdü.” cümlesinde yüklem “çözdü”dür. “Nasıl çözdü?” sorusunun cevabı “dikkatle” olduğu için bu sözcük durum zarfıdır. “Öğrenci bugün çalıştı.” cümlesinde “Ne zaman çalıştı?” sorusunun cevabı “bugün”dür ve “bugün” zaman zarfı olarak kullanılmıştır. “Sporcu çok hızlı koştu.” cümlesinde ise önce “hızlı” sözcüğünün “koştu” fiilini nitelediği görülür. “Çok” sözcüğü de “hızlı” zarfının derecesini belirttiği için zarf görevindedir.
Aynı sözcüğün zarf olup olmadığı tek başına sözcüğe bakılarak kararlaştırılamaz. Sözcüğün cümlede hangi kelimeyi etkilediği ve hangi soruya cevap verdiği birlikte değerlendirilmelidir. Bu yöntem, özellikle sıfatla zarfı ve isimle zarfı ayırırken güvenilir bir yol sağlar.
Durum Zarfları
Durum zarfları, eylemin nasıl gerçekleştirildiğini bildirir. Yükleme “nasıl?” sorusu sorulduğunda alınan cevap, fiili veya fiilimsiyi açıklıyorsa durum zarfıdır. “Çocuk sessizce içeri girdi.” cümlesinde “sessizce”, girme eyleminin gerçekleşme biçimini belirtir. “Oyuncu güzel oynadı.” cümlesinde “güzel” sözcüğü oynama eyleminin nasıl yapıldığını gösterdiği için durum zarfıdır.
Durum zarfı eylemin kendisini değiştirmez; eylemin hangi tarzda yapıldığını açıklar. “Dikkatli öğrenci” sözünde “dikkatli” bir ismi nitelediği için sıfattır. “Öğrenci dikkatli çalıştı.” cümlesinde ise çalışma eyleminin nasıl yapıldığını belirttiğinden zarf görevindedir. Bu nedenle durum zarflarını bulurken sözcüğün anlamından önce yüklemle kurduğu ilişkiye bakılmalıdır.
Zaman Zarfları
Zaman zarfları, eylemin gerçekleştiği zamanı bildirir. Yükleme “ne zaman?” sorusu yöneltildiğinde cevap veren ve fiili ya da fiilimsiyi zaman bakımından belirten sözcükler bu gruptadır. “Bugün dinleniyorum.” cümlesinde “bugün”, dinlenme eyleminin zamanını gösterir. “Sabah erkenden yola çıktık.” cümlesinde “sabah” sözcüğü çıkma eyleminin zamanını belirtir.
Zaman bildiren her sözcük her cümlede zarf değildir. “Sabah erkenden yola çıktık.” cümlesinde “sabah”, fiile bağlandığı için zarf görevindedir. “Sabah serindi.” cümlesinde ise “sabah” bir varlık ya da zaman adı gibi kullanılmış, cümlenin öznesi olmuştur; bu kullanımda isimdir. Sözcüğün zarf olup olmadığı, zaman anlamı taşımasından çok eylemi zaman bakımından belirleyip belirlemediğine göre anlaşılır.
Yer-Yön Zarfları
Yer-yön zarfları, eylemin yönünü bildiren ve genellikle ek almadan kullanılan sözcüklerdir. “İçeri, dışarı, aşağı, yukarı, ileri, geri, öte, beri” gibi sözcükler fiile doğrudan bağlandığında yer-yön zarfı olabilir. “Misafirler içeri girdi.” cümlesinde “içeri”, girme eyleminin yönünü gösterir. “Çocuklar dışarı çıktı.” cümlesinde de “dışarı”, çıkma eyleminin yönünü belirtir.
Bu türü ayırt etmedeki temel özellik, sözcüğün yön anlamıyla ve ek almadan kullanılmasıdır. “Çocuk yukarı çıktı.” cümlesinde “yukarı” yer-yön zarfıdır. “Çocuk yukarıya çıktı.” cümlesinde ise “-ya” yönelme eki almıştır; sözcük artık zarf olarak değerlendirilmez. Benzer biçimde “İçeriyi temizledi.” cümlesinde “içeriyi” bir ismin durum ekini almış biçimidir ve temizleme işinin yönünü bildiren zarf değildir.
Miktar ve Derece Zarfları
Miktar ve derece zarfları, fiillerin, sıfatların veya başka zarfların anlamını ölçü bakımından belirler. “Ne kadar?” sorusuna cevap verirler. “Çok çalıştı.” cümlesinde “çok”, çalışma eyleminin miktarını belirtir. “Çok güzel konuştu.” cümlesinde yine “çok” sözcüğü bu kez “güzel” zarfının derecesini artırır. “Oldukça zor bir soru” sözünde “oldukça”, “zor” sıfatının derecesini bildirir.
Bu zarfların çalışma biçimi, etkiledikleri sözcüğün anlamını miktar yönünden sınırlamak veya güçlendirmektir. “Biraz dinlendi.” cümlesinde “biraz” dinlenme eyleminin miktarını belirtir. “Daha hızlı koştu.” cümlesinde “daha”, “hızlı” zarfının derecesini karşılaştırma yönünde değiştirir. “Çok kitap” sözünde ise “çok”, bir ismin miktarını belirttiği için zarf değil, miktar bildiren sıfattır. Bu ayrımda da niteleme ilişkisi belirleyicidir.
Soru Zarfları
Soru zarfları, fiil veya fiilimsi hakkında bilgi edinmek amacıyla soru anlamı taşıyan sözcüklerdir. “Nasıl, ne zaman, neden, niçin, niye, ne kadar?” gibi sözcükler bir eylemi sorguladığında zarf görevinde kullanılır. “Nasıl konuştu?” sorusunda “nasıl”, konuşma eyleminin durumunu; “Ne zaman geldi?” sorusunda “ne zaman”, gelme eyleminin zamanını öğrenmek ister.
Soru sözcüğünün zarf olabilmesi için doğrudan eylemi, fiilimsiyi ya da bunların anlamını tamamlaması gerekir. “Bu kitabı neden aldın?” cümlesinde “neden”, alma eyleminin sebebini sorduğu için soru zarfıdır. “Ne kadar bekledin?” cümlesinde “ne kadar”, bekleme eyleminin süresini veya miktarını sorgular. Buna karşılık “Hangi kitabı aldın?” cümlesinde “hangi”, “kitap” adını belirttiği için sıfat görevindedir; fiili nitelemediğinden soru zarfı değildir.
Zarfların Diğer Sözcük Türleriyle Karıştırılması
Bir sözcüğün türü, sözlükteki anlamından çok cümledeki görevine göre belirlenir. Aynı sözcük bir cümlede zarf, başka bir cümlede sıfat veya isim olabilir. Ayırt etme işlemi için sözcüğün hangi kelimeyi etkilediği, aldığı ekler ve yükleme yöneltilen soruya verdiği cevap birlikte incelenir.
“Güzel çocuk şiir okudu.” cümlesinde “güzel”, “çocuk” adını nitelediği için sıfattır. “Çocuk güzel okudu.” cümlesinde ise okuma işinin nasıl yapıldığını belirttiğinden durum zarfıdır. “Akşam geldik.” cümlesinde “akşam”, gelme eyleminin zamanını bildirdiği için zaman zarfıdır. “Akşam sessizdi.” cümlesinde ise herhangi bir eylemin zamanını belirtmez; cümlede ad olarak kullanılır.
Yer-yön bildiren sözcüklerde ek alma durumu da önemlidir. “Dışarı çıktı.” cümlesinde “dışarı”, çıkma eyleminin yönünü ek almadan gösterir ve yer-yön zarfıdır. “Dışarıyı temizledi.” cümlesinde “dışarıyı” sözcüğü belirtme eki almış bir isim görevindedir. “Çok hızlı koştu.” cümlesinde “hızlı” fiili nitelediği için durum zarfı, “çok” ise bu zarfın derecesini belirttiği için miktar-derece zarfıdır. “Çok kitap okudu.” cümlesinde ise “çok”, “kitap” adının miktarını belirttiğinden sıfattır.
Karşılaştırma yaparken sözcüğün cümleden çıkarılması da yardımcı olabilir. “Hızlı koştu.” cümlesinde “hızlı” çıkarıldığında koşma eylemi kalır, ancak eylemin nasıl yapıldığı bilgisi kaybolur. “Hızlı çocuk” sözünde ise “hızlı” çıkarıldığında çocuğun niteliği eksilir. İlk kullanımda fiili, ikinci kullanımda ismi etkileyen aynı sözcük farklı türdedir. Bu yüzden tür belirleme, sözcüğü tek başına değil, cümledeki bağlantısıyla değerlendirmeyi gerektirir.
“Kargocu hızlı geldi”, “Toplantı yarın yapılacak” ve “Kutuyu dışarı koy” gibi günlük cümlelerde zarflar eylemin nasıl, ne zaman ve hangi yöne gerçekleştiğini açıklar.
Bir sözcüğün türünü belirlerken tek başına anlamına değil, cümlede hangi sözcüğü nitelediğine bakılır. Özellikle “güzel çocuk / güzel konuştu”, “çok kitap / çok çalıştı” ve “dışarı çıktı / dışarıyı temizledi” karşılaştırmaları ayırt edicidir.
Sık sorulan sorular
Zarf hangi sözcükleri niteler?
Zarflar fiilleri, fiilimsileri, sıfatları ve başka zarfları niteler veya belirtir. Doğrudan isimleri niteleyen sözcükler ise sıfattır.
Bir sözcüğün zarf olduğunu nasıl anlarım?
Sözcüğün cümlede hangi kelimeyi etkilediğini bulun; bu sözcüğe “nasıl, ne zaman, nereye, ne kadar?” sorularını yöneltin. Cevap bir fiili, fiilimsiyi, sıfatı ya da başka bir zarfı açıklıyorsa sözcük zarf olabilir.
Yer-yön sözcükleri ne zaman zarf olur?
“İçeri, dışarı, yukarı, aşağı, ileri, geri” gibi sözcükler yön anlamıyla ve ek almadan fiile bağlandığında yer-yön zarfı olur.
Aynı sözcük hem sıfat hem zarf olabilir mi?
Evet. “Hızlı çocuk” sözünde “hızlı” ismi nitelediği için sıfattır; “hızlı koştu” sözünde fiili nitelediği için zarftır.
Soru zarfları hangi sorulara cevap verir?
Nasıl, ne zaman, neden, niçin, niye ve ne kadar gibi sorular eylem veya fiilimsi hakkında bilgi istiyorsa soru zarfı görevindedir.
- •Zarf (Belirteç) Konu Anlatımıdilbilgisi.net
- •ZARFLAR (BELİRTEÇLER)omurgultin.com
- •ZARF - TYT TÜRKÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) // SONER ...sonersadikoglu.com